Biz Gazeteciyiz

“Aşka yelken açtı”dan “dekoltesi yürek hoplattı”ya magazinin klişeleri – Faruk Bildirici

Magazin haberlerinin başlıklarındaki klişelerinde en çok kullanılan sözcük “aşk” olsa gerek. Klişelerde aşktan geçilmiyor, aşksız başlık da olmuyor;

     “Yeni aşka yelken açtı”, “Aşka geldi”, “Aşk skandalı”, “Büyük aşk”, “Sürpriz aşk”, “Aşk dolu kutlama”, “Aşk dolu paylaşım”, “Aşk tatili”, “Yasak aşk”, “Gizli aşk”.

    İyi de magazin ünlülerinin yaşadığı aşklar neden hep büyük olur? Neden yeni bir aşka yelken açılır da direksiyon kırılmaz ya da yeni bir aşkla bulutlara uçulmaz? Aşk, öyle bir limandan öbür limana dolaşıldığında bulunabilecek bir duygu hali midir?

    Magazin haberleri bu sorulara yanıt vermiyor. Zaten fiyakalı klişelerin çoğu zaman ne haberin içeriği ile ilgisi oluyor ne de özel bir anlamı. İçerikle örtüşse de sırf merak uyandırmak ve okur avlamak amacıyla kullanılıyor bu klişeler.

    Uzun yıllardır değişmeyen klişeler sayesinde özneleri farklı magazin haberleri bile birbirine benziyor.  Bambaşka kişilerle ilgili magazin haberleri birbirinin tıpatıp aynı haber kalıbıyla çıkıyor okurun karşısına.

    Üstelik bu klişeler magazin medyasının ortak dili. Magazin habercilerinin klişeleri, hemen tüm medya kuruluşlarında baş tacı ediliyor. Bu da gösteriyor ki, magazin habercileri klişelerden oluşan özel bir dil yaratmış; bu alanda haber yazabilmek de bu özel dili bilmeye bağlı.

      Magazin medyasında yakın dönemde yayımlanan haber örnekleri magazin habercilerinin yarattığı “klişe dili”nin ne denli yaygın olduğunu ve tüm medyaya yerleştiğini gözler önüne seriyor:

        Yeni bir aşka yelken açtı- Magazin ünlülerinin yeni biriyle birlikte olması hep “yeni bir aşka yelken açtı” klişesiyle haber oluyor. Hatta Ekşi Sözlük’teki bir yazarın deyimiyle “bir popçu ile bir topçunun bir yemekte birlikte görülmesi” bile yeni bir aşka yelken açma hali olarak değerlendirilebiliyor.

    Magazin yazarı, aldığı duyumu “Ceylan Çapa yeni bir aşka yelken açtı” diye aktarmış okurlarına. “4 gün önce yeni yaşını kutlayan Ceylan Çapa’nın mutluluktan ayakları yerden kesilmiş” diye de eklemiş ama tabii bu da duyum. (Hürriyet)

    Mehmet Ali Erbil’in yeni bir kadınla birlikte olması da “yeni bir aşka yelken açtı” başlığıyla haber olmuş. “Sevgili adayım var” diye açıklamalar yapan Erbil, önceki gün aşkını ilan etti. Ünlü komedyen sosyal medyada yeni sevgilisi İzmirli iş kadını Funda Aksu ile fotoğrafını paylaştı” diye yazılmış ama söz edilen fotoğraf haberde yok. (Sabah)

    Dikkatlerden kaçmadı – Magazin medyası, küçük, basit bir ayrıntıyı önemli bir şey gibi sunmak istediğinde bu klişeye başvuruyor. Çoğu zaman özne belirsiz bırakılıyor; “ayrıntı”nın kimin dikkatinden kaçmadığı yazılmıyor ama elbette dikkatinden kaçmayan magazin muhabirinin kendisi.

    Örneğin Vildan Atasever ile Mehmet Erdem’in evlilik haberi gündeme bomba gibi düşmüş; Atasever’in parmağındaki tek taş yüzük magazin muhabirinin dikkatinden kaçmamış! Haberi haber yapan o yüzük olmuş. (Sabah)

    Mavi tura çıkan şarkıcı Linet, “bol bol denize girerek stres atmış”, çektiği fotoğrafları da sosyal medyadan paylaşmış. “Fit haliyle adından söz ettirmiş” ama bikinili fotoğraflarda göbek deliğinin görünmemesi dikkatlerden kaçmamış, haber yakalanmış! (CNN TÜRK)

     Sular durulmuyor – Magazin medyasının en sevdiği klişelerden biri. Sanatçılar arasında devam eden gerginlikler, kavgalar hep bu klişeyle haberleştiriliyor. Bu klişenin kullanışlı tarafı, ilişkilerdeki her tür dalgalanmayı ifade etmeye uygun olması. “Suların durulduğu” durumlar da genellikle “Buzlar eridi” diye ifade ediliyor.

    Örneğin “Emine Jahovic ile Mustafa Sandal arasında sular durulmuyor! “Son nafaka sürücü” başlığı atılmış. Haberin konusu Emina Jahovic’in “Tüm boşanmış kadınlar için savaşacağım” sözüne sosyal medyadaki bazı kullanıcıların cevap vermesi. Mustafa Sandal’ın bu tartışmada payı yok ama yine de eski eşi ile arasında “suların durulmadığı” yazılmış! (A Haber)

     Zeynep Korel ile kardeşi Bergüzar Korel ve annesi Hülya Darcan arasında babasından kalan miras nedeniyle anlaşmazlık yaşanıyormuş. Habere “Korel ailesinde sular durulmuyor” başlığı atılmış ama aslında Zeynep Korel suç duyurusunu takip etmediği için savcılık takipsizlik kararı vermiş. Suları dalgalandıran aslında haberin kendisi. (ABC)

    Akıllara kazındı – Magazin medyasının vazgeçilmezlerinden biri olan bu klişe, eskilerden kalma bir magazin figürünün güncel ile bağını kurmaya ya da aslında haber niteliği bulunmayan bir olayı sansasyonel hale getirmeye yarıyor. Sıradan ve önemsiz bir gelişme büyük bir gelişme gibi gösterilmek istendiğinde bu klişeye başvuruluyor.

      Yıllar önce bir dizide oynayan Merve Erdoğan’ın sosyal medya hesabındaki fotoğrafı, “Bücür Cadı’da Zeliş rolüyle akıllara kazınan Merve Erdoğan’ın değişimi inanılmaz.” başlığıyla haber olmuş. Aslında “akıllara kazındı” ve “inanılmaz değişim” klişeleri olmasa geriye haber kalmıyor. Çünkü dizideki küçük kız çocuğunun 20 yıl içinde genç bir kadına dönüşmesinden daha doğal ne olabilir? (Mynet.com)

     “Bir zamanlar Çukurova’nın final sahnesi akıllara kazındı! İzleyenlerin kanı dondu, artık her şey ortada! ‘Annenizin katilini biliyorum”. Bir dizinin tanıtımı için hazırlanan metin, “akıllara kazındı” klişesi sayesinde haber gibi sunulabilmiş. (HaberlerAnkara)

    Dekoltesi nefes kesti- Kadın sanatçıların giyim kuşamlarıyla ilgili magazin haberlerinde dekolteler de “kasık dekoltesi”, “göğüs dekoltesi” “derin dekolte” ve “cesur dekolte” gibi kendi içinde kategorize ediliyor.  Dekoltelerle ilgili haberlerde en çok rastlanan klişe “dekoltesi nefes kesti”. Ama dekolteler sadece “nefes kesmiyor”, bazı dekolteler de “yürek hoplatıyor”.

    Sosyal medyada paylaşılan bir görüntüden söz ediliyor ise “nefes kesilme” ve “yürek hoplatma”nın yerini “beğeni topladı/ beğeni yağdı” ya da “sosyal medyayı salladı” alıyor. “Salladı” klişesi ise konserlerin düzenlendiği yere göre “Gülben Ergen Turgutlu’yu salladı” gibi biçimler de alabiliyor. Bu ifadelerin tümünün ortak yanı somut hiçbir veriye dayanmamaları. Kimin nasıl nefesi kesilmiş, kimin yüreğini hoplamış, neresi nasıl sallanmış, öğrenemiyoruz!

    Bir ödül töreninde sunuculuk yapan Buket Aydın hakkındaki haber bu klişelerin neredeyse tümünü içeriyordu. “Buket Aydın’ın derin göğüs dekoltesi yürek hoplattı! Buket Aydın gecede iddialı tarzıyla dikkat çekti. Buket Aydın derin göğüs dekoltesiyle beğeni topladı.” Özetle böyleydi cümleler. Sosyal medyada paylaşılan iki fotoğrafın üzerine yazacak başka bilgi bulunamamıştı! (Acunn.com)

    Sanatçı Seda Sayan’ın bir konserdeki “yandan yırtmaçlı ve derin dekolteli elbisesi” ile ilgili haberin başlığı “Seda Sayan’dan nefes kesen dekolte”ydi. Haberde, Sayan’ın dekoltesini ayrıntılı biçimde gösteren fotoğraflar yazıdan daha fazla yer kaplıyordu. (Milliyet Cadde)

    Ezber bozan poz- Magazin ünlülerinin bilinenden farklı çıkışlar yapması magazin medyasında hep “ezber bozmak” olarak nitelendiriliyor. Çoğunlukla da bu farklılık, çektirilen bir fotoğraf, bir giysi ile sağlanıyor. Bir ara “tabuları yıkmak” moda olmuştu ama şimdi onun yerini “ezber bozmak” aldı. Fotoğraflarla ilgili haberlerde bazen “iddialı poz”, “nefes kesen poz”, “yürek hoplatan poz” klişeleri de kullanılıyor.

      Ünlü oyuncu Gonca Vuslateri de bir moda çekimi sırasında “ezber bozan pozlar” vermişti. Bir koleksiyonun kampanya yüzü olan Vuslateri’nin kafatası kalıbı alınarak kopyası çıkarılmış, kaşları da makyaj hileleriyle kapatılarak saçsız gibi fotoğraflar çekilmiş. Haber buydu. (Gecce.com)

    “Ezber bozmak”, “Deniz Sav’dan ezber bozan başlangıç” haberinde olduğu gibi farklı biçimlerde de kullanılabiliyor. Pop müzik sanatçısı Denis Sav’ın, yeni çıkardığı “tekli”deki “Aşk Bitti mi?” adlı parçada “elektronik tınılarının yoğunluklu hissedilmesi” haberde “ezber bozmak” olarak tanımlanmış. (Sabah)

   Dudak uçuklattı- Genellikle kazanılan para, hediye ya da giyilen bir elbisenin fiyatı gibi mali konularla ilgili haberlerde bu klişeye yer veriliyor. Magazincilerin büyüklük, çarpıcılık, şaşırtıcılık ve sürpriz gibi niteliklerin tümünü üzerinde topladığı bu deyim, son zamanlarda internet sitelerinin farklı haberlerde de kullandığı gözde deyimler arasına girdi.

   “Gülşen’in sahne kıyafetinin bedeli dudak uçuklattı” haberinde üzerindeki ayakkabıdan kolyeye kadar her şeyin markası ve fiyatı çıkarılmış, toplam bedelin 25 bin lira olduğu sonucuna varılmıştı. Ama 10 satırlık bu haberi okuyabilmek için önce altı fotoğrafa bakmak gerekiyordu. (CNN Türk)

    “Dudak uçuklattı” haberleri o kadar çok ki. Posta’nın “Burak Özçivit otomobilini yeniledi. Fiyatı dudak uçuklattı”, A Haber’in “Ebru Polat’ın günlük kazancı dudak uçuklattı”, Karar’ın “İbrahim Tatlıses’in gelinine taktığı hediye dudak uçuklattı” haberleri bunlardan birkaç örnek. Tatlıses haberinde gelinine hediye ettiği altın kemerin değeriyle ilgili bilgi verilmemesi de bu tür haberlerde sık rastlanan bir durum.

       Geceye damga vurdu- Kadın sanatçıların katıldıkları bir gecedeki giysileri, bir hareketleri ya da sanatsal faaliyetleri magazin haberlerinde çoğunlukla bu klişeyle aktarılıyor. “Geceye damga vurdu”, klişesi “damga vurdu” biçiminde de yaygın olarak kullanılıyor. Bazen bu klişelerin yerini “göz doldurdu”, “beğeni topladı”, “gündem oldu”, “göz kamaştırdı” klişeleri de alabiliyor.  “Gündem oldu”nun farklı bir versiyonu da “Türkiye’nin konuştuğu” başlığı.

      Gecede birkaç kadın magazin ünlüsünden söz edilecekse o zaman “damga vurma” hali, “şıklık yarışı”na dönüşebiliyor.

    “Hande Yener, yürek isteyen kıyafetiyle geceye damga vurdu” haberinde sanatçının “cüretkar” sahne kostümleri giydiği anlatılıyordu. Sanatçı, Bursa’da bir yardım gecesinde sahne almıştı. (Medya Tava) Sanatçı Yıldız Tilbe’nin geceye damga vurması ise bir konserde “Şivesi sensin aşkım” adlı parçanın sözlerini unuttuğunu söylemesiyle olmuştu. Tilbe hakkındaki habere “İtiraflarıyla geceye damga vurdu” başlığı uygun görülmüştü. (Haberler.com)

    Siyaset, spor gibi alanlarda bir kişinin “gündem olduğu”nu yazabilmek için o kişinin bir faaliyette bulunması ve gerçekten yaygın bir ilgiye mazhar olması gerekiyor. Ama magazin haberlerinde bazen bir giysi, bazen de sadece magazin muhabirinin fark ettiği bir unsur da o sanatçının “gündem olması” için gerekçe yapılabiliyor. “Edis kalçasıyla gündem oldu! Konserdeki görüntüleri sosyal medyayı salladı” haberinde konu sadece sanatçının kalçasının görünümü üzerine sosyal medyada yapılan paylaşımlardı. (Son Dakika)

       Olay oldu- Özel televizyonların yeni başladığı 1990’lı yıllardaki magazin programlarında “olay” sözcüğü çok sık duyulurdu. Bazen de magazinel bir konu “olay olay” diye anons edilirdi. Günümüzde magazin haberciliğinde olay sözcüğü yine sık kullanılıyor ama tabii buradaki olay ile diğer haberlerdeki olaylar aynı değil. Çok az insanın ilgisini çekecek gelişmelere bile “olay” başlığı atılırken şimdilerde buna bir de “Olay oldu” ve “olay gönderme” klişeleri eklendi.

   “Instagram paylaşımları olay oldu: Aşk bazen onun saçını boyamaktır” haberi, Ryan Reynolds’un kendisi gibi oyuncu eşi Blake Lively’nin saçlarını boyadığı fotoğrafları sosyal medyada paylaşmasını konu alıyordu. Bilinen anlamda bir olay da yoktu. (Kelebek)

   “Şeyma Subaşı siyah bikinisiyle olay oldu” haberinde de olay sadece ilgi çekici bir bikini giymiş olmasıydı! Bu kadar… (Vatan)

       Şaşırtan gerçek- Magazin klişelerinden biri de “şaşırtan gerçek”. Ancak bu haberlerin çoğunda verilen bilginin öyle pek de şaşırtıcı bir yanı olmuyor.  “Şaşırtan gerçek” klişelerinin bir de “şaşırtan iddia” versiyonu var.

  “Hasan Can Kaya’nın sevgilisi Sultan San hakkında şaşırtan gerçek” haberinde bu kadar şaşaalı biçimde duyurulan bilgi, Kaya’nın sevgilisinden altı yaş küçük olmasıydı! (Haber Global)

    Bomba itiraf- Magazin habercileri “bomba”lı başlıkları da çok seviyor. “Bomba itiraf”, “bomba paylaşım”, “bomba transfer”, “bomba iddia”, “bomba açıklamalar” gibi başlıklar haberleri süslüyor.

    Özcan Deniz’in eski eşinin anlattıkları “İlk kez konuşan Feyza Aktan’dan bomba açıklamalar” başlığıyla haber oldu. (Sabah) Hadise’nin Murat Boz ile ilgili sosyal medyadaki paylaşımları “Hadise’den bomba Murat Boz paylaşımı” başlığıyla aktarıldı. (Akşam)

  Klişeler algıyı da biçimlendiriyor

   Klişeler, haber yazımında yaratıcılığı öldürdüğü gibi haberlerin özgünlüğünü de ortadan kaldırıyor; magazin haberleri birbirine benziyor.

   Asıl önemlisi, klişelerin büyük bölümü çok az insanın merak edeceği, okuyan ve yazan açısından da bir önemi olmayan konuların abartılmasını sağlamak üzerine kurulu. “Bomba”, “olay, şaşırtan”, “ezber bozan”, “dudak uçuklatan” gibi ifadelerin tümü haberde aktarılanların ne kadar önemli olduğunu daha baştan okura ve izleyiciye duyurmayı amaçlıyor. Halbuki haberde gerçekten önemli, çarpıcı bir gelişme aktarılıyor olsa böyle kabartma tozu gibi klişelere gerek kalmaz. Haber kendisini okutur, izletir zaten.

        Klişelerin okuru/izleyiciyi aldatma, gereksiz yere onların ilgisini çekme işlevi dışında bir de gazetecilik açısından zararından söz edebiliriz. Haber dili ile habercinin habere bakışı birbirinden ayrı düşünülemez. Klişeler, magazin muhabirinin haber algısını biçimlendirir. Sürekli klişelerle haber yazan bir magazin muhabirinin basit, kayda değmeyecek konuları haber sanması kaçınılmaz olur.

    Nitekim günümüz magazin medyasında bir sanatçının bankamatikten para çekmesinin ya da ne bileyim bir magazin ünlüsünün caddede yürümesinin bile haber yapıldığını görüyoruz. Klişeler, klişeleşmiş bir magazin haberciliği yaratmış durumda.