02 Aralık 2021 Perşembe
Bir bakanı kendi bakanlığı yalanlayınca gazeteci ne yapmalı? – Faruk Bildirici

Bir bakanı kendi bakanlığı yalanlayınca gazeteci ne yapmalı? – Faruk Bildirici

Çalışma Bakanı Vedat Bilgin’in EYT’lilere müjdesini önce Fuat Oktay, sonra bakanlığı, en sonunda da kendisi yalanladı! Müjdenin ömrü dört gün sürebildi. İktidardan dört gün içinde gelen beş açıklama da birbiriyle çelişti ama medya Bilgin’in bir bakan olarak düştüğü hali ve karmaşayı haberleştiremedi.

Emeklilikte yaşa takılanların yıllardır beklediği müjde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’den gelmişti. 10 Kasım’da gazetelerde “EYT’de düğmeye basıldı” haberleri yer alıyordu.

     Bu haberler, Bakan Vedat Bilgin’in Cumhurbaşkanlığı kabine toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlara dayanıyordu. Bilgin, “EYT konusunda çalışmanız var mı” sorusuna aynen şu karşılığı vermişti:

     “Bu konular zaten işimiz, çalışıyoruz ama karar aşamasına gelince paylaşırız. Şu anda önümüzde olan konuların başında asgari ücret ve 3600 ek gösterge geliyor. Bakanlıkta bu çalışmalarımız bitince başka bakanlıkları da ilgilendiriyor. Ekonomi, Devlet Personel Başkanlığı bir araya gelip ancak o zaman kamuoyuyla paylaşacağız.”

       Bilgin’in bu sözleri “EYT’de kapsamlı çalışma” (Akşam), “EYT, 3600 ve asgari ücret için çalışıyoruz” (Cumhuriyet), “Asgari ücret ve EYT için kapsamlı çalışma” (Milliyet), “EYT ve asgari ücret için yoğun mesai” (Türkiye), “EYT’de düğmeye basıldı” (Yeni Şafak) ve “EYT için maliyet çalışması” (Gazete Pencere) başlıklarıyla duyuruldu.

    Ne o gün ne de ertesi gün Bakan Bilgin’den bu haberlerle ilgili bir açıklama geldi; sözlerinin yanlış anlaşıldığı, doğru yansıtılmadığı gibi bir itirazı olmadı.

    Oktay mı doğru, Bilgin mi?

    Müjde haberlerini tersyüz eden gelişme, Gazete Duvar sitesinde 11 Kasım sabahı saat 07.17’de Serkan Alan imzasıyla yayımlanan “Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’dan EYT açıklaması: Yaş şartı yerine gelmeden emeklilik olmaz” başlıklı haberle birlikte ortaya çıktı.

    Haber, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’ın, HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan’ın bir hafta kadar önce TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sorduğu soruya verdiği yazılı yanıtı içeriyordu. Oktay, yanıtında “Sosyal güvenlik sistemlerinde emeklilik için gereken şartlardan biri yaştır ve yaş şartı yerine gelmeden emeklilik hakkı kazanılmaz” diyordu.

   Oktay’ın bu yanıtı, EYT’lilerin durumunda bir değişiklik olmayacağı, bu konuda bir hazırlık da olmadığı anlamına geliyordu. Bunun üzerine sosyal medyada Bakan Bilgin’in EYT’lilerle ilgili çalışma olduğu sözleri hatırlatan, Bilgin ile Oktay’ın açıklamalarının birbiriyle çeliştiğini vurgulayan paylaşımlar oldu.

   Öyle ya, hangisi doğru söylüyordu? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay mı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Bilgin mi?

   Bilgin’i kendi bakanlığı da yalanladı

   Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan akşam saatlerinde gelen yazılı açıklama düğümü daha da kamaşık hale getirdi. Bakanlık açıklamasında şöyle deniliyordu:

    “Kamuoyuna yansıyan haberlere ilişkin bir düzeltme ihtiyacı oluşmuştur. Bakanlığımızın önündeki çalışma takviminde 3600 ek gösterge konusunda kapsam ve maliyet çalışması ile asgari ücret tespiti bulunmakta ve bu iki konuya ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Bakanlığımızın öncelikli gündeminde EYT ile ilgili bir çalışma bulunmamaktadır.”

   Böylece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bizzat kendi bakanı Bilgin’in gazetecilere yaptığı açıklamayı yalanlamış, Cumhurbaşkanlığı Yardımcısı Oktay’ı doğrulamış oluyordu.

    Sözcü, Hürriyet, Habertürk, Milliyet, Dünya, NTV, CNN Türk, Tele 1 başta olmak üzere birçok internet sitesi “son dakika” notuyla yayımladıkları bu haberi “Çalışma Bakanlığı: Öncelikli gündemimizde EYT bulunmuyor” başlığıyla duyurdular. Ne Oktay ve Bilgin’in açıklamaları arasındaki çelişkiye, ne de Bilgin’in bizzat kendi bakanlığı tarafından yalanlanmış olduğuna dikkat çektiler.

    Sadece Gazete Duvar, Oktay’ın açıklamasından sonra bakanlıktan yalanlama geldiğini vurguladı. CumhuriyetA Haber ve Yeni Şafak siteleri ise bakanlığın açıklamasını yayımlarken Bakan Bilgin’in sözlerini de hatırlattı.

  12 Nisan günü ise Yeni Şafak basılı gazetede bakanlığın açıklamasını yayınmakla yetindi. Hürriyet de Oktay’ın açıklamasını “Yaş şartı yerine gelmeden emeklilik hakkı olmaz” diye haber yaptı; bakanlığın açıklamasını da özetleyerek bu haberin altına koydu.

   Bakan da kendisini yalanladı

   Bu gelişmelerin sonucunda Bilgin’in müjdesiyle umutlanan yaklaşık 5 milyon EYT’li bir kez daha hüsrana uğramış oldu. Gün içinde EYT’lilerin tepkisi ve muhalefet partilerinin itirazları geldi.

     Ardından AKP Grup Başkanvekili M. Emin Akbaşoğlu, basın toplantısı sırasında bu gelişmeleri soran gazetecilere EYT’lilerin de gündemde olduğunu ama asgari ücret ve 3600 ek gösterge konularının öncelikli olduğu yanıtını verdi.

     Akbaşoğlu’nun sözleri de internet sitelerinin çoğunda yine önceki gelişmelere dikkat çekilmeden aktarıldı. 13 Kasım’da Akşam, “Önce asgari ücret ve 3600, sonra EYT”, Yeni Şafak ise “Meclis’te de gündem yaşa takılanlar” başlıklı haberler yayımladı.

    Bununla da kalmadı. Aynı gün CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Bakan Bilgin’in, EYT’liler hakkındaki soru önergesine “sigorta pirimi ve günü dolduranların belirli bir yaşa ulaşmadan emekli olmalarının mümkün olmayacağı” yanıtını verdiğini açıkladı.

    Böylece Bakan Bilgin hem kendisinin ilk açıklamasını hem de Akbaşoğlu’nun sözlerini yalanlamış oldu.

   Gazetecinin analiz yeteneği nerede?

   EYT’lilerin durumuyla ilgili olarak dört gün içinde yapılan beş açıklamanın medyada haberleştirilme sürecini özetlememin nedeni habercilik yanlışlarına dikkat çekmek.

   Daha önce de defalarca vurgulamıştım, bir açıklama, bülten ya da konuşmayı olduğu gibi aktarmak her zaman yeterli bir gazetecilik faaliyeti olmaz. Gazetecinin görevi sadece aktarmakla sınırlı değildir.

    Eğer gelen metin, bülten ya da konuşma yeni gelişmeleri de işaret ediyorsa, o konuda başka gelişmeler de olmuş ve daha önce çeşitli haberler de yazılmışsa gazeteci sadece önündeki metni yazmakla yetinemez. Daha önceki bilgilerle analiz eder, muhtemel gelişmeleri araştırır, irdeler ve tümünü birlikte işleyerek haberleştirir.

   Ama görüldüğü gibi, iktidar yanlısı medya ile eleştirel medyanın büyük bölümü EYT’lilerin durumuyla ilgili beş açıklamayı okurlarına aktarırken “bülten haberciliği” yapmakla yetindi. Oysa olup bitenlere bütün olarak baktığınızda Oktay, Bilgin, bakanlık ve AKP Grup Başkanvekili’nin açıklamaları birbiriyle çelişiyor, birbirini yalanlıyor.

    Fakat medyada “Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Bakan Bilgin’i yalanladı”, “Çalışma Bakanı Bilgin’i kendi bakanlığı da yalanladı”, “İktidardan birbiriyle çelişen beş açıklama” başlıklarını göremedik. Sadece FOX ve KRT televizyonlarında beş açıklama arasındaki çelişkinin haber yapıldığına rastladım. O kadar…

    Bakan Bilgin’in EYT’lilere verdiği müjdenin hem kendi bakanlığı hem de Oktay tarafından yalanlandığı, sonra bir de kendisinin ilk açıklamasının tersini söylediği açık bir dille yazılamadı.

    Anlayacağınız Bilgin’in düştüğü durum feci ama medyanın hali pürmelali de pek içaçıcı değil…