19 Mayıs 2022 Perşembe
Futbol yorumcusu patronun sözcüsü olabilir mi? – Faruk Bildirici

Futbol yorumcusu patronun sözcüsü olabilir mi? – Faruk Bildirici

Güntekin Onay, yorumcusu değil Digitürk’ün sözcüsü gibi konuştu! Yayın ihalesi konusunda patronunu savunması, bağımsızlığı ve yorumlarına gölge düşürdü. Ama o aynı zamanda Hürriyet yazarı! Acaba çatıştığında hangi patronunun çıkarını savunacak?

Futbol kulisleri, bir süredir Süper Lig ve 1. Lig yayın ihalesiyle meşgul. Türkiye Futbol Federasyonu’nun yayın ihalesi için Digitürk ile anlaşma sağlanamadığı şeklindeki duyurusuna karşı taraftan iki ayrı yanıt geldi.

   Birisi Digitürk’ün yazılı açıklamasıydı, diğeri de futbol yazarı ve yorumcusu Güntekin Onay’ın sözleri. Onay, Beşiktaş-Başakşehir maçı sonrasında Federasyon’un ihaleyle ilgili açıklamasını eleştirdi:

    “Kulüpler ‘Süper Lig TV kurarız’ diyorlar ama bu kadar kısa sürede bunu nasıl yapacaklar? Digitürk yayın ihalesine 2.1 milyar TL’lik teklif verdi. Şu anda gelinen noktada iş Saran ve TFF’ye kaldı. Onların verdiği teklif 700 milyon TL. Buradan kim kârlı çıkacak, kim zararlı çıkacak? Yayın için 700 Milyon TL’lik ihale hayata geçerse, Anadolu kulüplerinin yaşama şansı ortadan kalkar.”

     Güntekin Onay’ın bu sözleri hemen tüm spor medyasında, Digitürk’ün yazılı açıklamasıyla birlikte verildi. “Yayıncı kuruluşun yorumcularından” diye tanımlanan Güntekin Onay’ın sözleri bir şirket yetkilisinin, daha doğrusu Digitürk’ün sözcüsünün açıklaması gibi yansıtılmıştı haberlerde.

     Hürriyet yazarı olduğu yazılmadı

     En ilginci ise Hürriyet gazetesinin haberiydi. “Digitürk ve Güntekin Onay’dan yayın ihalesi açıklaması! 2.1 milyarlık teklif…” başlıklı haberde önce şirketin yazılı açıklamasına yer veriliyor; altında da aynen şöyle deniliyordu:

    “Beşiktaş – Başakşehir maçı sonrası Yayın İhalesi hakkında konuşan beIN SPORTS sunucusu Güntekin Onay ise “Digitürk yayın ihalesine 2.1 milyar TL’lik teklif verdi. Şu anda gelinen noktada iş Saran ve TFF’ye kaldı. Onların verdiği teklif 700 milyon TL. Buradan kim kârlı çıkacak, kim zararlı çıkacak?’ dedi.”

     Böylece Hürriyet gazetesi de Güntekin Onay’ın Digitürk adına konuştuğunu kabul etmiş oluyor; onun sözlerini şirket adına yapılmış açıklama olarak yayımlıyordu.

     Ama Digitürk’ün yorumcusu olan Güntekin Onay, aynı zamanda Hürriyet gazetesinin yazarı. Hatta her hafta yayımlanan “Futbol Konseyi”nde Mehmet Arslan ve Uğur Meleke ile birlikte futbol konusundaki gelişmeleri yorumlayan üç futbol yazarından birisi.

    Hürriyet’in yayın ihalesi haberinde Güntekin Onay’ın aynı zamanda “Hürriyet futbol yazarı” olduğunu da belirtilmeliydi.

     Patron sözcüsü futbol yazarı

     Güntekin Onay bir tarafta Digitürk’ün futbol yorumcusu, diğer tarafta ise Hürriyet futbol yazarı. Yayın ihalesi ile ilgili açıklamasında yorumculuk yaptığı Digitürk lehine konuşuyor. Dile getirdikleri kendisinin samimi düşünceleri de olabilir ama arada “çıkar ilişkisi” olduğu için konuşmamalıydı.

    O şirketin bir elemanı olduğu için sözlerinin Digitürk adına açıklama olarak kabul edilmesi son derece doğal. Nitekim çalıştığı ikinci kurum olan Hürriyet bile onu “Digitürk’ün sözcüsü” olarak sunmuş okuruna.

    Yayın ihalesi gibi bütün futbol kulüplerinin ve Federasyon’un dahil olduğu tartışmalı bir konuda taraf olması, Güntekin Onay’ın futbol yorumlarına da gölge düşürdü. Bir yorumcu olarak bağımsız olmadığını ve tarafsız davranmak gibi bir yükümlülük taşımadığını gösterdi.

     Öbür yandan baktığınızda ise Hürriyet’in futbol yazarı, aynı zamanda Digitürk’ün sözcüsü konumunda. Digitürk ile böylesi özdeşleşen bir futbol yazarı olarak Güntekin Onay’ın Hürriyet’teki yazılarında da nesnellikten, bağımsızlıktan ve tarafsızlıktan söz etmek mümkün olamaz.

      Dahası, iki patronundan biri olan Digitürk’ün sözcülüğünü yapan futbol yazarı/yorumcusunun, diğer patronunun çıkarı söz konusu olduğunda da bağımsız ve tarafsız olması beklenemez. Oysa futbol yazarları/ yorumcuları da tıpkı gazeteciler gibi asıl sorumluluğu, izleyicilerine, okurlarına karşı hissetmeli.