Antonio Guterres, BM Genel Kurulu’na son kez Genel Sekreter olarak katılacak

Birleşmiş Milletler (BM) 81'inci Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli genel görüşmeleri, yarın New York'ta başlayacak. Dünya liderlerinin Gazze ve Ukrayna’daki...

Antonio Guterres, BM Genel Kurulu’na son kez Genel Sekreter olarak katılacak

Haber:Nilgün Hande ÖZTÜRK

Birleşmiş Milletler (BM) 81'inci Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli genel görüşmeleri, yarın New York’ta başlayacak. Dünya liderlerinin Gazze ve Ukrayna’daki savaşlardan iklim krizine, küresel ekonomiden BM reformuna kadar birçok başlığı ele alacağı görüşmeler, görev süresi 31 Aralık’ta sona erecek BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in bu sıfatla katılacağı son Genel Kurul olacak. Portekiz Başbakanlığı’ndan BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne, oradan BM’nin en üst makamına uzanan yaklaşık yarım asırlık siyasi ve diplomatik kariyerinin son aylarına giren Guterres’in ardından örgütün yeni Genel Sekreteri 1 Ocak 2027’de göreve başlayacak.

Birleşmiş Milletler’in 81'inci Genel Kurulu’nun yüksek düzeyli genel görüşmeleri, yarın (22 Eylül ) New York’taki BM Genel Merkezi’nde başlayacak.

Devlet ve hükümet başkanlarının konuşmalarının yapılacağı genel görüşmeler, 22-26 Eylül tarihlerinin ardından 28 Eylül’de tamamlanacak. Bu yılki genel görüşmelerin teması, "Güveni Yeniden tesis etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir Birleşmiş Milletler" olarak belirlendi.

Genel görüşmelerin açılışında, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de örgütün faaliyetlerine ilişkin yıllık raporunu sunacak. Ancak bu konuşma Guterres açısından ayrı bir anlam Taşı yor. İkinci ve son görev dönemi 31 Aralık 2026’da bitecek olan Guterres, Genel Sekreter sıfatıyla son kez bir BM Genel Kurulu genel görüşmelerinin açılışında dünya liderlerine hitap edecek. Guterres’in 10 yıllık görev döneminin ardından onuncu Genel Sekreter, 1 Ocak 2027’de görevi devralacak.

MÜHENDİSLİKTEN SİYASETE: ANTONIO GUTERRES KİMDİR?

Antonio Manuel de Oliveira Guterres, 30 Nisan 1949’da Portekiz’in başkenti Lizbon’da doğdu. Aile kökleri, ülkenin orta kesimindeki Fundao’ya bağlı Donas köyüne uzanan Guterres, çocukluk yıllarını büyük ölçüde Lizbon ile anne tarafından büyükanne ve büyükbabasının yaşadığı Donas arasında geçirdi.

Portekiz’in otoriter Estado Novo yönetimi döneminde büyüyen Guterres’in ilerleyen yıllardaki siyasi ve Sosyal yaklaşımında çocukluk döneminde tanık olduğu ekonomik eşitsizliklerin etkili olduğu biliniyor.

Üniversite yıllarında Lizbon’un yoksul mahallelerindeki sosyal yardım çalışmalarına katılan Guterres, Centro de Acçao Social Universitário bünyesinde çalıştı ve kuruluşun başkanlığını da yaptı.

Guterres, Lizbon’daki Instituto Superior Tecnico’da elektrik mühendisliği eğitimi aldı ve 1971’de mezun oldu. Ardından aynı üniversitede akademik kariyere başlayan Guterres, sistem teorisi, telekomünikasyon ve sinyaller alanlarında ders verdi. Portekiz’de 25 Nisan 1974’teki Karanfil Devrimi ile yaklaşık yarım yüzyıllık Estado Novo rejiminin sona ermesinin ardından Sosyalist Parti’de siyasete yönelen Guterres, akademik kariyerini bıraktı.

1976’da Portekiz Cumhuriyet Meclisi’ne seçilen Guterres, parlamentoda 17 Yıl görev yaptı. ekonomi , Maliye ve Planlama Komisyonu ile Bölgesel Yönetim, Belediyeler ve Çevre Komisyonu’na başkanlık etti ve Sosyalist Parti’nin parlamento grubunu yönetti. Guterres, 1981-1983 yılları arasında avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde görev yaptı ve Demografi, Göç ve Mülteciler Komitesi’nin başkanlığını üstlendi. Böylece Guterres, daha sonra BM kariyerinin de merkezinde yer alacak göç ve mülteci sorunlarıyla siyasi yaşamının erken dönemlerinde ilgilenmeye başladı.

YEDİ YIL PORTEKİZ BAŞBAKANLIĞI YAPTI

Guterres, 1992 yılında Portekiz Sosyalist Partisi’nin Genel Sekreteri seçildi. Partisinin 1995 genel seçimlerinden birinci çıkmasının ardından Başbakan oldu. 1999 seçimlerinin ardından ikinci hükümetini kuran Guterres, 1995-2002 yılları arasında Portekiz Başbakanlığı görevini yürüttü. Başbakanlığı sırasında Doğu Timor krizinin çözümüne yönelik uluslararası diplomatik girişimlerde aktif rol aldı.

Portekiz’in Avrupa birliği dönem başkanlığını yürüttüğü 2000 yılında Avrupa Konseyi’ne başkanlık eden Guterres, Avrupa ekonomisinin ve sosyal politikalarının dönüşümünü amaçlayan Lizbon Stratejisi’nin kabul edilmesi sürecinde görev aldı ve ilk AB-Afrika Zirvesi’nin eş başkanlığını yaptı. Guterres aynı zamanda 1992-1999 yılları arasında Sosyalist Enternasyonal’in başkan yardımcılığını, 1999’dan 2005’e kadar ise başkanlığını yürüttü. Portekiz Devlet Konseyi’nde de 1991-2002 yılları arasında görev yaptı.

10 YIL BM MÜLTECİLER YÜKSEK KOMİSERİ OLARAK GÖREV YAPTI

Guterres’in uluslararası kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri 2005 yılında geldi. Guterres, 15 Haziran 2005’te BM Mülteciler Yüksek Komiseri olarak göreve başladı ve Cenevre merkezli UNHCR’yi 2015 yılı sonuna kadar yönetti. Görev yaptığı 10 yıl; Irak ve Suriye savaşları ile Afganistan, Güney Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Yemen’deki krizlerin milyonlarca insanı yerinden ettiği bir döneme denk geldi.

BM verilerine göre, çatışma ve zulüm nedeniyle yerinden edilen insanların sayısı Guterres’in UNHCR’nin başına geçtiği 2005’te yaklaşık 38 milyonken, görevden ayrıldığı 2015’te 60 milyonun üzerine çıktı. UNHCR’nin küresel insani krizlere yönelik faaliyetleri de bu dönemde önemli ölçüde genişledi.

2017’DE BM’NİN DOKUZUNCU GENEL SEKRETERİ OLDU

Portekiz, Guterres’i 2016 yılında BM Genel Sekreterliği için aday gösterdi. güvenlik Konseyi’ndeki Seçim sürecinin ardından Konsey, Guterres’in atanmasını Genel Kurul’a tavsiye etti. BM Genel Kurulu da 13 Ekim 2016’da Guterres’i örgütün dokuzuncu Genel Sekreteri olarak atadı. Guterres, 1 Ocak 2017’de Güney Koreli Ban Ki-moon’dan görevi devraldı. İlk beş yıllık döneminin ardından Güvenlik Konseyi, 2021’de Guterres’in yeniden atanmasını tavsiye etti. Genel Kurul, 18 Haziran 2021’de Guterres’i ikinci dönem için yeniden atadı ve ikinci görev dönemi 1 Ocak 2022’de başladı. Görev süresi 31 Aralık 2026’da sona erecek.

Guterres’in yaklaşık 10 yıllık Genel Sekreterliği; Suriye ve Ukrayna savaşları, İsrail-Filistin çatışması ve Gazze savaşı, Covid-19 salgını, iklim değişikliği, kitlesel göç hareketleri, artan jeopolitik rekabet ve BM sisteminin reformuna ilişkin tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemi kapsadı. Görev süresi boyunca iklim krizinden nükleer silahsızlanmaya, sürdürülebilir kalkınmadan insani yardıma kadar çeşitli alanlarda girişimlerde bulunan Guterres, son döneminde BM’nin daha etkili ve günümüz koşullarına uygun hale getirilmesini amaçlayan reform çalışmalarına da ağırlık verdi.

GUTERRES’TEN SONRA KİM GELECEK

Guterres’in görev süresinin sona yaklaşmasıyla Birleşmiş Milletler’de gözler örgütün onuncu Genel Sekreteri’nin belirlenmesi sürecine çevrildi. Yeni Genel Sekreter için süreç, Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi başkanlarının 25 Kasım 2025’te BM üyesi ülkelere gönderdikleri ortak mektupla resmen başlatıldı. Adaylardan liderlik ve yönetim deneyiminin yanı sıra uluslararası ilişkiler konusunda kapsamlı tecrübe, diplomatik ve iletişim becerileri ile BM Şartı’nın amaç ve ilkelerine bağlılık göstermeleri bekleniyor.

BM Şartı’nın 97’nci maddesine göre Genel Sekreter, 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nin tavsiyesi üzerine 193 üyeli Genel Kurul tarafından atanıyor. Bu nedenle bir adayın Güvenlik Konseyi’nde gerekli desteği elde etmesinin yanı sıra, veto yetkisine sahip beş daimi üye Çin, Fransa , Rusya, İngiltere ve ABD’den birinin karşı çıkmaması gerekiyor.

Adaylar 2026 boyunca Genel Kurul’da düzenlenen "etkileşimli diyaloglarda" üye devletlerin ve sivil toplum temsilcilerinin sorularını yanıtladı. Genel Kurul’da Temmuz ayında , adayların katıldığı bir "genel katılımlı toplantı (town hall)" da düzenlendi. Seçim sürecinin Genel Kurul ayağı, 8 Eylül’de başlayan 81'inci oturumla yeni Genel Kurul Başkanı Khalilur Rahman’a devredildi.

GENEL SEKRETERLİK İÇİN ADAYLAR

BM Genel Sekreterliği için adaylar arasında, Rafael Mariano Grossi, Rebeca Grynspan, Macky Sall, Maria Fernanda Espinosa, Carolyn Rodrigues Birkett, Olara Otunnu ve Ivonne A-Baki bulunuyor. Şili’nin eski Devlet Başkanı Michelle Bachelet’in adaylığı 25 Mart’ta geri çekilirken Virginia Gamba’nın adaylığı da aynı tarihte geri çekildi.

Adaylar, BM reformundan iklim değişikliğine, kalkınmanın finansmanından Güvenlik Konseyi’nin yapısına kadar farklı başlıklarda kendi programlarını ortaya koydu. Arjantinli diplomat Rafael Mariano Grossi, 2019’dan bu yana Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) Genel Direktörü. İran’ın nükleer programı ve Zaporijya Nükleer Santrali gibi önemli dosyalarda görev alan Grossi, daha etkin, tarafsız ve sonuç odaklı bir BM yapısını savunuyor.

Kosta Rikalı ekonomist ve siyasetçi Rebeca Grynspan, 1994-1998 yılları arasında Cumhurbaşkanı Yardımcılığı yaptı. 2021’den bu yana BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı ’nın (UNCTAD) Genel Sekreteri olan Grynspan, ekonomik eşitsizliklerin azaltılması, gelişmekte olan ülkelerin borç ve finansmana Erişim sorunları ile temiz Enerji ve teknolojinin kalkınmada daha etkin kullanılmasını öne çıkarıyor.

Senegal’i 2012-2024 yılları arasında yöneten eski Cumhurbaşkanı Macky Sall, daha önce Başbakanlık, Ulusal Meclis Başkanlığı ve Afrika Birliği dönem başkanlığı yaptı. Sall, BM’nin reforme edilmesini ve Güvenlik Konseyi’nin günümüzün küresel temsil dengesini daha iyi yansıtacak şekilde yeniden yapılandırılmasını savunuyor.

Ekvadorlu diplomat María Fernanda Espinosa, ülkesinde Dışişleri ve Savunma Bakanlığı yaptı, 2018-2019 döneminde BM Genel Kurulu Başkanlığı görevini yürüttü. Espinosa, krizlerin önceden önlenmesi, BM kurumları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve iklim değişikliğinin göç, gıda güvenliği ve kalkınmayla birlikte ele alınmasını gerektiğini belirtiyor.

Guyanalı diplomat Carolyn Rodrigues Birkett, ülkesinin BM Daimi Temsilcisi. Daha önce Dışişleri Bakanlığı ve Yerli Halklar İşleri Bakanlığı yapan Rodrigues Birkett, çatışmaların önlenmesi, sürdürülebilir kalkınma, insan hakları ve BM’nin Dijital dönüşüme uyum sağlamasını öncelikleri arasında gösteriyor.

Ugandalı diplomat ve siyasetçi Olara Otunnu, eski Dışişleri Bakanı ve eski BM Daimi Temsilcisi. BM’nin ilk Çocuklar ve Silahlı Çatışmalar Özel Temsilcisi olan Otunnu, BM Şartı ve uluslararası hukukun güçlendirilmesi ile Genel Sekreter’in arabuluculuk rolünün daha etkin kullanılmasını savunuyor.

Lübnan kökenli Ekvadorlu diplomat Ivonne A-Baki ise Ekvador’un ABD, Fransa ve Katar büyükelçiliklerini ve Dış Ticaret Bakanlığı görevini yürüttü. A-Baki, önleyici Diplomasi , Güvenlik Konseyi reformu, iklim finansmanı, borç sorunları ve yapay zekanın küresel yönetimi başlıklarını öne çıkarıyor.

YARIŞTA GRYNSPAN VE RODRIGUES BIRKETT ÖNE ÇIKTI

Genel Sekreterlik seçimi doğrudan bir halk oylaması ya da Genel Kurul’daki klasik seçim şeklinde yapılmıyor. Güvenlik Konseyi üyeleri adaylar için kapalı ve gayriresmi "yoklama oylamaları" gerçekleştiriyor. Nihai adayın Konsey’in tavsiyesini alabilmesi için özellikle veto yetkisine sahip ABD, Çin, Rusya, Fransa ve Birleşik Krallık’tan birinin engeline takı lmaması önem taşıyor.

Batı medyasının 18 Eylül’de diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberlere göre, üçüncü gayriresmi Güvenlik Konseyi oylamasında Rebeca Grynspan, 9 "teşvik", 5 "caydırma" ve bir görüş belirtmeme oyuyla yarışta öne çıktı.

Carolyn Rodrigues Birkett ise 8 "teşvik", 6 "caydırma" ve bir görüş belirtmeme oyu aldı. Böylece son yoklama itibarıyla Grynspan ve Rodrigues Birkett en fazla destek alan iki isim oldu.

Ancak hiçbir adayın Güvenlik Konseyi’nde gerekli uzlaşmayı henüz sağlamadığı ve daimi üyelerin tutumunun sürecin sonucunu değiştirebileceği belirtiliyor.

Önceki yoklama oylamalarında Rodrigues Birkett’in öne çıktığı dönemler de oldu. Grossi de yarışın ilk aşamalarında öne çıkan adaylardan biri olarak değerlendirilirken, Rusya’nın Grossi’nin adaylığına karşı çıktığı kaydedilmişti.

BM’NİN İLK KADIN GENEL SEKRETERİ SEÇİLECEK Mİ?

Genel sekreterliğin devir teslimi sürecindeki tartışmalardan biri de BM tarihinde ilk kez bir kadının Genel Sekreter seçilip seçilmeyeceği oldu. Birleşmiş Milletler’in 1945’te kurulmasından bu yana Genel Sekreterlik görevini dokuz isim üstlendi ve bunların tamamı erkekti. Resmi bir cinsiyet kotası bulunmasa da üye devletler seçim sürecinde kadın adayların gösterilmesi yönünde teşvik edildi.

Genel Sekreterlik için resmi bir bölgesel rotasyon kuralı da bulunmuyor. Bununla birlikte örgüt içinde ve diplomatik çevrelerde farklı bölgelerin temsiline ilişkin siyasi beklentiler seçim süreçlerinde etkili olabiliyor. Güvenlik Konseyi’nin kendi değerlendirmelerinin ardından bir aday üzerinde uzlaşarak Genel Kurul’a tavsiyede bulunması, Genel Kurul’un da atamayı resmileştirmesi gerekiyor.

NORVEÇLİ TRYGVE LIE İLE BAŞLADI

Antonio Guterres, BM’nin kuruluşundan bu yana görev yapan dokuzuncu Genel Sekreter. Örgütün ilk Genel Sekreteri Norveçli Trygve Lie olurken onu İsveçli Dag Hammarskjöld, Burmalı U Thant, Avusturyalı Kurt Waldheim, Perulu Javier Pérez de Cuéllar, Mısırlı Boutros Boutros-Ghali, Ganalı Kofi Annan ve Güney Koreli Ban Ki-moon izledi.

Portekizli Antonio Guterres’in 2017’de devraldığı görev, 31 Aralık’ta sona erecek. Böylece yarın dünya liderlerinin karşısına çıkacak Guterres için 81'inci Genel Kurul, yalnızca savaşların, iklim krizinin ve küresel sistemin geleceğinin tartışılacağı bir diplomasi haftası değil; Birleşmiş Milletler’in başındaki 10 yıllık döneminin de son Genel Kurulu olacak.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ