Eğer böyle ise Yeni Anayasanın ana hatlarını şöyle sıralayabiliriz:
- 2017 Anayasa değişikliğiyle getirilen sistemin güç temerküzünü engelleyecek tüm unsurlarının temizlenmesi ve iktidarın tek elde temerküzünün mutlaklaştırılması.
- Anayasa Mahkemesinin yetkilerinin daraltılması, güvencelerinin zayıflatılması, kararlarının bağlayıcılığının ortadan kaldırılması, belki kararlarının parlamentonun belirli bir çoğunluğunun oyuyla veya doğrudan Cumhurbaşkanının tasarrufuyla geçersiz kılınması, belki AYM üyelerinin Meclis kararıyla çekilmeye davet edilmeleri, kimi durumda üyeliklerine son verilmesi
- AİHM kararlarının bağlayıcılığını sağlayan kuralların, örneğin Anayasanın 90. Maddesinin son fıkrasının kaldırılması (veya yeni anayasada böyle bir düzenlemeye yer verilmemesi), belki AİHM bağlayıcı yargısal yetkisinin tanınmaması, belki de Avrupa Konseyi’nden çıkılması (Anayasa değişikliği gerektirmiyor, düşük ihtimal, ancak ihlal kararları uygulanmadıkça Konseyin çıkarma veya askıya alma hamlesinden önce adım atılabilirler, “biz zaten çıkacaktık” retoriği)
- Yerel yönetimlerin yetkilerinin daha da daraltılması, belki de seçimle işbaşına gelme yolunun tümden ortadan kaldırılması
- Siyasal muhalefeti daha da etkisizleştirecek hükümler getirilmesi
- Toplumsal muhalefeti sindirmek için Anayasanın temel hak ve özgürlüklere ilişkin temel güvencelerinin zayıflatılması, “ahlak, töre, milli ve manevi değerler” şerhine tabi tutulması veya bu özgürlük güvencelerin bağlayıcı hukuksal niteliklerinin tümden ortadan kaldırılması, bunların tamamını devletin inayet ve lütfuna bağlı program ifadelere indirgenmesi…