15 Ağustos 2022 Pazartesi
Türkiye vetosunu kaldırdı, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelik yolu açıldı

Türkiye vetosunu kaldırdı, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelik yolu açıldı

İsveç’te uzmanlar, Türkiye’nin NATO üyeliğine ilişkin vetosunu kaldırmasıyla ülkenin dış ve güvenlik politikalarının da önemli ölçüde değişeceği görüşünde.

Uzmanlara göre, savunma ve sanayi politikalarıyla birlikte İsveç’in dünyadaki yerinin algılanması konusunda da önemli değişiklikler bekleniyor.

NATO Zirvesi önce Madrid’de dörtlü görüşme: Finlandiya ve İsveç’e üyelik yolu açıldı

Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan mutabakat metniyle birlikte Ankara’nın Helsinki ve Stokholm’ün NATO üyeliğine destek vereceği açıklandı. Bu vesileyle Madrid’de yarın (29 Haziran) başlayacak NATO liderler zirvesinde iki kuzey ülkesinin savunma ittifakına üyelik sürecinin ilerlemesinin önü açıldı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ve İsveç Başbakanı Magdalena Andersson arasındaki ülkelerin dışişleri bakanlarının da katılımıyla dörtlü görüşme gerçekleşti. 4’lü zirvenin ardından üç ülke arasında anlaşma sağlandığı duyuruldu.

Taraflar arasında imzalanan anlaşmanın tam metni:

“Türkiye, Finlandiya ve İsveç Washington Antlaşması’nda belirtilen ilkelere ve değerlere bağlılıklarını ifade ederler. İttifakın en temel unsurlarından biri, üye devletlerin milli güvenliğinin yanı sıra uluslararası barış ve istikrara doğrudan tehdit teşkil eden terörizmin tüm biçim ve tezahürleriyle mücadelede tam dayanışma ve iş birliğidir. Müstakbel NATO müttefikleri olarak Finlandiya ve İsveç, milli güvenliğine yönelik tüm tehditlere karşı Türkiye’ye tam destek verirler. Bu çerçevede, Finlandiya ve İsveç, PYD/YPG ve Türkiye’de FETÖ olarak tanımlanan örgüte destek sağlamayacaklardır. Türkiye de milli güvenliklerine yönelik tüm tehditlere karşı Finlandiya ve İsveç’e tam destek verir.

Finlandiya ve İsveç, terörizmi tüm biçim ve tezahürleriyle en kuvvetli şekilde reddeder ve kınar. Finlandiya ve İsveç, tüm terör örgütlerinin Türkiye’ye karşı gerçekleştirdikleri saldırıları açık ve net biçimde kınar, Türkiye’yle ve mağdurların aileleriyle en derin dayanışma duygularını ifade eder. Finlandiya ve İsveç, PKK’nın yasaklanmış bir terör örgütü olduğunu teyit eder. Finlandiya ve İsveç, PKK ve diğer tüm terörist örgütlerin, bunların uzantılarının faaliyetleri ile iltisaklı kuruluşlar ve paravan örgütler içerisinde yer alan veya bu terör örgütleriyle bağlantısı bulunan şahısların faaliyetlerini engelleyeceklerini taahhüt eder. Türkiye, Finlandiya ve İsveç bu terör örgütlerinin faaliyetlerini engellemek amacıyla aralarındaki iş birliğini artırmaya karar vermişlerdir. Finlandiya ve İsveç, bu terör örgütlerinin emellerini reddeder.”

“İsveç, yeni ve daha etkin bir Terör Suçları Kanunu’nun 1 Temmuz itibariyle yürürlüğe gireceğini ve hükûmetin terörle mücadele mevzuatını daha da tahkim edeceğini teyit eder. Türkiye, Finlandiya ve İsveç aralarında artık hiçbir milli silah ambargosu bulunmadığını teyit ederler. İsveç, NATO müttefiklerine yönelik olarak silah ihracatına ilişkin milli mevzuatını tadil etmektedir. Gelecekte, Finlandiya ve İsveç’ten yapılacak savunma sanayi ihracatı müttefik dayanışmasına ve Washington Anlaşması’nın 3. Maddesi’nin ruhuna ve lafzına uygun biçimde yürütülecektir.”

“Terörizmle, örgütlü suçlar ve diğer ortak sınamalarla mücadelede mutabakat temelinde iş birliğini geliştirmek için kolluk kuvvetlerini ve istihbarat kuruluşlarını da içeren her düzeyde hükûmetlerarası yapılandırılmış bir diyalog ve iş birliği mekanizması tesis edeceklerdir. Finlandiya ve İsveç, ilgili NATO belgelerinin ve politikalarının hükümleriyle uyumlu biçimde terörizmle mücadeleyi kararlılık ve azim içinde yürütecek ve yerel mevzuatlarını bu doğrultuda güçlendirmeye yönelik gerekli tüm adımları atacaklardır. Finlandiya ve İsveç, Avrupa İade Sözleşmesi’yle uyumlu biçimde, Türkiye tarafından sağlanan bilgi, delil ve istihbaratı dikkate alarak Türkiye’nin terör zanlılarına dair sınır dışı veya iade taleplerini ivedilikle ve bütün boyutlarıyla işleme koyacak ve Türkiye’yle iade ve güvenlik iş birliğini geliştirmek için gerekli ikili ahdi düzenlemeler yapacaklardır.”

“Finlandiya ve İsveç, 5. paragrafta kayıt altına alındığı çerçevede, PKK terör örgütünün ve bütün uzantıları ile iltisaklı kuruluşlarının ve paravan örgütlerinin para toplama ve eleman devşirme faaliyetlerine yönelik soruşturma başlatacak ve bunları yasaklayacaklardır. Türkiye, Finlandiya ve İsveç dezenformasyonla mücadele edeceklerini taahhüt edecek ve yasalarının, Türkiye’ye yönelik şiddeti kışkırtan faaliyetler dahil olmak üzere, terör örgütlerinin propagandası amacıyla istismar edilmesini engelleyeceklerdir. Finlandiya ve İsveç, silah ihracatına dair mevzuatlarının müttefiklere yönelik yeni taahhütleri mümkün kılmasını ve NATO’daki üyelik statüleriyle mütenasip olmasını temin edeceklerdir.”

“Finlandiya ve İsveç, Türkiye’nin askeri mobilite konusundaki PESCO projesine katılımı dahil olmak üzere, Türkiye ve diğer AB üyesi olmayan müttefiklerin Avrupa Birliği’nin Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası’nın mevcut ve müstakbel girişimlerine mümkün olan en geniş şekilde dahil edilmesine destek vereceklerdir. Bu adımların hayata geçirilmesi için, Türkiye, Finlandiya ve İsveç Dışişleri, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları, istihbarat servisleri ve güvenlik kurumlarından uzmanların katılımıyla bir Daimi Ortak Mekanizma tesis edeceklerdir. Daimi Ortak Mekanizma diğer ülkelerin katılımına açık olacaktır. Türkiye, NATO’nun açık kapı politikasına uzun zamandır devam eden desteğini teyit eder ve Madrid Zirvesi’nde Finlandiya ve İsveç’in NATO üyesi olmak üzere davet edilmelerine desteğini ifade eder.”

Ankara, NATO üyeliği krizinin aşılması için imzalanan üçlü mutabakat sonrasıİsveç ve Finlandiya’daki terör zanlılarının iadesi için harekete geçiyor.

Türkiye’nin daha önce bu ülkelere yaptığı iade başvurularıyla ilgili konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Onlardan bu mutabakat metni çerçevesinde bu başvurularımızın gereklerini yapmalarını isteyeceğiz” dedi.

Ankara’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bozdağ, “Zaten başvurularımız var. Onlara ayrıca bir yazı yazarak bu mutabakat çerçevesinde verdikleri sözlerin gereği, hem Finlandiya’da altı PKK’lı, altı FETÖ’cü terörist, İsveç’te ise 10 FETÖ’cü, 11 PKK’lı teröristin dosyaları, ilgili ülkelerin Adalet Bakanlıklarında bekliyor. Şimdi bu mutabakattan sonra biz de Adalet Bakanlığı olarak bunların iadesi hususunu yeniden kendilerine yazacağız ve hatırlatacağız” ifadesini kullandı. Adalet Bakanı, “Yeniden bir dosya göndermemize gerek yok. Dosyalar orada, sözlerinin gereğini yerine getirmelerini bir kez daha isteyeceğiz” diye ekledi.

Madrid’deki NATO zirvesinde Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan memorandumda terör zanlılarının iadesiyle ilgili olarak, “Finlandiya ve İsveç, Avrupa İade Sözleşmesi’yle uyumlu biçimde, Türkiye tarafından sağlanan bilgi, delil ve istihbaratı dikkate alarak Türkiye’nin terör zanlılarına dair sınır dışı veya iade taleplerini ivedilikle ve bütün boyutlarıyla işleme koyacak ve Türkiye’yle iade ve güvenlik işbirliğini geliştirmek için gerekli ikili ahdî düzenlemeler yapacaklardır” deniliyor.

İsveç ve Finlandiya’nın başta terör örgütleriyle mücadele olmak üzere güvenlik konularında Ankara’nın endişelerini gidermek için somut adımlar atma vaadinde bulunduğu memorandumda Türkiye de bu iki ülkenin NATO üyelik başvurularını destekleme sözü veriyor.

Bozdağ: Üyelik süreci henüz bitmedi

Ancak Madrid’de imzalanan mutabakatın İsveç ve Finlandiya’nın üyelik sürecinin bittiği anlamına gelmediğini, Ankara’nın bu süreçte gerekli izlemeyi ve takibi yapacağını söyleyen Bozdağ, “Bu ülkelerin terör örgütlerinin kuluçka yuvası olmaması için, Türkiye’nin istediği teröristleri Türkiye’ye iade etmeleri için, terör örgütlerine finans, eğitim ve silah desteğini kesmeleri için Türkiye mücadelesini sürdürmeye devam ettirecektir” dedi.

Bozdağ, söz konusu mutabakatın, terör örgütlerine bakışta ilk defa bir değişiklik olduğunu gösterdiğini ve değişen bu makasın kapanmaması gerektiğini belirtti.

Resim

NATO, “beyin ölümünden”, “elektrik şokuna”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un birkaç yıl önce “NATO beyin ölümüne uğradı” sözlerini ardından dünyanın en önemli askeri ittifakı için Ukrayna’nın Rusya tarafından işgali adeta “elektrik şok” oldu.

NATO askerleri yeniden sınırlarda konuşlandırılırken, ittifakın bütçesi artırıldı ve nükleer taktik silahları yeni savaş planları içine dahil edildi.

NATO üyeliği sadece bir üyeliğin dışında, gerektiğinde savaş planlarına da katılmak anlamına geliyor.

Savaş planlarının en önemli kısmı Brüksel’in dışındaki Mons kasabasındaki NATO merkezinde yapılıyor.

NATO üyesi Norveç’in burada 150 askeri ve sivil personeli bulunuyor. İsveç’in de üyeliğinin onaylanması halinde bu miktarda görevliye Brüksel’e göndermesi bekleniyor.

İsveç Ulusal Savunma Koleji’nde siyaset bilimi dersleri veren Doçent Malena Britz ise olası üyelik halinde ülkesinin yetişmiş eleman olarak önemli sıkıntı çekmeyeceğini şu şekilde dile getirdi:

“Çok uluslu kurumların kadrolarında çalışabilecek yetenekli memurlarımız var. Orada kendimizden gerçekten utanmamıza gerek yok. Yetenekli, güvenilir ve iyi olarak kabul bu kurumda memurlarımız ülkemizi temsil edecek. Askeri kanat Shape’de de başarılı olacağız.”

Benelüks işbirliği, İskandinav ülkeleri için örnek olur mu?

NATO dışında savunma alanında İskandinav ülkeleri içinde de işbirliğinin artırılmasının önemine dikkati çeken Malena Britz, savunma alanında İskandinav ülkeleri arasında derin bir işbirliği oluşturulması gerektiğini bildirdi.

Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’un üye olduğu Benelüks ülkeleri arasındaki işbirliğine değinen Britz, bu ülkelerin barış ve savaş zamanları için ortak savaş gemisi, savaş uçağı ve helikopteri ile askeri birliği kullanma durumlarının kendi bölgeleri için de geçerli olmasını istedi.

NATO Sözleşmesi’nin 5. maddesi

NATO Sözleşmesi’nin 5. Maddesine göre, üye ülkelerden birine dışarıdan saldırı gelmesi halinde bunun ittifaka yapılmış bir saldırı olarak değerlendirilmesini zorunlu kılıyor.

Ancak üye ülkelerin bu maddeye geçmişte farklı yorumlama yoluna gittikleri de biliniyor.

Jacob Westberg, İskandinav ülkelerini birbirlerinin askeri açıdan eksikliklerini tamamlama konusunda daha etkili olabileceği düşünüyor.

“İskandinav orduları birbirlerinin eksikliklerini tamamlasın”

İsveç’in Baltık Denizi’nde gelişmiş denizaltıları bulunduğuna işaret eden Jacob Westberg, 2. Dürya Savaşı sonrası eski Sovyetler Birliği ile yaptığı anlaşma yüzünden Finlandiya’nın bu konuda eksikleri olduğunu, bununla birlikte Helsinki’nin ise Rusya sınırında önemli askeri birlik bulundurduğunu hatırlattı.

Askeri işbirliğini değerlendiren İsveç ordusundan Yarbay Joakim Paasikivi, Rusya sınırına yakın olduğu için Finlandiya ve Baltık ülkelerindeki hava üslerini kullanmanın tehlike yaratacağını ileri sürerek, İsveç’in, hava üsleri için daha elverişli olduğunu ve özellikle kara birliği konusunda ise ülkede belki de takviye ye gerek olmadığını görüşünü dile getirdi.

Bu konuda yakın görüşler beyan eden Jacob Westberg, İskandinav ülkeleri arasında artık askeri birliklerin birleştirilmesinin belki de zamanı gelmiş olabileceğine dikkat çekti.