19 Mayıs 2022 Perşembe
Fransa’da Türkler kime oy verdi ?

Fransa’da Türkler kime oy verdi ?

Fransa’da 10 Nisan’da yapılan ve Türkiye’nin de dikkatle izlediği cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda seçmen üç büyük eğilim ortaya koydu. Geleneksel merkez sağ ve sol partilere şans tanımadı. Yüzde 27,6 oy alan Emmanuel Macron’un aday olduğu “liberal sağ” sandıktan birincilikle çıkarken; yüzde 23 oy alan Marine Le Pen’in aday olduğu “aşırı sağ” ikinci oldu. Anketleri şaşırtarak yüzde 22 oyla üçüncü sıraya yerleşen Jean-Luc Melenchon’un aday olduğu “radikal sol popülist” ise öne çıkan bir diğer eğilim oldu.

Ülkede yaşayan 200 bini aşkın Türkiye kökenli seçmen, ilk turda ağırlıklı olarak yine sol partileri destekledi. Doğu Akdeniz, Suriye ve Libya’da “Türkiye karşıtlığını” bir süre diplomatik stratejisinin merkezine oturtan Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Türk seçmeni kendisinden uzaklaştırdı. Merkez sağ adayı Valerie Pecresse ve aşırı sağcı Eric Zemmour’un da Dağlık Karabağ’da Azerbaycan-Ermenistan savaşı sırasında yaptığı açıklamalar ile yine Zemmour’un İslam karşıtı görüşleri de Türk seçmeni sola yaklaştırdı.

Seçim eğilimlerini “din faktörü” üzerinden analiz eden anketler, Hıristiyanlar’ın çoğunlukla sağ ve aşırı sağ adaylara; müslüman seçmenin yüzde 70’inin radikal solcu aday Jean Luc Melenchon’a oy verdiğini ortaya koydu.

Strazburg Üniversitesi Türk Etüdleri Bölüm Başkanı, tarihçi-sosyolog *Samim Akgönül, VOA Türkçe’ye, özellikle Türk seçmenler içindeki dindar kesimlerin, “aşırı sağcı İslam karşıtı açıklamalardan” kaçarak, radikal solcu Melenchon’a oy verdiğini söyledi, diğer Türk seçmen gruplarının, sol adaylar ve az da olsa Le Pen ve Macron arasında dağıldığını kaydetti. Akgönül, VOA Türkçe’ye sandıktan çıkan genel sonuçları ve Türk seçmenin eğilimlerini analiz etti:

VOA Türkçe: Tüm dünyada olduğu gibi, Fransa da bir değişimden geçiyor. 10 Nisan’da sarsıcı bir ilk tur yaşandı. Sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Samim Akgönül: İlk tur sonuçları beklendiği gibi; klasik bölünmeler devam ediyor. Yani çok büyük bir sarsıntı var diyemeyiz. Fransa’daki 5’inci cumhuriyette geleneksel olarak 1958’den beri liberal sağ ile solda da sosyalist/komünist partiler yarışırdı. 1980’lerde buna aşırı ya da popülist sağ da eklendi. Sağı artık geleneksel partiler değil, Emanuel Macron ve Marine Le Pen temsil ediyor. Macron ilk geldiğinde “ekonomik olarak sağdayım, kültürel olarak soldayım” demişti. Ancak kapitalizmle derdi olmayanın kültürel olarak solda olmasının mümkün olmadığını gördük. Açıkça liberal sağı temsil ediyor. Solda ise ulusal çaptaki geleneksel partiler sosyalist, komünist, hatta Yeşiller Partisi silindi. Yalnızca Melenchon’un radikal sol popülist partisi kaldı. Le Pen’in aşırı sağ hareketi içeride daha da rahatladı.

VOA Türkçe: İslam ve göç karşıtlığını merkeze koyan aşırı sağcı Eric Zemmour, beklendiği gibi Le Pen’in oylarını bölemedi.

Samim Akgönül: Macron’un Zemmour aracılığıyla Le Pen’in hareketini bölme planı işledi. Başta oyları böldü de. Ama Zemmour o kadar pervasız bir şekilde sağda yer aldı ki, sanki Le Pen aşırı sağda değilmiş gibi bir algı oluştu. François Mitterrand’dan bu yana, bu oyun sahneye konuyor. Mirtterrand, ‘Gaullist sağı’ bölmek için baba Le Pen’i el altından desteklemişti. Macron da popülist sağı bölmek için Zemmour’u el altından destekledi. Ama Zemmour yüzde 7 gibi az bir oy aldı, daha fazla alsa Macron daha rahatlardı. Ama şu andaki durumda Macron’un önünde eskisi kadar rahat değil ama yine de onu rahatlatan bir kulvar var. Chirac, aynı taktikle, 2002’de baba Le Pen’e karşı yüzde 82 ile kazanmıştı. Şimdi makas biraz daha daraldı. Şimdi sonuçların yüzde 55-45 gibi çıkmasını bekliyorum.

“Bugün kaybedenler rövanş alacak”

VOA Türkçe: Bu sonuçlarla Fransız sağ ve solu nasıl şekillenebilir sizce?

Samim Akgönül: Solda yeni bir hareketlilik oluşacak seçimlerden sonra. Çünkü yüzde 22 oy alan Melenchon 70 yaşında. Beş sene sonra 75, yeniden aday olamaz. Daha genç bir isim çıkabilir. Macron ikinci kez kazanırsa, anayasa gereği bir kez daha aday olamayacak. Merkez sağdan gelerek Macron’a katılan eski Başbakan Edouard Philippe ve İçişleri Bakanı Gerald Darmanin pusuda bekliyor. Belli ki Darmanin gibi isimler pirim yapıyor. Diğer sol partilere gelince, sol kanat Chirac, cumhurbaşkanlığı görev süresini 7’den 5 yıla indirince, parlamentonun gücü azaldı. Ortak koalisyon hükümetleri yok artık. Ulusal çapta sol zayıflasa da yerel seçimlerde hala güçlü devam ediyor. Sol yerelden aldığı güçle yeni bir oluşuma gider.

VOA Türkçe: Bir ay sonra genel seçimler yapılacak. Fransızlar kısa sürede yapıldığı için buna “3’üncü tur” derler. Bugünden 3’üncü tur hesapları yapılıyor, farklı bir sonuç çıkar mı?

Samim Akgönül: Ben genel seçimlerde farklı bir sonuç çıkacağını zannetmiyorum. Ama iki yıl sonra yerel seçimlerde sandıkta bugün kaybeden partiler rövanş alacaklar. Bütün sol partiler yerelde güçlü kalacaklar. Sağ Cumhuriyetçiler de, liberaller ön plana çıkacak. Edouard Philippe gibi isimler yani.

Macron ne yapacak?

VOA Türkçe: Macron’un anayasal olarak en fazla 2 kez seçilme hakkı var. Sizce Macron ne yapar?

Samim Akgönül: Şunu unutmayalım. Macron çok genç daha. Henüz 43 yaşında. Yeniden seçileceğini ve ondan sonra da, anaysal olarak üçüncü kez aday olamasa da, siyasette önemli bir rol oynamaya devam etmek isteyeceğini düşünüyorum. Almanya, İngiltere ve Fransa, AB’nin 3 büyük gücüydü. İngiltere Brexit ile çıktı. Almanya’da Merkel gitti. Geriye Fransa kaldı. Macron’un bu fırsattan faydalanarak, Avrupa’nın liderliği rolünü oynayacağını düşünüyorum.

Türkler kime oy verdi?

VOA Türkçe: La Croix gazetesinde yayınlanan bir anket, Müslümanlar’ın yüzde 69’unun Melenchon’a oy verdiğini ortaya koydu. Türkler bu seçimlerde ne yaptı?

Samim Akgönül: Burada Türkler’in de içinde olduğu grubu ikiye bölmek lazım. Birincisi Müslümanlar’ın verdiği oylar var. İkincisi Türkler’in verdiği oylar. Şu anda Müslüman Kardeşler ya da Selefi forumlara baktığınızda, radikal solcu Melenchon’a yoğun oy verildiğini görüyoruz. Müslümanlar kendileri çok sağda yer alsalar da, burada sol ve sosyalist partilere oy verdiler. Hatta Komünist Parti’ye de Müslüman oylarının gittiği ortaya çıktı. Burada artık dini-İslamcı bir sınıftan söz edebiliriz. Fransa’da işçi sınıfının büyük bir kısmı Müslüman. Örneğin 1 Mayıs gösterilerine baktığınızda Müslümanlar’ın da 1 Mayıs’a yoğun katıldığını görüyorsunuz. Onlar Melenchon’u destekledi.

VOA Türkçe: Macron-Le Pen ikilemi Fransızlar için olduğu kadar Türkler için de zorlu bir seçim. Türkler ne yapar?

Samim Akgönül: Türkler geleneksel olarak oy vermiyorlardı. 2010 yılından itibaren, özellikle Diyanet İşleri Başkanlığı ve konsolosluklardan, “oy kullanın” çağıları yapıldı. Ama bu çağrılar daha çok yerel seçimlerde işe yaradı, genel seçimlerde oy vermediler. Şimdi birinci tur sonunda, Strazburg’da Milli Görüş, Paris’te DİTİB gibi Türk Müslüman örgütlerinin forumlarına baktığımda, “Bir taraftan ‘Aman aşırı sağ gelmesin Le Pen gelmesin, bunlar Müslüman düşmanı’ tavrı var. Diğer taraftan, ‘Hayır Le Pen düşmanımız ama düşmanımızı tanıyoruz en azından. Le Pen’e oy vermek lazım’ diyorlar. Laik gruplar içinde de Le Pen’e oy verin diyenler var. Sol gruplar ise, tıpkı Fransızlar gibi, ya gitmeyecek sandığa ya da Macron’u destekleyecek.

VOA Türkçe: Fransa’da Türk oyları Almanya’daki kadar belirleyici değil tabii…

Samim Akgönül: Tabi Türk oyları seçimleri etkileyecek bir güce sahip değil. Henüz ne yapacaklarını bilemeyen, kararsız bir durumdalar. Türkiyeliler’in, Türkiye seçimlerinde oy verebilme hakları olduğundan beri, buradaki seçimlerle az ilgileniyorlar. Bu acı ama gerçek. Bunun tek istisnası yerel seçimler. Yerel seçimlerde görece etkil oldular. Ancak genel seçimlerde belirleyici rolleri yok.

*Strazburg Üniversitesi’nde, Uluslararası İlişkiler ve Türk Etüdleri Bölüm Başkanı olan tarihçi ve siyaset bilimci Samim Akgönül, azınlıklar, çağdaş Türkiye, göç, Avrupa’daki Müslümanlar ve devlet-din ilişkisi gibi alanlarda araştırmalar yapıyor. Bu alanlarda çok sayıda kitap yazan Akgönül, en son, “Türk Modernitesi: Osmanlı ve Türk Modernleşmesi Sürecinde Uyarlamalar ve İnşalar ile; Fransızca “Olağandışı Türkiye Sözlüğü” ve “Yeni Türkiye ve Fransız-Türkler”: Karmaşık Bir Karşılıklı Bağımlılık” adlı kitapların da yazarı.”

Arzu Çakır