MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “siyasi partiler ve seçim sistemi yeniden düzenlenmeli” çıkışı, Türkiye’nin nasıl bir siyasal rejime doğru sürüklendiği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Bahçeli, 2017’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildiğini hatırlatarak, “Sistemin ruhuna uygun, siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerekmektedir” dedi.
SİSTEMİN RUHU DEDİKLERİ ERDOĞAN SULTANİZMİ..
Ancak siyaset bilimci Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu’na göre ortada demokrasiye doğru atılan bir adım değil, mevcut otoriter yapıyı kalıcılaştırma arayışı var.
Kalaycıoğlu, Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede, “2017’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtik diyorlar. Siyaset biliminde Böyle bir sistem yok. Başkanlık sistemi bunun adı” dedi.

“Sistemin ruhu” ifadesine de dikkat çeken Kalaycıoğlu, bu ruhun demokrasi değil, “Sultanizm” olduğunu savundu.
Türkiye’nin yıllardır otoriterleştiğini belirten Kalaycıoğlu, “Siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi diyor. İyi de biz demokrasiye doğru gitmiyoruz ki, biz otoriter rejime doğru gidiyoruz. Sultanizm kökleşiyor” ifadelerini kullandı.
“SEÇİM VAR AMA DEMOKRASİ YOK”
Kalaycıoğlu’na göre iktidar ve ortağı Bahçeli’nin asıl hedefi, otoriter rejimi seçimlerle meşrulaştırabilecek bir model oluşturmak.
Türkiye’nin uluslararası araştırmalarda “seçimli otokrasi” olarak tanımlandığına dikkat çeken Kalaycıoğlu, siyasi rakiplerin ve muhaliflerin hapse atıldığı, özgür tartışma ortamının daraltıldığı bir ülkede gerçek anlamda demokratik seçim yapılamayacağını belirtti.
Kalaycıoğlu, “Kendi iktidar Sultanizm rejimine halkın destek verdiği türden bir seçim hedefleniyor. Ve bu uygulamaya ‘demokratik’ demeleri ağır siyasal etik ihlalidir. Böyle bir demokrasi yok” dedi.
“MİLLİ İRADE” TARTIŞMASI
Bahçeli’nin çıkışının mevcut iktidarın devamlılığı açısından okunabileceğini belirten Kalaycıoğlu, “Sultanizm devam edecekse Cumhur İttifakı iktidarda kalacak ve buna da milli irade diyecekler” değerlendirmesinde bulundu.
Ancak “milli irade” kavramının siyasi iktidar tarafından sınırsız bir meşruiyet aracına dönüştürülmesini eleştiren Kalaycıoğlu, “64 milyon seçmen nasıl aynı anda aynı şeyi düşünebilir?” diye sordu.
ÇÖZÜM SÜRECİ Mİ, SİSTEMİ SAĞLAMA ALMA SÜRECİ Mİ?
Kalaycıoğlu, Bahçeli’nin “önümüzdeki süreç” ifadesinin yeni çözüm sürecine işaret ediyor olabileceğini belirterek, sürecin demokrasi ve hukuk devletiyle birlikte ilerlemediği takdirde farklı bir siyasi sonuç doğurabileceği uyarısında bulundu.
Kalaycıoğlu’na göre “Terörsüz Türkiye” ve çözüm süreci başlığı altında yürütülen girişim, demokrasiyle güçlendirilmek yerine mevcut “Sultanizm” yapısını tahkim edecek bir zemine dönüşme riski taşıyor.
“Muhalefet evet diyerek Sultanizm’e de katkıda bulunmuş oldu” diyen Kalaycıoğlu, Türkiye’nin yeniden demokrasi ve hukuk devletine dönmesinin giderek zorlaştığını savundu.