Kılıçdaroğlu, sözünü ve genel başkanlığını savunamadı: Avukatı bile ‘genel başkan’ diyemedi!

CHP’nin butlan genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bağımsız Ankara Milletvekili Adnan Beker’e yönelik “Kirli bir adam. Mahkemeye bütün kirliliklerini...

Kılıçdaroğlu, sözünü ve genel başkanlığını savunamadı: Avukatı bile ‘genel başkan’ diyemedi!

CHP’nin butlan Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; 13 Temmuz’da çıktığı bir televizyon programında, bağımsız Ankara Milletvekili Adnan Beker için tartışma yaratan ifadeler kullanmıştı. Kılıçdaroğlu, Beker’e yönelik; “Bu adam kirli bir adam. Bakın söylüyorum. Kirli bir adam. Kirli adamın CHP’nin içinde ne işi var ya? Açsın bana davayı. Mahkemeye bütün kirliliklerini delilleriyle ortaya koyacağım” iddialarda bulunmuştu.

KILIÇDAROĞLU HAKKINDA ‘MEVCUT GENEL BAŞKAN’ DİYEMEDİ

Beker, bunun üzerine Kılıçdaroğlu hakkında 5 TL’lik manevi tazminat davası açmıştı. Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik; 1 Eylül’de davanın görüldüğü Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne cevap dilekçesi yazdı. Av. Çelik dilekçesinde; dava konusu ifadelerin, tarafların siyasi kimlikleri ve açıklamalardan önce yaşaan gelişmelerin göz ardı edilerek, konuşmanın içinden bazı ifadelerin cımbızlanarak yapıldığını vurguladı.

Bu kapsamda Çelik, Beker hakkında “milletvekili olarak görev yapan ve aktif siyasi faaliyetlerini sürdüren siyasetçi” derken, müvekkili Kılıçdaroğlu hakkında ise “uzun yıllar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı görevini yürütmüş ve kamuoyu tarafından yakından tanınan bir siyasi kişiliktir” tanımı yapması dikkat çekti. 

‘SİYASETÇİLER İNCİTİCİ ELEŞTİRİLERE KATLANMALARI GEREKİR’

Dilekçede, Kılıçdaroğlu’nun sarf ettiği “kirli adam” ifadesinin somut bir suç isnadı değil, siyasi nitelikte bir değer yargısı olduğu vurgulanarak; “Davacı bir milletvekilidir. Siyasetçiler, kendi tercihleriyle kamusal bir alana çıkan, davranışları ve açıklamaları kamuoyunun denetimine açık olan kişilerdir. Bu nedenle siyasetçilerin sıradan bireylere kıyasla daha ağır, sert, rahatsız edici ve hatta incitici eleştirilere katlanmaları gerekir. Siyasi kişiliklere yönelik sözlerin değerlendirilmesinde ifade özgürlüğüne daha geniş bir alan tanınması zorunludur” denildi.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ