Bakan Tekin: Vatandaşımızın gündeminin ne olduğunu raporlayıp çözüm önerileri geliştireceğiz / Ek görüntü ve fotoğrafla

Gülseren KARAPINAR-Feridun AÇIKGÖZ/ İSTANBUL, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ kapsamında AK Parti Bağcılar...

Bakan Tekin: Vatandaşımızın gündeminin ne olduğunu raporlayıp çözüm önerileri geliştireceğiz / Ek görüntü ve fotoğrafla

Gülseren KARAPINAR-Feridun AÇIKGÖZ/ İstanbul , (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin , ‘ türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ kapsamında Ak parti Bağcılar İlçe Başkanlığı’nda konuştu. bakan Tekin , "Ben buradan gittikten sonra, başkanımızla yapacağımız ziyaretler neticesinde elde ettiğimiz doneleri raporlayıp ilgili bakanlara ya da ilgili Genel başkan yardımcımıza aktaracağız ve ona göre çözüm önerileri geliştireceğiz." dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ kapsamında AK Parti Bağcılar İlçe Başkanlığı’nı Ziyaret etti. Buradaki programa Bakan Tekin’in yanı sıra Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, AK Parti Bağcılar İlçe Başkanı Mikayil Çakır, AK Parti Milletvekilleri ve çok Sayıda davetli katıldı. Bakan Tekin konuşmaların ardından Bağcılar Belediye Başkanı ve AK Parti İlçe Başkanı ile esnaf ziyaretinde bulundu.

'RAPORLAYIP ÇÖZÜM ÖNERİLERİ GELİŞTİRECEĞİZ'

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "İstanbul teşkilatımızın organize ettiği bir program kapsamında 39 ilçemizin tamamında bakan arkadaşlarımız, genel başkan yardımcılarımız, MKYK üyelerimiz, milletvekillerimiz hepsi sahadalar. Hepsi sahada veri toplayacaklar. Vatandaşımızın gerçek gündeminin ne olduğunu, vatandaşımızın gerçek sorunlarının ne olduğunu, çözüm bekleyen sorunlarının ne olduğunu dosyalıyoruz ve ilgili arkadaşlara aktarıyoruz. Ben buradan gittikten sonra, başkanımızla yapacağımız ziyaretler neticesinde elde ettiğimiz doneleri raporlayıp ilgili bakanlara ya da ilgili genel başkan yardımcımıza aktaracağız ve ona göre çözüm önerileri geliştireceğiz. " dedi.

'SİYASİ İRADEYE MÜTEŞEKKİRİZ'

Bakan Tekin, "Türkiye'de son 40-50 yıldır çokça gündemimize gelen, çokça kardeşimizi kaybetmemize sebebiyet veren bir problem biliyorsunuz çözüm noktasında bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, bir Müslüman olarak, bu ülkenin bu milletin bir mensubu olarak en can alıcı problemimiz olan terörsüz Türkiye sürecini, terörü bitirecek adımı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ( Tbmm ) gerçekten olağandışı bir çoğunlukla kabul eden siyasi iradeye, siyasi partilere, müteşekkiriz. Cumhurbaşkanı mıza, Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet bahçeli 'ye emeği geçen her kim varsa bu sürece destek olan hepsine teşekkür ediyorum. Bakın bu konu Türkiye'de bir tarafıyla özellikle 1990'lı yıllarda bizim ana gündemimizdi. Her gün bir şehit haberiyle uyanıyorduk. Her gün Türkiye'nin gündemini sarsan bir faili meçhul ile uyanırdık. Sadece 1993 yılında, şöyle eskiyi bir hatırlarsanız Elazığ-Bingöl Karayolu'nun kesilmesi ardından Sivas olayları, ardından Başbağlar, ardından Yavığ katliamı, her olayda 30'dan fazla vatandaşımızı, güvenlik görevlimizi kaybettiğimiz bir Türkiye'yi bir Yıl içerisinde yaşadık. Türkiye maalesef bu konudan dolayı çok ama çok can kaybetti. Sadece can kaybı değil, insanların devlete olan güvenini sarstık. Bu durumları yaşadık biz. Cumhurbaşkanımız 2001 yılında AK Parti'yi kurarken bu tabloyu Türkiye'ye, Türk insanına, Türk milletine yakışmadığını ve bu sorunun çözülmesi gerektiğini zihinlere yerleşen bir cümleyle ifade etti ve dedi ki 'Türkiye'de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Biz böyle bir Türkiye hayal ediyoruz’ dedi ve 2002 yılında iktidara geldiği andan itibaren, bugün 'Terörsüz Türkiye' Diye konuştuğumuz sürecin adımlarını ilmek ilmek ördü" dedi.

'SAHADA BUNLARI KONUŞACAĞIZ'

Bakan Tekin, "Kültür ve turizm Bakanlığı’nın Kürtçe edebi eserler, düşünce eserleri basmasından tutun, Milli Eğitim Bakanlığı’nın özel Kürtçe kursları açmasına kadar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda Kürtçe, Zazaca ve Kurmanci dersleri koymasına kadar insanların etnik ve dini kimliklerinden dolayı ötekileştirildiği bir Türkiye’yi olağan bir hukuk devletine dönüştürmek için, olağan bir demokratik devlete dönüştürmek için, insan haklarına saygı duyan, insan haklarını merkeze alan bir devlete dönüştürmek için devasa adımlar attık. Sayın Cumhurbaşkanımız 2004 yılında Diyarbakır’da şu cümleyi kurmuştu demişti ki, 'Ben, insan hakları ve demokrasinin misafir olarak kabul edildiği sözde bir demokratik Türkiye değil, insan hakları ve demokrasinin ev sahibi olduğu, kalıcı demokrasi ve insan haklarının güçlendirildiği bir Türkiye’yi hayal ediyorum' diyerek yola çıktık ve bunun mücadelesini yaptık; çünkü şuna inanıyoruz, şurayı biliyoruz. İnsanların devlete, insanların hükümete olan güveni arttıkça ülke kalkınacaktır. İnsanların güven duyması için de vatandaşın hiçbir ayrımcılığa maruz kalmadığına dair kamu otoritesi tarafından inancın vatandaş tarafından içselleştirilmesi lazım ki demokrasiniz güçlensin. Biz bu coğrafyada binlerce yıldır tabiri caizse, amiyane tabirle 72,5 milyon millet bir arada barış içerisinde, huzur içerisinde yaşadık. 72,5 milyon millet birbirinin temel hak ve hürriyetlerine saygı duyduğu bir Türkiye’yi hep beraber yaşadık. Dolayısıyla bu yılki Türkiye Yüzyılı buluşmalarımızın ana odağında Türkiye’deki bu demokratikleşme adımlarının, insan haklarını güçlendirmek için attığımız adımların nihai bir adımı olmak üzere üzerinde büyük bir ittifak oluşan terörsüz Türkiye sürecine hep beraber sahip çıkacağımız, bunu güçlendireceğimiz bir Türkiye’yi vatandaşlarımızla konuşmak, neyi niçin yaptığımızı, yapılanlardan neyi murat ettiğimizi vatandaşlarımıza sağlıklı bir dille anlatabilmek için bugün aranızdayız. Bugün sahada bunları konuşacağız" dedi.

'ÜÇ ALANDA DA ORTALAMALARINI YÜKSELTEN TEK OECD ÜYESİ TÜRKİYE OLDU'

Tekin, "Şu an Türkiye’de derslik başına öğrenci sayısı itibariyle OECD ortalamalarını yakaladık. Ortalama, orta öğretimde, ilkokulda, ortaokulda farklı olmak üzere 15 ila 20 arasında Türkiye ortalamamız var. Cumhuriyet Dönemi’nde toplamda yapılan derslik sayısının 2 katından fazla dersliği yaptık. Cumhurbaşkanımız dedi ki ‘Bizim birinci problemimiz eğitim. Dolayısıyla eğitime bütçeden en yüksek payı hep eğitime ayıracağız’ dedi ve 2002'den itibaren bütün bütçelerimizde birinci sırada eğitim var. Biz bunu yaptık. Derslik başına düşen öğrenci sayısı 70-80 kişilik sınıflardan 15-20 kişilik sınıflara Türkiye'yi getirdik. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı 800 binden fazla öğretmen ataması yaptık ve bu sayede o öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibariyle de OECD ortalamalarının üzerine çıktık. Okullarımız birinci sınıf ben otel gibi diyorum beş yıldızlı otel gibi okullar yaptık. İçerisinde her türlü imkanımız var. Önceki okullarımızda çocuklarımız tuvalet ihtiyacını bile okullarda gideremiyorlardı. 'Okullarımızda bir tane bilgisayar olsun Cumhuriyetin 100'üncü yılında' diyen öğretmenimize cevap olarak 660 bin sınıfımızda anaokullarımız hariç bütün sınıflarımızda kocaman birer bilgisayar olarak kabul edebileceğimiz etkileşimli tahtalar var. Akıllı tahta diye bilinen tahtalar var. Bu tahtaların internete erişimi var, internete bağlı. İnternet üzerinden Türkiye'nin herhangi bir yerindeki iyi bir örneğin, iyi bir anlatımı öğretmenimiz rahatlıkla açıp çocuklara görsel olarak seyrettirebilecek duruma geldik. UNDP'nin raporunda diyor ki ‘Dünyada bütün sınıflarında neredeyse bütün sınıflarında etkileşimli tahta olan tek ülke Türkiye’ tanımlaması var. OECD Genel Sekreteri dedi ki 'Türkiye son 20 yılda bir eğitim devrimi yaptı' dedi ve benden şunu rica etti. 'Bu devrimi nasıl gerçekleştirdiğinizi diğer ülkelere de örnek olmak üzere anlatın.' Eğitimin kalitesini de dünyada ölçen bütün dünyada geçerliliği kabul eden 2 tane mekanizma var PISA ve TIMSS diye bilinen değerlendirmeler. 2024 yılında TIMSS yapıldı, 2025 yılında da PISA yapıldı. PISA Yönetim Kurulu Başkanı o gün orada 'Türkiye'nin 2015 sonrası özellikle yaptığı şey olağanüstü bir başarı hikayesidir' ifadesini kullandı. Üç alanda ölçüyor bu PISA öğrencileri, matematik, fen ve okuma yazma becerileri. Üç alanda da ortalamalarını yükselten tek OECD ülkesi Türkiye oldu. Ben bundan önceki döngüyle bugünü kıyaslıyorum. 2015'ten itibaren 2022-2025 ben bakıyorum Türkiye hepsinde minimum 20 puanlık bir artış sağlamış. avrupa ülkeleri, OECD ülkeleri düşmüş mü. Evet düşmüş doğru; ama ben yükselmişim. Fransa İspanya İngiltere Almanya 1 hafta boyunca gazetelerde 'Biz niye başarısz oldu' yu tartışıyoruz. Biz niye başarılı olduk diye övüneceği yere Almanın Fransızın nasıl başarısız olduğunu nasıul bir çözüm üreteceğini düşünüyor. Böyle bir muhafelet böyle bir entelektüel bakış olabilir mi. 'Türkiye'nin olağanüstü başarısını örnek almalıyız' ifadeleri var. 2003 yılında ilk PISA döngüsü olduğunda Türkiye 38 OECD üyesi ülke arasında hiçbir alanda ilk 30'a giremezken bugün ilk 15'in içerisindeysek OECD üyesi ülkeler arasında bunun bir başarı olduğunu görmemiz lazım" diye konuştu.

‘BAŞARI ÇITAMIZI YÜKSELTİRKEN DOĞRU ŞEYLER YAPTIK'

Bakan Tekin konuşmasını "Biz etrafımızda yaşanan olaylardan dolayı, Suriye 'deki olaylar patladığında Türkiye'de sadece Suriyeli misafir kardeşlerimizin 1 milyona yakın çocuğuna biz okullarımızda eğitim verdik. Bu 1 milyon rakamı var ya birçok OECD üyesinin öğrenci sayısından fazla. Biz sadece bu kadar Suriyeli'ye eğitim verdik. Irak'ta olaylar yaşandı, Suriye'de olaylar yaşandı, İran 'da savaş var şimdi. 6 Şubat depremleri oldu, Rusya- Ukrayna savaşı oldu. Bunların hepsi bizim ülkemizde en az pandemi kadar eğitim öğretim sistemimize sıkıntı üretebilecek konular. Bütün bunlara rağmen biz başarı çıtasını yükseltirken biz doğru şeyler yaptık. Sayın Cumhurbaşkanımız dedi ki, 'Bizim birinci önceliğimiz eğitim. Bu çocuklara, Türk çocuklarına, Türk milletinin evlatlarına bu niteliksiz eğitim yakışmıyor. Biz bunu bir an önce dünyada muadilleriyle rekabet edebilecek düzeye çıkarmalıyız' dedi ve bir yola çıktık" cümleleriyle bitirdi. (DHA)

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ