Biz Gazeteciyiz

Berivan Aslan’a suikast koruması

Avusturya’da Eylül ayında ortaya çıkan bir gelişme kamuoyunda büyük endişe yarattı ve Türk istihbaratına yönelik ülkedeki tartışmaları daha da alevlendirdi. Bir tanık MİT’in kendisini eski Yeşiller Partisi milletvekili, akademisyen Berivan Aslan’a suikast düzenlemekle görevlendirdiğini iddia ettiği haber verildi. Bunun üzerine Avusturya makamları Berivan Aslan’a 7/24 koruma verdi.

Berivan Aslan Sosyal Medya hesabından şu açıklamayı yaptı:

1. Kimse durduk yere MIT’i karşına alıp yalan haber yayacağını zannetmiyorum. Suikast emirleri illegaldır, hiç bir ülke resmi olarak emir verdik demez.

2.Buna benzer tehditler hep vardı ve sürekli hedef haline getiriliyorduk.

3.Türkiye diplomasisi diye birşey kalmadı artık. Büyükelçiliker ve camiler tek parti merkezi gibi hareket ediyor, muhalifleri fişleniyor.

4. Insanlar bu siyaset yüzünden vatanlarına gelemiyorlar, akrabaların mezarlarına katılamıyorlar.

5. Geldiğimiz ülkeden, demokrat görüşümüzden dolayı peşimize tetikçi takılması utanç verici.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile bağlantılı olduğu iddia edilen Feyyaz Ö.’nün Avusturya istihbarat makamlarına ulaşarak Avusturya Yeşiller Partisi Milletvekili Berivan Aslan‘a suikast düzenleme planını itiraf etmesinin ardından Aslan, “Türk basını ve belli çevreler tarafından olay asılsız gibi gösterilmeye çalışılıyor ancak suikast planı gerçek. Planla ilgili bizzat Avusturya istihbaratı tarafından bilgilendirildim. Dokuz gündür polis koruması altındayım” dedi.

Feyyaz Ö. Avusturya istihbarat makamlarına verdiği ifadesinde MİT ile olan bağını itiraf etti ve kendisine Aslan’a saldırı emri verildiğini belirtti. Aslan dışında başka hedeflerin de bulunduğunu anlatan Feyyaz Ö. ZackZack editörü Peter Pilz‘in de hedeflerden biri olduğunu aktardı.

Suikast planının hedefindeki isim olan Aslan, Feyyaz Ö.’nün Avusturya istihbaratına giderek kendisine yönelik suikast girişiminin detaylarını paylaştı. Ö.’ün Avusturya istihbaratı tarafından sorgulandığını hatırlatan Aslan, soruşturmanın itirafçının herhangi biri olmadığını gösterdiğine dikkat çekti.

Berivan Aslan şunları dile getirdi: “Bu kişi polis karakoluna değil doğrudan istihbarata gidiyor. Konuya hakim, kendine güvenir şekilde ifadesini veriyor. Suikast için gerekli her şeyin hazır olduğunu söylüyor. Neden böyle bir sukiasti gerçekleştireceğini bilmiyor ancak kendisine kaos yaratılması gerektiği emri verildiğini söylüyor. ‘Suikasti Berivan Aslan’a yapın mesajı iletin’ deniyor kendisine. Yaralanmam ya da öldürülmem fark etmiyor. Yani elinde ölüm emri de var.

Şüpheli kişi bilgileri Belgrat‘tan aldığını söylüyor. İlk olarak ismimi Türkiye’de bir savcıdan aldığını iddia ediyor. Suikastin detaylarına dair Belgrat’ta bu yıl kendisine aktarımda bulunulduğunu anlatıyor. Ardından da Ö’ye Avusturya’ya gitmesi ve telefon beklemesi gerektiği ve irtibata geçecek kişinin suikast emrini vereceği söyleniyor.

Bu kişi ifadesinde kendinden çok emin. Gelip itirafını yapıyor, isimleri veriyor, telefon numaralarını ortaya koyuyor. Kendi can güvenliğinden de endişe ediyor. ‘Neden itiraf ediyorsun’ diye sorulduğunda ise, ‘Ben bu suikasti gerçekleştirseydim, beni kriminal olarak damgalayacaklar ve bana sahip çıkmayacaklardı’ yanıtını veriyor. Yani aslında kendi can güvenliğinden de kaygı duyuyor. Avusturya devletinden polis koruması istiyor.

Paris suikastini biliyoruz, üç kadın orada öldürüldü. Bu insanlar örgütlerden gelen insanlardı. Ben herhangi bir örgütten gelmiyorum.

Bağımsız muhaliflere karşı böyle bir saldırıya girişebileceklerini, Avrupalı siyasetçilere karşı suikast eylemi yapabileceklerini tahmin etmiyordum.

Demek ki mesaj, ‘kim olursanız olun, nerede yaşansanız yaşayın, biz sizi her yerde bulup öldürmeye hazırız’ şeklinde.

2016 yılında buna benzer bir suikast emri olduğu, üç kişinin eylülde Avusturya’ya gireceği bana bildirilmişti. Aynı bilgi Hayko Bağdat’a da gitmişti. Ben bu konuyu kamuoyuna taşımamıştım, gözdağı veriyorlar diye düşünmüştüm. ‘Bir Avusturya milletvekilini öldürmezler’ diye düşündüm. Medyaya taşımasam da hep bir tehdit vardı, bunu hissettiriyorlardı. Ama bu artık her şeyin onayıydı. Bunlar gerçekten peşimize tetikçi takıyor ve zarar vermek istiyorlar.

Suikast planlayacağını belirten kişi İtalya vatandaşı. Canından korkuyor, koruma istiyor.

Bundan sonrası için her ne olursa olsun, Avrupa‘da nerede yaşıyorsak yaşayalım, Avrupa hükümetleri cesur bir şekilde bizi korumalı. Bizler kocaman bir yetimhanenin çocukları değiliz.

Kim olursa olsun hiç kimsenin yaşam hakkı elinde alınmamalı. Hiç kimse her ne görüşe sahip olursa olsun bu denli baskı altına alınmamalı. Özgürlüğü, hukuk devletini savunan Avrupa muhaliflerin haklarını korumalı.

Ben bunu şahsi bir saldırı olarak görmüyorum. Türkiye’deki her kesim için demokratik hakları savunduğum için hedef haline getirildim. Her ne olursa olsun Avrupa’daki tüm muhaliflere yönelik saldırı girişimidir bu. Kişisel bir durum değildir, hepimizi kapsayan bir sorundur. Bu tür olaylar bize boyun eğdirmemeli. Biz hiçbir zaman el etek öpmedik. Bu olay, hangi kesimden olursa olsun bizi bir araya getirip daha da güçlendirmesi lazım. Bu olay bölündüğümüz zaman dah ada zayıf düşebileceğimizi gösteriyor. Birlik olursak bu vahşeti aşabiliriz. Bu tek başına Can Dündar ya da Berivan Aslan’ın başarabileceği bir şey değil. Bu hepimizin bir sorunu ve korkmadan, yılmadan bu sorunun üzerine gidip çözüm talebinde bulunmalıyız.”

Savcılık olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatırken, Peter Pilz’i 22 Eylül günü arayan polis “Bize teslim olan bir Türk, Türk gizli servisinin kendisine Avusturya’da bir politikacıya saldırı emri verdiğini söyledi. Söz konusu şahıs başka kişilerin de ismini verdi. Bunlardan biri de sensin” dedi.

Berivan Aslan, ZackZack editörü Peter Pilz ile birlikte MİT’in Avusturya gizli servislerinin gözü önünde Bregenz’den Viyana’ya uzanan dev bir provokatör ve ihbarcı ağı kurduğunu ortaya çıkarmıştı.

Oğuz Güven