Türkiye Plastik Atık Çalıştayı İstanbul'da başladı

Canan İLARSLAN- Şevval CİNDİR / İSTANBUL, (DHA)- Türkiye Plastik Atık Çalıştayı İstanbul'da başladı. Programa katılan Kültür ve Turizm Bakanı...

Türkiye Plastik Atık Çalıştayı İstanbul'da başladı

Canan İLARSLAN- Şevval CİNDİR / İstanbul , (DHA)- Türkiye Plastik Atık Çalıştayı İstanbul'da başladı. Programa katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Sıfır atık çalışmaları kapsamında tüm atık türleri için geri kazanım oranı 8 yıllık süreçte yüzde 13’ten yüzde 37,53’e yükselmiştir. Bu ciddi ilerleme sayesinde 90 milyon ton atık ekonomiye kazandırılarak yaklaşık 365 milyar TL katkı sağlanmıştır. Geri kazanım oranının 2035’te yüzde 60’a, 2053’te yüzde 70’e çıkarılması gibi çok ciddi hedefler de belirlenmiş durumdadır” dedi.

Gelecek İçin Sıfır Atık – Ortak Akıl Platformu Türkiye Plastik Atık Çalıştayı, Sıfır Atık Hareketi kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın öncülüğünde Sıfır Atık Vakfı’nın ev sahipliğinde Yeşilköy’de bir otelde gerçekleştirildi. 'Atığı Azaltan, Kirliliği Önleyen Türkiye: Temiz Çevre, Güçlü ekonomi , Güvenli Gıda, Sağlıklı Nesiller’ teması ile düzenlenen programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş katıldı. Yarın da devam edecek olan program Türkiye’nin plastik kirliliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi hedeflerine katkı sunmayı amaçlıyor.

17 bakanlık ile bu bakanlıkların plastik döngüsünün farklı aşamalarında görev ve sorumluluk üstlenen yaklaşık 50 genel müdürlüğü, baş Kanlı ğı ve bağlı kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirilecek Çalıştay'da ayrıca valilikler, yerel yönetimler, üniversiteler, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve ilgili TOBB sektör meclisleri, sanayi ve ticaret odaları, organize sanayi bölgeleri, meslek kuruluşları, sektörel birlikler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör temsilcileri, finans kuruluşları ve alan uzmanları yer alacak. Plastik döngüsü ortak akıl ve çok paydaşlı iş birliği anlayışıyla ele alınacak çalıştayın temel yaklaşımını; atığı azaltmak, kirliliği kaynağında önlemek, kaynakları verimli kullanmak ve plastik döngüsünü çevresel, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla birlikte dönüştürmek oluşturacak.

4 ANA BLOK, 15 ÇALIŞMA MASASI OLUŞTURULACAK

Türkiye Plastik Atık Çalıştayı kapsamında plastik döngüsünün bütüncül şekilde değerlendirilmesi amacıyla dört ana tematik blok ve 15 çalışma masası oluşturulacak. Plastik Üretimi, Tasarımı ve Ekonomik Dönüşüm başlıklı ilk blokta; sürdürülebilir hammadde üretimi, eko-tasarım, sürdürülebilir ürün ve ambalaj geliştirme, kaynak verimliliği, temiz üretim, endüstriyel simbiyoz ile plastik sanayisinde yeşil dönüşüm, ihracat ve rekabet gücü ele alınacak. Plastik Tüketimi, Atık, Kirlilik ve Çevre başlıklı ikinci blokta; tek kullanımlık plastikler, sürdürülebilir tüketim, yeniden kullanım sistemleri, plastik atıkların toplanması ve geri dönüşümü, turizm, eğitim , sağlık ve toplu yaşam alanlarında plastik yönetimi ile denizlerde, iç sularda ve doğal ekosistemlerde plastik kirliliği değerlendirilecek. Plastik, Gıda Güvenliği, İnsan Sağlığı ve Toplumsal Dönüşüm başlıklı üçüncü blokta; tarımda plastik kullanımı, mikroplastikler, gıda güvenliği, mikro ve nanoplastiklerin insan sağlığı üzerindeki etkileri, maruziyet ve risk değerlendirmesi ile eğitim, iletişim ve toplumsal davranış dönüşümü masaya yatırılacak. Plastik Döngüsünde Yönetişim, Finansman, Veri ve Gelecek Vizyonu başlıklı dördüncü blokta ise mevzuat, denetim ve kurumsal yönetişim, yeşil finansman ve yatırım mekanizmaları, veri ve izleme, dijital dönüşüm, 2053 Türkiye Plastik Vizyonu ve uluslararası iş birliği başlıkları ele alınacak. Oturumun sonunda Çalıştay Çıktıları Türkiye’nin Plastik Vizyonuna Katkı Sunacak ve tematik masa raporları, Türkiye Plastik Döngüsü Sonuç Raporu ve sonuç bildirisi hazırlanacak. Ortaya konulacak çıktılar; öncelikli sorunların, ihtiyaçların ve fırsatların yanı sıra uygulanabilir politika ve çözüm seçeneklerini de içerecek. Çalıştay sonuçlarının ayrıca ilgili bakanlıkların görev ve sorumluluk alanlarına göre sınıflandırılarak politika ve değerlendirme raporlarına dönüştürülmesi planlanıyor. Bu kapsamda çalıştayın, Türkiye’nin ulusal mevzuatı ve strateji belgeleriyle birlikte uluslararası gelişmeler doğrultusunda şekillenen 2053 Türkiye Plastik Vizyonu’na katkı sunması hedefleniyor.

'PLASTİĞİN DÜNYA ÇAPINDA ÜRETİMİ YAKLAŞIK 230 KAT ARTARAK 460 MİLYON TONUN ÜZERİNE ÇIKMIŞ'

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Sözlerimin başında, Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet; ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyor, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü bu saatlerde kayıp vatandaşlarımızdan güzel haberler almayı ümit ediyorum. Atık sorunu ve çevre kirliliği, ormanlık alanların tahrip edilmesi, iklim krizi gibi ana ve alt başlıklarla genişletebileceğimiz tehditler, adil bir düzende herkesin huzur içinde yaşamasına yetecek bu muhteşem gezegeni yaşanmaz hale getirme potansiyeli taşımaktadır. Son 70 yıllık dönemde plastiğin dünya çapında üretimi yaklaşık 230 kat artarak 460 milyon tonun üzerine çıkmış durumda. Bu denli yaygın bir ürün elbette beraberinde ciddi bir çevre sorumluluğu getirmektedir. Günümüz dünyasında pek göremediğimiz küresel ortak duruş gibi iyi hasletlerin devletlerin politikası haline özellikle bu konuda gelmesi gerekiyor" dedi.

‘PLASTİK ÜRETİMİNİN 460 MİLYON TONA ULAŞTIĞI GÜNÜMÜZDE PLASTİK ATIK SEVİYESİ DE 353 MİLYON TONA ULAŞMIŞTIR'

Bakan Ersoy, "Plastik üretiminin 460 milyon tona ulaştığı günümüzde plastik atık seviyesi de 353 milyon tona ulaşmıştır. Üretimin dörtte üçünden fazlası atık olarak karşımızda duruyor. Plastik atıkların yalnızca yüzde 9’u nihai olarak geri dönüştürülmekte. Sadece ve sadece yüzde 9. Kalan yüzde 19’u yakılıyor, yüzde 50’si ise depolanıyor. Kontrolsüz olarak yönetilen ve çevreye karışan plastik atıkların oranı ise yüzde 22. Günümüz atık oranını ele alırsak toprağı, nehirleri, okyanusları zehirleyen, canlı ekosistemine ciddi zarar veren yaklaşık 78 milyon ton plastik kontrol dışındadır ve ciddi oranda doğaya karışmaktadır. Dolayısıyla doğayla barışık ciddi bir alternatif madde en önemli çözüm başlığıdır. Ancak biliyoruz ki bazı ülkelerin ekonomik çıkarları burada çözümün önünü tıkayacak” diye konuştu.

TÜM ATIK TÜRLERİ İÇİN GERİ KAZANIM ORANI 8 YILLIK SÜREÇTE YÜZDE 13’TEN YÜZDE 37,53’E YÜKSELMİŞTİR

Bakan Ersoy, "Elbette küresel politikalarla bunun mücadelesi de verilecektir ama bizlerin artık zaman kaybetme lüksü yok. Dolayısıyla mümkün olan her bir çözüm başlığı devreye hızlı bir şekilde alınmalıdır. Burada bütüncül bir yaklaşım olmalı; gereksiz kullanımın ve israfın azaltılmasından ikincil ham madde kullanımına kadar bütün plastik döngüsü masaya yatırılmalıdır. Elbetteki eldeki veriler Türkiye’nin bu alanda kat etmesi gereken aşamalar olduğunu ortaya koymaktadır. Gerçeklere hiçbir zaman gözümüzü kapatmadık, kapatmayız. Aksi takdirde çözüm üretmek mümkün olmaz. Bugün; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın verilerine göre sıfır atık çalışmaları kapsamında tüm atık türleri için geri kazanım oranı 8 yıllık süreçte yüzde 13’ten yüzde 37,53’e yükselmiştir. Bu ciddi ilerleme sayesinde 90 milyon ton atık ekonomiye kazandırılarak yaklaşık 365 milyar TL katkı sağlanmıştır. Geri kazanım oranının 2035’te yüzde 60’a, 2053’te yüzde 70’e çıkarılması gibi çok ciddi hedefler de belirlenmiş durumdadır" dedi.

‘PLASTİK YEDİ ÖNCELİKLİ SEKTÖRDEN BİRİ OLARAK BELİRLENMİŞTİR’

Bakan Ersoy, “Plastik atık noktasında ise 2025–2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planında plastik yedi öncelikli sektörden biri olarak belirlenmiştir. Plan; altı stratejik hedef ve 53 eylem üzerinden atık önleme, döngüsel ürünler, ikincil ham madde, izleme, teşvik ve sektörel dönüşüm alanlarında yeni bir uygulama çerçevesini oluşturmaktadır. Birincil hammaddeye bağımlılığı azaltmak en önemli hedef” ifadelerini kullandı.

‘KİRLİLİKLE MÜCADELEDE BİREYSEL YAKLAŞIM KİLİT NOKTADIR’

Ersoy, "Al-kullan-at prensibine dayanan lineer ekonomi modeli tüketimi çok ciddi seviyelere taşırken, pratiklik kisvesi altında her geçen dönem daha da orantısız bir artışla çok ciddi bir plastik kirliliğini beraberinde getiriyor. Kirlilikle mücadelede bireysel yaklaşım kilit noktadır. Alışkanlıklarımızı, tercihlerimizi değiştirmemiz gerekiyor. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla atıkların ciddi oranda azaldığı, var olanın bir ekonomik kaynak olarak fayda sunduğu, kurumlar arası iş birliğinin ve bilinçli bireylerden oluşan toplumun bu işleyişi garanti altına aldığı yarınları inşallah birlikte inşa edeceğiz” diye konuştu.

‘BİR ŞEHİRDEN DÜNYAYA MESAJ VERİLECEKSE, ‘SIFIR ATIK’IN BAŞKENTİ’ İDDİASIYLA ORTAYA ÇIKAN İSTANBUL'DA YAPILABİLİR’

İstanbul Valisi Davut Gül, "Sorunu gördük, biliyoruz. Sorunun sadece Türkiye açısından değil, dünya açısından çok büyük olduğunun farkındayız. Sınırlar kontrol edilebiliyor ama çevreyle,havayla, denizlerle, toprakla ilgili, ithalatın, ihracatın bu kadar yaygın olduğu bir dönemde mesele yerel değil küresel bir mesele. Bunun farkında olarak cumhurbaşkanı mızın liderliğinde çevre şehircilik Murat Kurum bakanımızın koordinasyonunda önemli mesafeler katedildi. Yeterli mi? "Sorunu ortadan kalktı mı? Hiç şüphesiz kalkmadı. Halen gidilecek bir yol var mı? Evet var. Bunun için Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde Sıfır Atık Vakfımızın yaptığı çalışmalar sadece kamu ayağıyla değil, sivil toplum kuruluşların, vatandaşların bunu bir kültür olarak içselleştirmeleri, politika yapıcılara öneri sunmaları anlamında çeşitli etkinlikler yapılıyor. İstanbul'da bunların içerisinde en isabetli şehirlerden bir tanesi. 60 üniversitemiz var, 2 milyondan fazla üniversite öğrencimiz var, 3 milyona yakın orta ve ilk öğretim öğrencimiz var. Dolayısıyla da bir kültür oluşacaksa, bir şehirden dünyaya mesaj verilecekse, ‘Sıfır Atık, Sıfır Atık’ın Başkenti’ iddiasıyla ortaya çıkan İstanbul'da yapılabilir" dedi.

‘TÜRKİYE PLASTİK ATIK ÇALIŞTAYI'NI BU NEDENLE ALTI TEMEL EKSEN ÜZERİNDE KURDUK’

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, "Hedefimiz kendi kaynaklarını döngüde tutan, kendi atığını etkin yöneten ve yüksek katma değer üreten güçlü bir geri dönüşüm ekonomisi olmak zorunda. Bir başka mesele mevzuat ve denetim. Kurallarımız, denetimlerimiz ve cezalarımız elbette var. Gerekirse plastik atık ithalatının yasaklanmasını da konuşmak zorundayız. Çevreyi plastik atıklarla kirletenlere yönelik hapis cezası da dahil daha ağır yaptırımları da tartışabilmeliyiz. Çünkü ortak akıl yalnızca kolayca uzlaştığımız konuları konuşmak değildir. Ortak akıl, zor soruları aynı masa etrafında konuşabilmektir. Plastik kirliliğinin görünmeyen bir boyutu daha var. Plastik meselesi yalnızca bir atık ve çevre kirliliği meselesi değildir. Gıda güvenliği meselesidir, insan sağlığı meselesidir, aynı zamanda iklim, ekonomi ve rekabet meselesidir. Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nı bu nedenle altı temel eksen üzerinde kurduk. Atık, kirlilik, çevre, ekonomi, gıda güvenliği, insan sağlığı. Bizim hedefimiz çevre ile ekonomi arasında bir tercih yapmak değil, çevreyi koruyan, ekonomiyi güçlendiren ve insanı merkeze alan bir dönüşümü hep birlikte gerçekleştirebilmektir. Bütün bu çalışmaların sonunda ulaşmak istediğimiz hedef çok net: Türkiye’nin plastikle kurduğu ilişkiyi yeniden tasarlamak. Kaynaklarını verimli kullanan, kendi atığını toplayıp ekonomimize kazandıran, sanayinin rekabet gücünü artıran, çevresini, gıda güvenliğini ve insan sağlığını koruyan büyük bir Türkiye hedefliyoruz" diye konuştu. (DHA)

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ