Edebiyat sezonu sadece Fransa’ya özgü mü

Bu yıl da yaz sonuna doğru “rentrée littéraire” kapsamında yüzlerce roman yayımlanıyor. Peki Avrupa’daki komşularımız bu edebî buluşmayı nasıl karşılıyor?

Edebiyat sezonu sadece Fransa’ya özgü mü

Sonia Devillers, Philippe Jaenada, Amélie Nothomb, Philippe Besson, Ananda Devi. Hepsinin ortak bir noktası var: 2026 edebiyat sezonu açılışında okurlarla buluşacak olmaları. Ekim ayına kadar, 344’ü Fransız olmak üzere yaklaşık 461 romanın kitapçılara girmesi bekleniyor. Bu rakam, 484 eserin yayımlandığı bir önceki yıla göre hafif bir düşüşe işaret ediyor.

Edebiyat sezonu sadece Fransa’ya özgü mü
Edebiyat sezonu sadece Fransa’ya özgü mü

Yayıncılar ve kitabevleri için bu dönem vazgeçilmez; özellikle de okumanın gündelik hayatımızda giderek daha az yer tuttuğu bir zamanda. "Kendini kendiliğinden okur olarak tanımlayan Fransızların oranı, özellikle düzenli okurlar arasında (2023’e kıyasla eksi 5 puan) olmak üzere, tüm kategorilerde düşüyor" Diye tespit ediyor 2025’te yayımlanan Ulusal Kitap Merkezi’nin (CNL) 6. barometresi. Çalışmada ayrıca şu da vurgulanıyor: "Son 12 ay içinde Fransızların yüzde 63’ü en az beş kitap okuduğunu beyan ediyor (2023’e kıyasla eksi 6 puan) ve günlük okuma oranı (2023’e kıyasla eksi 4 puan) düşerek son 10 yılın en düşük seviyesine iniyor".

"Hayatımızda okumanın merkezî yerini Yeniden teyit etmek ortak görevimiz. Okumak, mutlaka korunması gereken, insanın kendine ayırdığı vazgeçilmez bir zamandır" diye savunuyor CNL Başkanı Régine Hatchondo.

Tablo gençlerde daha da çarpıcı: 2026’da yayımlanan "Les jeunes Français et la lecture" (Genç Fransızlar ve okuma) başlıklı araştırmaya göre, gençler günde ortalama 3 saat 1 dakikayı ekran karşısında geçirirken, kitap okumaya sadece 18 dakika ayırıyor. CNL Başkanı, "Düzenli okuma azalıyor ve gençler okurken çok sık aynı anda başka şeyler de yapıyor" diye açıklıyor.

Belçika ve İsviçre’de gözler Fransa’ya çevrili

Fransa’da özel bir önem taşısa da, edebiyat sezonu açılışı pek çok Avrupa ülkesinde de var.

İsviçre’de ise aynı ölçekte bir olgudan söz etmek mümkün değil. RTS’de edebiyat konusunda uzman gazeteci olan Nicolas Julliard, Euronews’e konuşurken, "Orada çok daha az medya gürültüsü var, ayrıca o dönemde daha az sayıda [edebiyat] ödülü de veriliyor" diyor. "Aynı olgu değil."

Buna rağmen Julliard, İsviçre ile Fransız pazarının giderek daha fazla aynı ritme girdiğini kabul ediyor. Gazeteci şöyle sürdürüyor: "Giderek daha çok yayınevi, en iddialı kitaplarını yayımlamak için takvimini buna göre ayarlıyor". Bunun başlıca nedenlerinden biri, İsviçreli yayınevlerinin bu sayede Fransa’da daha fazla görünürlük kazanması. "Yurtdışına açılan epey kitap var, hatta bazıları belirli ödüllerde boy göstermeye başladı." Özetle, İsviçre’nin sonbahar edebiyat sezonu açılışı "özellikle genç yayınevleri için giderek daha önemli bir randevuya dönüşüyor" diye noktalıyor Nicolas Julliard.

Belçika içinse bu, "hayli paradoksal bir dönem" diye değerlendiriyor "Le Carnet et les Instants" dergisinin Genel yayın yönetmeni Nausicaa Dewez, Euronews’e konuşurken. "Fransız edebiyat sezonu açılışının çekim gücü sayesinde, kitaplara ve edebiyata yönelik büyük bir medya ve kamuoyu ilgisi var; ama aynı anda, Fransa’da yayımlanan eserlerle tıka basa dolu bir alan söz konusu. [...] Belçikalı yayınevleri de bu dönemde varlık gösteriyor, ancak ticari açıdan çok daha büyük ve güçlü yapılarla rekabet edemeyeceklerinin farkındalar. Bu yüzden tüm güçlerini sonbahar sezonuna yatırmıyorlar."

Nausicaa Dewez, bir başka nüansı da hatırlatıyor: "Frankofon Belçika’daki çoğu edebiyat yayınevi için yılın ilk büyük buluşması, mart ayında düzenlenen Brüksel Kitap Fuarı’dır". Bu da, yılın başının Belçika edebiyatı için neden önemli bir dönem olduğunu açıklıyor.

Avrupa’da da önemli bir dönem

İspanya’da bu dönem "temporada editorial de otoño" ("sonbahar yayın sezonu") olarak adlandırılıyor. Gazeteci Pepa Blanes, Cadena SER (kaynak Fransızca) için kaleme aldığı yazıda, ülkenin "Fransa’daki kadar yoğun bir faaliyet düzeyine ulaşmasa da, yayınevlerinin her yıl eylül başı için büyük çaplı kitaplar hazırladığını" anlatıyor. "Etkinlikler de yine ayın büyük bir bölümünü kaplamaya başlıyor."

Almanya’da da yaz sonu edebî yayınlarla özdeşleşmiş durumda; ancak burada da, Fransa’ya kıyasla daha sınırlı bir kapsamdan söz ediliyor. Almanya’da bu dönem Bücherherbst ("kitap sonbaharı") ya da Literaturherbst ("edebiyat sonbaharı") olarak anılıyor. Basın, bu dönemde başlıca yenilikleri tanıtıyor ve bu zamanı kitabevleri açısından önemli bir dönem olarak görüyor. Tagesspiegel (kaynak Fransızca) gazetesi, bunun "uzun süredir planlanan" bir dönem olduğunu belirtiyor.

Her şeyden önce, bu yeni kitapların piyasaya çıktığı dönem, her yıl ekim ayında düzenlenen ve sektör için büyük önem taşıyan Frankfurt Kitap Fuarı’ndan birkaç hafta öncesine denk geliyor. Deutsche Welle (kaynak Fransızca)’nin aktardığına göre, Goncourt Ödülü örnek alınarak oluşturulan Deutscher Buchpreis de bu fuar sırasında veriliyor.

İtalya’da ise "yılın en önemli bazı yayınları sonbaharda yoğunlaşsa da, son yıllarda bu piyasa yaklaşımı değişti; yayınevleri, sonbaharda aşırı kitap yığılmasını önlemek için üretimlerini yılın geri kalanına daha dengeli yaymaya başladı" diye anlatıyor İtalyan Kitapçılar Birliği Başkanı Paolo Ambrosinin, Euronews’e verdiği demeçte.

Birleşik Krallık’taki edebiyat sezonu açılışı, belki de Fransa’dakine en çok benzeyen örnek; ancak farklı bir takvime dayanıyor. Kitabevi zinciri Waterstones’un operasyon direktörü Kate Skipper, The Guardian (kaynak Fransızca)’a yaptığı açıklamada, "‘Super Thursday’, kitabevleri için heyecan verici bir gün; çünkü aynı gün yüzlerce yeni kitap raflara geliyor" diyor.

Bu gün genellikle ekim ayının ilk ya da ikinci perşembesine denk geliyor. Kate Skipper sözlerini şöyle sürdürüyor: "Her zaman son derece yoğun bir gün, ama Noel dönemine yönelik bu kadar çok önemli kitabı bir anda paketlerinden çıkarırken gerçek bir heyecan yaşanıyor." The Guardian (kaynak Fransızca)’ın aktardığına göre, 2024’te bu "Super Thursday" kapsamında 1.900’den fazla eser yayımlanmıştı.

Ne var ki bu olağanüstü hacim, ertesi yıl belirgin biçimde azaldı: Yayımlanan yeni kitap sayısı neredeyse yarı yarıya düştü; yayınevleri, "daha az yayımla, ama daha iyi yayımla" sloganıyla özetlenen bir strateji benimsedi, diye bildirmişti The Bookseller (kaynak Fransızca).

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ