Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanun Teklifi Komisyon'da: “Amaç yabancı devleri Türk vergi sisteminin ve yargısının egemenliği altına sokmak”

TBMM Bayırdırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu, Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi'nin yabancı dijital...

Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanun Teklifi Komisyon'da: “Amaç yabancı devleri Türk vergi sisteminin ve yargısının egemenliği altına sokmak”

Haber: Berfin BAYIR

( Tbmm ) - TBMM Bayırdırlık, İmar, Ulaştırma ve turizm Komisyonu Başkanı Adil Karaismailoğlu, Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi'nin yabancı dijital konaklama platformlarının türkiye 'deki faaliyetlerini düzenlemeyi amaçladığını belirterek, platformlara izin belgesi alma ve Türkiye'de temsilci bulundurma zorunluluğu getirileceğini söyledi. Teklifin ilk imza sahibi Ak parti rize Milletvekili Harun Mertoğlu ise düzenlemenin "yabancı devleri Türk hukukunun, vergi sisteminin ve yargı sının egemenliği altına sokmayı amaçladığını" ifade etti.

TBMM Bayırdırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu, AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu başkanlığında Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi'ni görüşmek üzere toplandı.

Komisyon Başkanı Karaismailoğlu, teklifin görüşmelerine geçilmeden önce yaptığı açılış konuşmasında, turizm sektörünün ekonomik açıdan ve Türkiye'nin tanıtılması bakımından önemli bir sektör olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Turizm, özellikle ekonomik anlamda ve ülkemizin tanıtılması açısından, özellikle bir Diplomasi hareketi olarak en önemli sektörlerimizin başında gelmektedir. Tabii gelişen şartlar, dünyadaki yeni gelişmeler ve dijitalleşmenin bu kadar yoğunlaştığı bir ortamda kanunlarımıza yeni maddeler eklemek, yeni düzenlemeler yapmak ihtiyacı doğuyor. Bununla ilgili yaptığımız çalışmaları komisyonumuzun gündemine getirdik. Buradaki yapacağımız tartışmalarda son halini verip Genel Kurulun gündemine getirmeye çalışacağız."

Karaismailoğlu, teklif metninin komisyon üyelerine daha önce iletildiğini, teklifin yürürlük, yürütme ve bir geçici madde dahil 11 maddeden oluştuğunu belirterek, teklif ile yabancı dijital konaklama platformlarının Türkiye'deki faaliyetlerinin düzenlenmesinin amaçlandığını bildirdi.

Karaismailoğlu, "Platformların izin belgelerinin alınması, Türkiye'de temsilci bulundurması zorunlu hale gelmektedir. Yine dijital platformların daha düzenli çalışması ve Türkiye'deki konaklama tesislerinden ve hizmet tesislerinden vatandaşlarımızın daha planlı ve daha organize bir şekilde faydalanması amacıyla hazırlanmıştır" Diye konuştu.

Karaismailoğlu, kurallara aykırılık halinde idari yaptırım ve Erişim Engeli uygulanabileceğini, uyuşmazlıklarda ise Türk hukukunun esas alınacağını ve Türk mahkemelerinin çözüm mercii olacağını belirtti.

"ANAYASA'YA AYKIRILIK" ÖNERGESİ REDDEDİLDİ

Karaismailoğlu'nun konuşmasının ardından DEM Parti Mardin Milletvekili George Aslan ve Hakkari Milletvekili Vezir Coşkun Parlak tarafından verilen "Anayasa'ya aykırılık" önergesinin gerekçesi okutuldu. Yapılan oylamada önerge reddedildi.

AK PARTİLİ MERTOĞLU: "HUKUKUN ASLİ GÖREVİ, TEKNOLOJİYE REHBERLİK ETMEKTİR"

Oylamanın ardından teklif Hakkında Bilgi veren ilk imza sahibi AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, düzenlemenin turizm sektörünü, yerli ve milli sermayeyi ve dijital çağdaki hukuki egemenliği doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.

Mertoğlu, dijitalleşen dünyada hukukun teknolojik gelişmeleri yasaklamak yerine teknolojiye rehberlik etmesi gerektiğini belirterek, "Bir hukukçu olarak ifade etmek isterim ki dijitalleşen dünyada hukukun en temel felsefesi, teknolojik gelişmeleri göz ardı etmek ve onları yasaklamak değildir. Hukukun asli görevi teknolojiye rehberlik etmek, dijitalleşmeyi kamu yararıyla buluşturmak, vergi adaletini temin etmek ve haksız rekabeti bertaraf etmektir" dedi.

Yabancı merkezli dijital konaklama platformlarının Türkiye'deki faaliyetlerinin yıllardır yargı organlarının gündeminde olduğunu belirten Mertoğlu, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi bünyesinde görülen haksız rekabet Davasında üç hukuki tespit yapıldığını söyledi.

Mertoğlu, yabancı platformların Türkiye'de resmi bir temsilci atamadan faaliyet göstermesinin idari ve hukuki denetimden Kaç ınmalarına yol açtığını belirterek, "Turizm Kanunu'nun 50. maddesi çerçevesinde vergisini ödeyen, istihdam sağlayan yerli acentelerimiz ve konaklama tesislerimiz aleyhine asimetrik bir haksız rekabet yaratılmaktadır. Diğer taraftan mali mükellefiyetler tesis edilmediği için ciddi bir kamu zararı oluşmaktadır" dedi.

Yargı kararlarının münferit uyuşmazlıkları çözdüğünü ancak Kanun koyucunun yerini alamayacağını değinen Mertoğlu, "Fakat yargı kararları kanun koyucunun yerini alamaz. Mahkeme kararlarının işaret ettiği bu hukuki boşluğu doldurmak, somut ve emredici normlar ihdas etmek Anayasamızın 7. maddesi gereğince münhasıran Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görevidir" ifadelerini kullandı.

"TEMSİLCİ VE İZİN BELGESİ ZORUNLULUĞU GETİRİLİYOR"

Mertoğlu, yabancı platformların Türkiye'de Temsilcileri bulunmadığı için Dijital Hizmet Vergisi bakımından yükümlülüklerini fiilen yerine getirmediğini ve tebligatlardan kaçındığını savundu.

Kanun teklifinin serbest piyasayı kurallaştırmayı hedeflediğini belirten Mertoğlu, düzenlemenin esaslarını şöyle sıraladı:

"Temsilci ve izin belgesi zorunluluğu: Platformlar Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi alıp Türkiye'de tebligata yetkili Türk vatandaşı olan veya sermaye şirketi bir temsilci atayacaktır. Bu muhatapsızlığa bu şekilde son verilecektir. Mali mükellefiyet ve vergi kapsamı: İzin belgesi alabilmenin ön şartı; Dijital Hizmet Vergisi mükellefiyetinin aktif olarak yerine getirilmesi ve Turizm Payı'nın ödenmesidir. Ödemeyen platformun izin belgesi iptal edilebilecek ve BTK kanalıyla erişimi engellenecektir. Algoritmik cezalandırma yasağı: Platformların şartlarına uymayan otelleri arama Sonuç larında alt sıralara itmesi ağır idari para cezasına bağlanmaktadır. Türk hukuku ve mahkemelerin yetkisi: Türkiye'deki hizmetlere ilişkin uyuşmazlıklarda yabancı tahkim dayatmalarına son verilerek münhasıran Türk mahkemeleri yetkili kılınmaktadır."

Mertoğlu, teklifin hazırlanması sürecinde yabancı platformların düzenlemeden memnuniyet duyduğunu, yerli acente temsilcilerinin ise itirazlarını dile getirdiğini belirtti. Bu durumun doğru okunması gerektiğini Söyleyen Mertoğlu, yabancı platformların hukuki belirsizlikten kurtularak yasal bir lisans statüsüne kavuşacağını ifade etti ve "Sektör temsilcilerimizin kaygısını da anlıyoruz. Ancak korumacılık adına dijitalleşmeyi yasaklamak ya da vatandaşlarımızı alternatiflerden mahrum bırakmak da doğru değildir. Amaç, yabancı devleri Türk hukukunun, Türk vergi sisteminin ve Türk yargısının egemenliği altına sokmaktır. Biz yabancı sermayeye imtiyaz tanımıyoruz, aksine onları kurallarımıza tabi kılıyoruz" dedi.

Teklifin yasalaşması halinde vergi hazinesine gelir sağlanacağını ve yabancı platformların yerli acentelerle eşit şartlar ve yükümlülüklerle rekabet edeceğini belirten Mertoğlu, düzenlemeye ilişkin değerlendirmesini şöyle tamamladı:

"Sonuç olarak kanun teklifi otellerimizin ve acentelerimizin hakkını koruyan bir rekabet adaletidir. Devletimizin mali haklarını güvenceye alan bir dijital egemenlik adımıdır. Tüketicimizin mağduriyetini önleyen bir hukuki güvencedir. Yerli üreticilerimizi ve işletmelerimizi küresel devlerin insafına bırakmayan bu düzenlemenin yasalaşması hususunda desteklerinizi bekliyoruz."

"YABANCI DİJİTAL TEKELLERİN İNİSİYATİFİNE TÜRK TURİZMİNİN GELECEĞİ TESLİM EDİLİYOR"

Teklifin geneli üzerinde konuşmak için söz alan YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Türkiye'deki ekonomik sorunlara ve fon krizine ilişkin, "İnsanımızın yüzü gülmüyor. Milyonlarca insan açlıkla, sefaletle, geçim derdiyle boğuşurken tarihimizde görülmemiş asrın vurgununu katladılar. Yandaş, foncu arsızlar milyarları götürmüş durumda. Peki bu çarkın altında ezilen kaç yatırımcı var? 455 bin vatandaşımız. 455 bin yatırımcı demek, 455 bin aile demek. 455 bin aile en az 2 milyon insan demek. Bu asrın vurgununun ekonomiye maliyeti tam 90 Milyar , depremin maliyeti de yaklaşık 100 milyar TL" diye konuştu.

Ülkede "bir çürüme yaşandığını" savunarak, iktidarın belediyelere yönelik uygulamalarını ve basın üzerindeki Baskı ları eleştiren Karasu, dijital erişim engellerine ilişkin de şöyle konuştu:

"Bu rezaletler, çevirdiği dolaplar duyulmasın diye basının fişini çekiyor, daha yayınlanmamış kitapları toplatıyor. Gazetecilerin, ekonomistlerin, hak savunucularının, kısaca bu ülkenin gerçeklerini söyleyen herkesin sesini tek tuşla susturuyor. Milli güvenlik gerekçesiyle binlerce hesaba erişim engeli getirttiriyor. Dijital karartmalarla kendi dışında hiç kimsenin sesi duyulsun istemiyor. Bir ayda en az 1270 X hesabı erişime engellenmiş ve yüzde 90'ı Türkiye'den görünmez kılınmış. Yani her gün yeni bir erişim engeli ile karşılaşıyoruz."

Karasu, seyahat acentelerinin rekabet eşitsizliği yaşadığını savunarak, şöyle devam etti:

"Peki biz bu tablonun orta yerinde burada neyi tartışıyoruz? Bir tarafta turizm sektörünün kurallarını koyan bakanlık, diğer tarafta aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlerin içine düşeceği zorlukları, engelleri, yasakları. Turizm emekçileri, seyahat acenteleri zaten rekabet eşitsizliğini iliklerine kadar yaşıyor. Bunu sektördeki herkes çok iyi biliyor. Ama şimdi de dijital platformlara Türkiye'de yatırım yapmadan, personel çalıştırmadan konaklama hizmeti ve uçak bileti satışı yapabilmesinin imkanını tanıyorsunuz."

Türkiye genelinde şubeleriyle birlikte yaklaşık 17 bin seyahat acentesi ve bu işletmelerde doğrudan istihdam edilen 75 bin çalışan bulunduğunu belirten Karasu, aileleriyle birlikte yaklaşık 300 bin kişinin geçimini doğrudan seyahat acenteliğinden sağladığını söyledi.

Karasu, seyahat acentelerinin yalnızca turizm ürünlerinin satışını gerçekleştirmediğini belirterek, "Bu acentalar yalnızca turizm ürünlerinin satışını gerçekleştirmekle kalmıyor, bulundukları bölgelerde istihdam yaratıyor, yerel ekonomiye katkıda bulunuyor ve turizm gelirlerinin ülke genelinde yayılmasının kritik bir görevini üstleniyor" dedi.

"YERLİ KÜÇÜK İŞLETMELERİN GELECEĞİ TEHLİKEYE ATILIYOR"

Karasu, teklifin yabancı dijital platformlara farklı faaliyet koşulları ve ayrıcalıklar tanıdığını savunarak, "Pazarın yabancı şirketlerin kontrolünde yoğunlaşmasına zemin hazırlanıyor. Yerli küçük işletmelerin geleceği tehlikeye atılıyor" diye konuştu.

Teklifin, yabancı turist sayısını ve turizm gelirini artıracağı yönündeki iddialarla desteklenmeye çalışıldığını belirten Karasu, şöyle konuştu:

"Türk vatandaşlarının Türkiye'deki turizm ürünlerini yabancı konaklama platformlarından satın almasına olanak sağlamak adına yerli ve milli seyahat acentelerini devre dışı bırakacak bu kanun teklifi dar ve kısa vadeli otelci bakışıyla hazırlanmıştır. Türkiye'de bir şirketi ve çalışanı dahi bulunmayan yabancı dijital tekellerin inisiyatifine Türk turizminin geleceği teslim edilmektedir."

Karasu, bu görüşlerin kendisine ait olmadığını, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nin de benzer uyarı larda bulunduğunu belirtti. TÜRSAB'ın, yurt dışında kurulu şirketlerin farklı bir izin ve yükümlülük rejimiyle aynı pazarda faaliyet göstermesine imkan tanınmasının, Türkiye'de kurulu seyahat acenteleri açısından şirket merkezlerini yurt dışına Taşı maya veya faaliyetlerini yabancı şirketler üzerinden yürütmeye yönelik ekonomik teşvik oluşturacağı yönündeki uyarılarını aktaran Karasu, "Siz ise Türkiye'nin turizm pazarını küresel şirketlere açarken yıllardır bu ülkede yatırım yapan, vergi veren, istihdam yaratan seyahat acentelerimizi daha ağır bir rekabetin içine itiyorsunuz. Bunun adı turizmi geliştirmek değil, yerli turizmcilerin aleyhine küresel şirketlere alan açmaktır" dedi.

"2017'DE SORUNLU GÖRÜLEN YAPI BUGÜN HANGİ İHTİYAÇ SEBEBİYLE YENİDEN DÜZENLENİYOR?"

Komisyonda teklif üzerine söz alan İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın ise 2024 yılında Antalya 'da yabancı bir internet sitesi üzerinden otel rezervasyonu yapan bir Türk vatandaşından, otele geldiğinde "milliyet farkı" adı altında 120 avro ilave ücret talep edildiğini, bakanlığın ise uygulamayı haksız bularak ceza işlemi uyguladığını söyledi.

Aydın, düzenlemenin gerekli olduğunu ancak Türk vatandaşlarının, yerli turizm işletmelerinin ve Türkiye'nin ekonomik menfaatlerinin korunması gerektiğini belirterek, "Bu nedenle bu alanın düzenlenmesini gerekli buluyoruz. Ancak yapılacak düzenlemenin yabancı platformlara yalnızca faaliyet alanı açan değil, Türk vatandaşını, yerli turizm işletmelerini ve ülkemizin ekonomik menfaatlerini de güçlü biçimde koruyan bir düzenleme olması gerektiğini özellikle ifade ediyoruz" dedi.

Aydın, 2017 yılında Türkiye'deki konaklama tesislerinin pazarlanmasına aracılık faaliyetlerinin haksız rekabet gerekçesiyle mahkeme Kararı yla durdurulduğunu anımsatarak, "Bu kanun dokuz yıldır neyi bekledi diye kafamıza bir soru işareti geldi" dedi. Aydın, teklifin hazırlanma sürecine ilişkin şu soruları yöneltti:

"Türk turizmi bu dokuz yıllık süreçte hangi değişimi yaşamıştır? 2017'de sorunlu görülen yapı bugün hangi ihtiyaç sebebiyle Yeniden düzenlenmektedir? Dokuz Yıl boyunca fiilen bu alanın dışında kalan yabancı dijital platformlara yeniden ve bu kez kanunla bir faaliyet zemini oluşturulmaktadır."

Aydın, düzenlemenin gerekçesinin yalnızca "dijitalleşme" ve "sektörün ihtiyaçları" ifadeleriyle açıklanamayacağını belirterek, 2017 yılında haksız rekabet gerekçesiyle durdurulan sistemin hangi somut gerekçelerle yeniden kurulduğunun açıkça ortaya konulmasını istedi.


BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ