İbrahim Kaboğlu İstanbul Barosu Başkanlığına yeniden aday oldu: Türkiye'de hukuku etkili kılmaya davet ediyorum

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, 10 Ekim'de yapılacak genel kurulda Değişim İçin Avukatlar adına başkanlığa yeniden aday oldu. "Baromuzu...

İbrahim Kaboğlu İstanbul Barosu Başkanlığına yeniden aday oldu: Türkiye'de hukuku etkili kılmaya davet ediyorum

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Hakan KAYA

( İstanbul ) İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, 10 Ekim'de yapılacak Genel kurulda Değişim İçin Avukatlar adına başkanlığa Yeniden aday oldu. "Baromuzu ilerleteceğiz; hukuk ve yargı kurumu olma özelliğini daha ileriye götüreceğiz. Ama anayasal zaafların da, 1876'dan 2017'ye kadar sahip olduğumuz birikimlerin de farkında olarak giderilmesi gerektiğini de sürekli dillendireceğiz" diyen Kaboğlu adaylık açıklamasında "Katılımcı, kapsayıcı ve kurumsal gelişimci anlayışımızla hep birlikte bütün bileşenleri hukukun ortak paydası yolunda yürümeye ve türkiye 'de hukuku etkili kılmaya davet ediyorum" ifadesini kullandı.

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, 10 Ekim'de yapılacak genel kurulda Değişim İçin Avukatlar adına yeniden aday oldu. Akşam saatlerinde baroda yapılan toplantıda adaylığını açıklayan Kaboğlu, başkanlık görevine geldiği 2024 yılından bugüne 2 yıllık sürece ve hayata geçirilen uygulamalara değindi, "Baromuzu ilerleteceğiz; hukuk ve yargı kurumu olma özelliğini daha ileriye götüreceğiz. Ama anayasal zaafların da, 1876'dan 2017'ye kadar sahip olduğumuz birikimlerin de farkında olarak giderilmesi gerektiğini de sürekli dillendireceğiz" dedi.

"BU AĞIR GÖREVDE YALNIZ OLMADIM HİÇBİR ZAMAN"

Kaboğlu şunları söyledi:

"2014 yılında bana bir heyet gelmişti; tıpkı iki yılda bir olduğu gibi Marmara Üniversitesi’ne, baro başkanlığı için. Ve 'Hayır', ‘Üniversite öğretim üyeliği ağır bir görevdir, baro başkanlığı ise çok daha sorumluluk getiren bir görev ve ben bu iki görevi birlikte yürütemem’ demiştim.
O sırada dikkat edin; İstanbul Barosu belki de bugünkü üye sayısının yarısı kadar vardı ve Türkiye ise parlamenter rejimle yönetiliyordu. Ama bunu iki yıllık deneyimimde gerçekten benim 40 yıllık üniversite öğretim üyeliğim, 5 yıllık yasama meclisi üyeliğim sonrasında İstanbul Barosu'na harcadığım zaman, verdiğim emeği hiçbir görevde harcamadığımı ve bunu bir eleştiri olarak değil, baro başkanlığının İstanbul Barosu gibi bir baroda hukuku etkili kılmak amacıyla yapılan yönetimin çok ağır görev ve sorumluluk gerektirdiğini ifade etmek için bunu dillendirdim.

Tabii ki bu ağır görevde ben yalnız olmadım hiçbir zaman. Yönetim Kurulu canla başla iç çekirdeği oluşturdu; Denetleme Kurulu, Disiplin Kurulu ve Delegeler Heyeti, çalışma heyeti, Değişim İçin Avukatlar... Ama onlar da değil yalnızca, tabii ki; hiç karşılaşmadığımız, ilk kez gördüğümüz, tanıştığımız 40 merkez ve komisyon üyeleri, Temsilcileri , yöneticileri... Çoğu zaman ben barodan gece saat 23.00'te veya 24.00'te çıkarken mutlaka aşağıda bir grup öbeklenmiş, konuşuyor, selamlaşıyoruz. Sorma gereği duyuyorum; 'Hangi komisyondan çıktınız, hangi merkezin toplantısı vardı?' Diye . Demek ki saat 24.00'lere kadar yapılan çalışma, eğer biz 2 yılda, biraz önce başlangıçta 6 sayfalık hizmet çizelgesi, sizlere zamanınızı almamak için okuyamadığım metindeki emek; demek ki yalnızca Yönetim Kurulunda değil, diğer 3 kurulun değil, aynı zamanda merkezlerin, komisyonların ve İstanbul Barosu üyesi binlerce, 10 binlerce avukatındır.

"TÜRKİYE'DE HUKUKU ETKİLİ KILMAYA DEVAM EDİYORUM"

Bu itibarla biz bu Yıl İstanbul Barosunun 148’inci yılını kutladık. Tabi bütün bu yaşadığımız deneyimler İstanbul Barosu'nun 150’inci yılına artık hiçbir biçimde, tıpkı 23 Şubat 2025'te Genel Kurulda da dile getirdiğim gibi; 'biz' değil, artık 'hepimiz', hep birlikte... Zira İstanbul Barosu’nun bütün önemli etkinliklerine 2 kategoriyi, İstanbul Barosu’na, kurumsallaşmasına emek vermiş meslektaşları davet etmeyi hiç ihmal etmedim: Bir, önceki başkanları; İki, Ekim 2024'te bizimle yarışan grup temsilcilerini. Dolayısıyla, katılımcı, kapsayıcı ve kurumsal gelişimci anlayışımızla hep birlikte bütün bileşenleri hukukun ortak paydası yolunda yürümeye ve Türkiye'de hukuku etkili kılmaya davet ediyorum.”

Toplantının başında Avukat Büşra Çakır da Değişim İçin Avukatlar adına hazırlanan açıklamayı okudu. "Bugün burada, İstanbul Barosu’nun geleceğine ilişkin irademizi bir kez daha hep birlikte ortaya koymak üzere bir aradayız" diyen Çakır şunları söyledi:

"İki yıl önce yine burada, İstanbul Barosu’nun yalnızca yönetiminin değil, yönetim anlayışının da değişmesi gerektiğini söyledik. 'Fikir, Dayanışma, Eylem' diyerek çıktığımız bu yolda; avukaın yalnız bırakılmadığı, savunmanın susturulmasına izin verilmediği, meslektaşının hakkına yönelen her müdahalede onun yanında duran ve hukuksuzluk karşısında susmayan bir İstanbul Barosu hayal ettik. İki yılın ardından bugün yine buradayız. Ancak artık yalnızca nasıl bir İstanbul Barosu istediğimizi anlatmıyoruz. Bugün, birlikte değiştirmeye başladığımız İstanbul Barosu’nun mücadelesini sürdürme irademizi ortaya koyuyoruz.

"BAROMUZU DEMOKRATİK TOPLUM MÜCADELESİNİN BİR PARÇASI KILMAYA ÇALIŞTIK"

Geride bıraktığımız iki yıl; yargının Siyasal müdahalelerin aracı hâline getirilmeye devam edeceği, seçme ve seçilme hakkına müdahalelerin yaşandığı, temel hak ve özgürlüklerin giderek daha fazla sınırlandırıldığı bir dönem oldu. Tüm baskılara rağmen toplumsal Barış ı destekledik, baromuzu demokratik toplum mücadelesinin bir parçası kılmaya çalıştık. Ve bütün bunlar yaşanırken savunma yine hedefteydi. Avukatların dosyalarına erişemediği, müvekkilleriyle görüşmelerinin engellendiği, görevlerini yerine getirirken Gözaltına Alındı ğı ve mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklandığı bir düzende hedef alınan yalnızca avukat değildir. Çünkü savunmanın susturulduğu yerde yurtaşın hak arama özgürlüğü de susturulur. Bu nedenle İstanbul Barosu’nu hiçbir zaman yalnızca idari işlerin yürütüldüğü bir meslek kuruluşu olarak görmedik. İstanbul Barosu aynı zamanda bir mücadele örgütüdür. Bu anlayışla Baroyu binasından çıkardık. Meslektaşımızın hakkı ihlal edildiğinde adliyede, gözaltına alındığında nezarethane önünde, tutuklandığında cezaevi kapısında olduk.

Gençler, öğrenciler ve yurtaşlar gözaltına alınırken Vatan Emniyet’te; seçilmişler, Gazeteciler , meslektaşlarımız ve yurtaşlar tutuklandığında Silivri’de, Çorlu’da, Edirne’deydik. İstanbul Barosu’nun ve yöneticilerinin yargılanmak istendiği günlerde Çağlayan’da ve Silivri’de dimdik durduk. Seçme ve seçilme hakkına yönelik müdahaleler karşısında açılan davalarda demokratik Siyaset hakkını savunduk. İliç’te, Hendek’te, Dilovası’nda iş cinayetlerinde yaşamını yitiren emekçilerin ve ailelerinin yanında olduk. 1 Mayıs’ta ve diğer toplumsal olaylarda emekçileri yalnız ve avukatsız bırakmadık. Akbelen’de, Ceratepe’de, Kanal İstanbul’da ve Sazlıdere’de doğanın ve yaşam alanlarının korunması için yürütülen ekoloji mücadelelerinin hukuki takipçisi olduk. Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini izledik, raporladık ve hukuki süreçlerin takipçisydik. Kadınların hak ve özgürlüklerine yönelik her saldırının karşısında durduk. 8 Mart’ta, 25 Kasım’da ve kadınların hakları için sokağa çıktığı her yerde kriz masalarımızla, gözaltı takibimizle ve hukuki desteğimizle kadın mücadelesinin yanındaydık.

"HUKUK MÜCADELESİ YALNIZCA ADLİYE KORİDORLARINDA YÜRÜTÜLMEZ"

LGBTİ+ hakları insan haklarıdır dedik son günlerde yapılan gözaltılar, Sosyal Medya karalamamalarına karşı hak savunuculuğuna devam ettik bugün de Çağlayan Adliyesi’nde gözaltına alınan 5 meslektaşımız ve onlarca aktivistin süreçlerini İstanbul Emniyet Müdürlüğünde takip ediyoruz. Çünkü bizim için hukuk mücadelesi yalnızca adliye koridorlarında yürütülmez. İstanbul Barosu, hakkın ihlal edildiği ve hukuka ihtiyaç duyulan her yerde olmak zorundadır. Hukukun üstünlüğünü savunmanın bir bedeli olduğunu biliyorduk ve bu bedeli ödemekten Kaç ınmadık. Ancak mücadelemizi bununla sınırlamadık. Genç avukatların ekonomik sorunlarını, işçi avukatların güvencesiz çalışma koşullarını, serbest çalışan meslektaşlarımızın giderek artan giderlerini, CMK ve adli yardım ücretlerinin yetersizliğini aynı mücadelenin parçaları olarak gördük.

Baro odalarını ve çalışma alanlarını genişleterek, yeni hizmet alanları yaratarak; bilimsel toplantılar, mesleki eğitimler ve dayanışma buluşmaları düzenledik. Ama bunların hiçbirini yeterli görmüyoruz. Çünkü bizim için değişim bir Seçim kazanmak değildir. Değişim, bir yönetimin yerine başka bir yönetimin gelmesi de değildir. Değişim bir yönetim kültürüdür. Şimdi önümüzde, iki yıl önce başladığımız değişimi İstanbul Barosu’nun kurumsal yapısına ve çalışma kültürüne kalıcı bir biçimde yerleştirme sorumluluğu bulunuyor. Bu nedenle yeni dönem, geride bıraktığımız dönemin tekrarı değil; başladığımız dönüşümün kurumsallaşacağı yeni bir aşama olacaktır. Daha demokratik, katılımcı ve şeffaf bir İstanbul Barosu için; meslektaşlarımızın ekonomik ve mesleki sorunlarına çözüm üretmek için; savunmanın bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü ve temel hak ve özgürlükler için daha Yapacak çok işimiz var. İşte bu nedenle bugün yeniden buradayız.

"BU ADAYLIK YALNIZCA BİR BAŞKANIN İKİNCİ DÖNEM ADAYLIĞI DEĞİLDİR"

Değişim; savunmanın örgütlü gücüdür. Değişim; hukuksuzluk karşısında susmamaktır. Değişim; baronun binasından taşmasıdır. Ve İstanbul Barosu’nda değişim devam etmelidir. Bu nedenle Değişim İçin Avukatlar olarak 2026 İstanbul Barosu Genel Kurulu’nda, İstanbul Barosu Başkanımız Avukat Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu’nun başkanlığında yolumuza devam edeceğimizi meslektaşlarımıza ve kamuoyuna ilan ediyoruz. Bu adaylık yalnızca bir başkanın ikinci dönem adaylığı değildir. Bu adaylık; iki yıl önce başlayan değişimin devam etmesi, kurumsallaşması ve İstanbul Barosu’nun kalıcı yönetim kültürüne dönüşmesi iradesidir. Hiçbir meslektaşımızı dışarıda bırakmadan; ortak akılla, dayanışmayla, demokrasiyle ve Fikir, Dayanışma, Eylem anlayışıyla yolumuza devam ediyoruz. Ve dün olduğu gibi bugün de aynı sözü söylüyoruz: Her zaman, her yerde, herkes için hukuk! İstanbul Barosu’nda değişime devam diyen bütün meslektaşlarımızı bu mücadeleyi birlikte büyütmeye davet ediyoruz"


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ