(GAZİANTEP) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, "Ortaya konulan bu irade fevkalade ciddi bir şekilde devlet politikası haline döndü. Terörün sona ermesi, terörsüz bölgenin kurulmasıyla birlikte bu bölgede yeni bir kavram olarak ‘barış ekonomisi’ ortaya çıkacak ve barış ekonomisindeki kazanımlarımız bütün dünyaya örnek olacaktır" dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gaziantep Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin yaklaşık 50 yıldır terör meselesiyle uğraştığını belirterek "Cumhuriyet'in ilk asrının en önemli meselesi, ne yazık ki bu aziz milletin ve bu büyük milletin terör belasıyla meşgul edilmiş olmasıdır" dedi.
Mavera Kongre ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen törende konuşan Kurtulmuş, terör sorununun Türkiye'ye ekonomik ve toplumsal maliyetlerine işaret ederek, "Yaklaşık 50 yılımızı alan terör meselesi, Türkiye'nin ayaklarına tam bir pranga olarak vurulmuş ve maalesef Türkiye'de on binlerce insanın ölmesine, binlerce evladımızın şehit olmasına ve en mütevazı rakamla 2 trilyon doların üstünde bir maliyete katlanmamıza vesile olmuştur" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin terör sorununu çözmek için devlet aklıyla millet vicdanını bir araya getirdiğini söyleyen Kurtulmuş, geçmişte birçok siyasi liderin de sorunun çözümü için çaba gösterdiğini ancak başarılı olamadığını belirtti. Kurtulmuş, "Rahmetli Özal'ı, rahmetli Erbakan'ı, hatta rahmetli Ecevit'i de sayarsak çok sayıda insanın bu sorunun çözülmesi için gayret sarf ettiğini ama bir türlü başaramadıklarını... Çünkü dönemin iç ve dış mahfillerinin bu meselenin bitmesine müsaade etmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz" diye konuştu.
"DEVLET AKLIYLA MİLLET VİCDANI BİR ARAYA GELDİ"
Sürecin devlet politikası haline geldiğini belirten Kurtulmuş, önceki dönemlerde sürecin baltalandığını öne sürerek, "Başta FETÖ'cüler olmak üzere emniyet, istihbarat ve diğer unsurlar içerisindeki FETÖ'cülerin o süreci nasıl baltaladıkları daha sonra gün gibi ortaya çıkmıştır. Şimdi Allah'a çok şükür önümüze farklı imkanlar çıktı ve burada her şeyden evvel devlet aklıyla millet vicdanı bir araya gelerek artık bu sorunun çözülmesi için kararlı bir duruş sergilendi. Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ortaya konulan bu irade fevkalade ciddi bir şekilde devlet politikası haline döndü ve adım adım sürecin bu noktasına kadar gelindi" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin tutumu ve diğer siyasi partilerin katkılarının sürecin ilerlemesinde etkili olduğunu ifade eden Kurtulmuş, toplumda da güçlü bir destek oluştuğunu söyledi.
"Her zaman devlet aklıyla toplum vicdanı yan yana gelmeyebilir" diyen Kurtulmuş, "Bu sefer konjonktürün de getirdiği bir sürü olumlu katkı sayesinde devlet aklıyla millet vicdanının buluşmuş olması çok güçlü bir toplumsal iklimi oluşturmuştur. Sürecin başından bugüne kadar bu iklimin giderek arttığını, daha pozitif hale geldiğini hep beraber görüyoruz" diye konuştu.
Kurtulmuş, bölgedeki gelişmelerin de Türkiye'nin terör sorununu çözmesini zorunlu hale getirdiğini belirterek, "Artık bizim bu ülkenin bir tek evladını dahi teröre harcayacak lüksümüz yoktur. Artık Türkiye'nin 1 kuruş parasını dahi terörle mücadeleye harcayacak lüksümüz yoktur" ifadelerini kullandı.
"RAPOR KAPININ ARALANMASIYDI, YASA KAPININ SONUNA KADAR AÇILMASIDIR"
"Terörsüz Türkiye" sürecinde TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarına değinen Kurtulmuş, komisyonda 50 milletvekilinin görev aldığını ve 21 toplantı yapıldığını hatırlattı.
Komisyon toplantılarında farklı siyasi görüşlerin bir araya geldiğini ve sivil toplum kuruluşlarının da görüşlerini sunduğunu belirten Kurtulmuş, raporun 50 milletvekilinden 47'sinin oyuyla kabul edildiğini söyleyerek "Bu, Türkiye'de müzakereci demokrasi örneği olmak bakımından neredeyse bir ilktir. Bu, Türkiye'de farklı fikirlerin, farklı kanaatlerin aynı mesele etrafında buluşabildiği ve sonuç alabildiği tek örnektir" dedi.
Sürecin ikinci önemli adımının 10 Ağustos'ta TBMM'de çıkarılan yasa olduğunu belirten Kurtulmuş, yasanın 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğini ifade ederek "Bu yasa fevkalade titiz bir şekilde hazırlanmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 467 milletvekilinin, bir parti hariç her partiden milletvekilinin oyuyla kabul edilmiştir. Bu, Cumhuriyet tarihimizde bir rekordur. Böylesine büyük bir ittifak sağlanamamıştır. Bu şunu gösteriyor: Süreçte herkesin olumlu ve gerçekten iyi niyetli katkılarıyla başarılı bir süreç yönetiminin sonunda hem rapor hazırlanmış, yol haritası olarak ortaya konulmuş hem de raporun gerektirdiği yasa çıkarılarak sürecin önü açılmıştır" diye konuştu.
Sürecin bundan sonraki aşamasına ilişkin de konuşan Kurtulmuş, "Şunu söylüyorum, rapor kapının aralanmasıydı. Yasa ise kapının sonuna kadar açılmasıdır. Önümüzde yeni bir kapı açılmıştır. Bu kapı, barışın, kardeşliğin, birliğin, beraberliğin ve bütün ülkelerin halklarıyla beraber hep birlikte kalkınmanın kapısıdır ve inşallah bu yolda sonuna kadar yürüyeceğiz" dedi.
"ARTIK SİLAHLAR TAMAMEN GERİDE KALMALIDIR"
Sürecin önünde riskler bulunduğunu ve provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini, kullanılan dil ve üslubun önemine dikkati çeken Kurtulmuş, vatandaşların ayrıştırıcı ve ötekileştirici bir dil kullanmaması gerektiğini belirterek, birlik ve kardeşlik değerlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Sürecin başarıya ulaşması için üç temel konuda adım atılması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, bunları silahların tamamen bırakılması, hukukun üstünlüğü ve demokratik gelişmenin güçlendirilmesi ile bölgesel ekonomik kalkınmanın desteklenmesi olarak sıraladı.
Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Bunlardan birisi artık silahlar tamamıyla bütünüyle geride kalmalıdır. Türkiye'de hiçbir terör örgütünün silahlı bir mücadele içerisinde olmasına fırsat ve imkan verilmeyecek, bunun ortadan kaldırılması sağlanacaktır. Onun için diyoruz ki birinci mesele silahların tamamıyla susması ve silahlı mücadele kısmının Türkiye tarihinden kaldırılmasıdır."
İkinci aşamanın hukukun üstünlüğünün ve demokratik gelişmenin güçlendirilmesi olduğunu belirten Kurtulmuş, "Silahlarını yakmış, demokrasi ve hukukun üstünlüğü içerisinde kendisini iyi ifade edebilen Türkiye siyasetinin inanın ki hiçbir çözemeyeceği mesele yoktur" dedi.
Üçüncü aşamada ise bölgenin ekonomik kalkınmasının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" ve terörsüz bölge hedeflerinin vatandaşların refahına katkı sunacağını kaydetti.
"BARIŞ EKONOMİSİ BÜTÜN DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK"
Terörün sona ermesinin bölge ülkeleri ve şehirleri için ekonomik fırsatlar yaratacağını belirten Kurtulmuş, Türkiye, Suriye, Irak ve diğer bölge ülkeleri arasında ekonomik iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Gaziantep, Halep ve Şam arasındaki tarihsel ve kültürel benzerliklere dikkati çeken Kurtulmuş, "Neredeyse insan yapısının aynı olduğu, coğrafi özelliklerinin birbirine benzer olduğu, tarihi geçmişinin fevkalade ciddi bir şekilde müşterek olduğu, müziğinin, kültürünün, adetlerinin, mutfak kültürünün, mutfak sanatlarının neredeyse birebir aynı olduğu coğrafyadan bahsediyoruz" dedi.
Şehirler arasında oluşturulacak sinerji koridorlarının bölgesel kalkınmayı destekleyeceğini ifade eden Kurtulmuş, Kalkınma Yolu Projesi'nin de Türkiye, Irak ve diğer bölge halklarının kalkınmasına katkı sağlayacağını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
"Terörün bitmesiyle kaybedecek olan bir grup daha var, onu da söyleyeyim. Terörün bitmesiyle savaş ekonomisinden kazanan savaş baronları kaybedecektir. Çatışma ekonomisinden kazanan savaş baronları kaybedecektir. Terörün sona ermesi, terörsüz bölgenin kurulmasıyla birlikte Allah'ın izniyle bu bölgede yeni bir kavram olarak barış ekonomisi ortaya çıkacak ve barış ekonomisindeki kazanımlarımız bütün dünyaya örnek olacaktır."
Bölgesel ilişkilerin yalnızca devletler ve resmi kurumlar arasındaki temaslarla sınırlı olmadığını belirten Kurtulmuş, "Devletler arasındaki ilişkiler aslında ve öncelikli olarak halklar arasında ilişkilerdir" dedi.
"SURİYE'DE EN AZ 3 MİLYON TÜRKÇE KONUŞAN SURİYELİ VAR"
Gaziantep halkına Suriyelilere gösterdiği misafirperverlik nedeniyle teşekkür eden Kurtulmuş, "Suriye'de şimdi en az 3 milyon Türkçe konuşan, Türkiye'yi seven, Türkiye'ye gönülden bağlı Suriyeli kardeşimiz var. Bundan dolayı da hem Gaziantep'e hem de bütün Türkiye'ye teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Bölgesel kalkınma için üniversitelerin, ticaret ve sanayi odalarının, ziraat odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının katkı sunması gerektiğini belirten Kurtulmuş, akademisyenlerden bölgesel kalkınmaya yönelik projeler ve yol haritaları hazırlamalarını istedi.
Savaşın yıkıntılarının geride bırakılması ve barışın ekonomik getirilerinin görülmesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, sürecin tamamlanması için ortak çaba gösterilmesi çağrısında bulundu.
"Cumhuriyet tarihinin en zor meselesinde büyük bir mesafe katettik. Sonuç aldık, alacağız" diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Artık bu memlekette, artık bu bölgede anneler ağlamayacak. Artık Türkiye bölündü mü, bölünecek mi gibi bir tehdit, bir tehlikeyle asla karşı karşıya kalmayacağız. Biliyoruz ki su uyur, düşman uyumaz. Biz bu iyi niyetlerle, samimi gayretlerle milletin kahir ekseriyetiyle birlikte yürürken bazı iç ve dış çevrelerin de bu işleri sona erdirmek için neler yapabileceğini tahmin ediyor, öngörüyoruz."
Sürecin yalnızca bir terör örgütünün silahlı faaliyetlerinin sona erdirilmesinden ibaret olmadığını belirten Kurtulmuş, halklar arasındaki bağların güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek "Kurdukları, kurdurdukları terör örgütlerinden silahlar verdiler, bombalar verdiler. Ama halkların gönüllerini birbirinden ayırt etmeye güçleri yetmedi. Şimdi diyoruz ki sadece bir terör örgütünün tasfiye sürecinden bahsetmiyoruz. Önümüzdeki yol dağıtılan, dağılan parçalarımızın bir araya getirilmesi, birleştirilmesi ve hep beraber bir bütün olarak hareket etmesinin başlangıcıdır" dedi.
Türkiye'nin bölgedeki sorumluluğuna işaret eden Kurtulmuş, ülkenin hem kendi terör sorununu çözmeyi hem de bölge ülkelerine yeni bir yol ve istikamet sunmayı hedeflediğini söyledi.
Gaziantep Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yıl Açılış Töreni'nin ardından Kurtulmuş, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Mesut Sait Doğan'ı ziyaret ederek akademik çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
GALATASARAY
BEŞİKTAŞ
AMED SPORTİF FAALİYETLER
FENERBAHÇE
TRABZONSPOR
CORENDON ALANYASPOR
KOCAELİSPOR
ARCA ÇORUM FK
KASIMPAŞA
ÇAYKUR RİZESPOR
İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK
GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ
GENÇLERBİRLİĞİ
ERZURUMSPOR FK
TÜMOSAN KONYASPOR
SAMSUNSPOR
GÖZTEPE
EYÜPSPOR











Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir