23 Mayıs 2024 Perşembe
Sözcü’nün üç aylık rötarı – Faruk Bildirici

Sözcü’nün üç aylık rötarı – Faruk Bildirici

Sözcü gazetesinin 25 Eylül tarihli “Dünya” sayfasındaki haberi görünce kendimden şüpheye düştüm. “Miçotakis’in partisi seçimi kazandı” haberinin giriş cümlesi aynen şöyleydi:

“Yunanistan’da dün yapılan genel seçimin galibi, Başbakan Kiryakos Miçotakis liderliğindeki muhafazakar Yeni Demokrasi Partisi (YDP) oldu.”

Anadolu Ajansı mahrecini taşıyan haber seçimlerde partilerin aldığı oy oranlarıyla devam ediyordu. Birkaç kez okudum yanılıyor muyum diye… Evet, haber Yunanistan’da “dün” yapılan bir genel seçimden bahsediyordu.

Oysa Yunanistan’da seçimlerin ilk turu 21 Mayıs’ta, ikinci turu da 25 Haziran’da yapılmıştı, yani yaklaşık üç ay önce! Hatta 26 Haziran’da yani seçimin ertesi günü Sözcü’de de “Yunanistan’da seçimi Başbakan Miçotakis’in partisi YDP kazandı” haberi yer alıyordu.

Sözcü, her nasılsa üç ay önceki seçimin haberini “dün yapılan seçim” diye yeniden yayımlamıştı! Böyle bir hata yapılabilmesi için o haberi üç ay rötarlı olarak sayfaya koyanların Yunanistan’da yapılan seçimle ilgili en ufak bir fikrinin olmaması hem de sayfaların baskı öncesinde dikkatle kontrol edilmemiş olması gerekir.

Her halükârda Sözcü için alarm çanlarını çaldıracak bir hata bu… Demek saçma sapan bir haber de konulsa fark edilmeden yayımlanacak…

Gazeteciliğin anıtsal ismi

Yitirdiğimiz gazeteci ve yazar Hıfzı Topuz’a duayen demek yetmez. O, Türkiye gazeteciliğinin anıtsal ismidir. Ülkemizde gazetecilik eğitimine ve gazetecilik meslek ilkelerinin oluşturulmasına katkısı büyüktür.

UNESCO’da olduğu yıllarda gazetecilik eğitim projelerinden de sorumluydu. Ankara’da SBF bünyesinde Basın Yayın Yüksek Okulu’nun açılmasına öncülük etti. BYYO zamanla İletişim Fakültesi’ne dönüştü. O filiz zamanla gelişti, onlarca iletişim fakültesi haline geldi.

UNESCO’daki görevlerinden biri de gazetecilerin korunmasıydı. Hazırladığı “Uluslararası Gazetecilerin Korunması Bildirgesi’ni Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü sahiplendi. Bildirge  halen yaşamsal önem taşıyor.

Yaşamının son döneminde tarihi kişilikleri konu alan kurgusal eserler de kaleme aldı. Kitaplarının sayısı 50’yi aştı. Ama mesleği ile de ilişkisini kesmedi; İletişim  Araştırmaları Derneği’ni kurdu. 2018 yılında İLAD’ın Hıfzı Topuz Onur Ödülü’nü kendisinin elinden almak benim için büyük onurdu.

Ne yazık ki, medya onu layıkıyla uğurlamadı. Yaşamını yitirdiği haberi sadece Aydınlık, BirGün, Cumhuriyet, Evrensel, Hürriyet ve Karar gazetelerinde birinci sayfaya çıkarıldı. Cenaze töreni haberleri de yaygın medyada iç sayfalara, TV’lerde saniyelere sıkıştı. Oysa çok daha fazlasını hakeden bir yaşam sürmüştü. 1973’te yazdığı “Türk Basın Tarihi”ni artık kendisi güncelleyemeyecek ama orada hep özel bir yeri olacak. Saygın bir iz bıraktı geriye…

TV sayfalarındaki ayrışma

Yeniçağ’daki program sayfasında farkettim. Zafer Arapkirli’nin “Medya Terapi” programı bir süredir ekranda yoktu ama KRT TV’nin yayın akışında yer alıyordu. Sadece o da değil, Yavuz Oğhan ve Tülin Daloğlu’nun aylar önce biten programları da akıştaydı. KRT TV’nin Evrensel ve Sözcü’deki, hatta kendi web sitesindeki yayın akışı da yanlıştı.

Hatta KRT ile de sınırlı değildi bu yanlışlıklar. Yeniçağ’da NTV’nin programında “Mesut Yar ile Bugün” programı görünüyordu ama Mesut Yar günler önce ayrılmıştı. Halk TV’de Can Coşkun’un programı yer alıyordu ama o da ayrılmış, Sözcü TV’ye geçmişti. Merdan Yanardağ cezaevinde ama Tele1’in yayın akışında da “18 Dakika-Canlı” programı yer alıyordu.

Bu üç gazetede günlerdir yanlış yayın akışı yayımlanmış ama kimseler farketmemişti. Sanırım bunun asıl nedeni, basılı medyadaki TV sayfalarına ilginin azalmış olması. Merak eden web sayfalarından görebiliyor yayın akışlarını.

Gazeteleri inceledim. Akşam, Aydınlık, BirGün, Türkiye, Karar ve Yeni Şafak, TV’lerin yayın akışlarını yayımlamıyor. Cumhuriyet ise web sayfasında yedi kanalın akışına yer ayırıyor.

TV programları yayımlayan sekiz gazete de öncelikle kendi medya gruplarının günlük programlarını yayımlıyor. Gazetelerin iktidara yakınlığı ya da muhalif tutumu, kanalların seçiminde etkili. Medyadaki ayrışma program yayımına da aynen yansımış durumda:

Sabah: Günaydın’da Turkuvaz grubu televizyonları ATV, A Haber, A Spor, VAV ve A Para’nın dışında 18 kanalın programı yayımlanıyor. Bu televizyonlar arasında Halk TV, Tele1, KRT, TV5, Başkent’in yanı sıra Ulusal, TGRT, Global ve TV100 de bulunmuyor.

Hürriyet: En ayrıntılı TV sayfası Kelebek’te. 18’i ayrıntılı, 15 de kısa olmak üzere 33 kanal arasında haber kanalları NTV, CNN Türk, A Haber, Halk TV, TV 100, TGRT, Haber Global ve Ulusal’ın programlarına da yer veriliyor. Tele 1, KRT, TV5’in akışları ise yok.

Milliyet: Cadde’de Demirören Medya’nın TV’leri Kanal D ve CNN Türk başta olmak üzere 14 kanalın akışı veriliyor. Haber kanalı olarak NTV ve TRT Haber’in akışı yayımlanıyor.

Posta: İlk sırada Kanal D olmak üzere toplam 15 kanal ile D Smart ve DMAX’ın programı yayımlanıyor. Haber kanallarından CNN Türk ile birlikte sadece A Haber, NTV, Habertürk ve TV 100’ün programı aktarılıyor. Günün filmlerinden seçmeler veriliyor.

Yeni Akit: Akit TV’e geniş yer ayrılıyor. Onun dışında sadece TRT 1, TRT Kurdi, A Haber, VAV TV, Kanal 7, TV 5, KON TV’nin programları yayımlanıyor.

Sözcü: Sözcü TV’nin yayın akışı ve programları sayfanın büyük bölümünü kaplıyor. Yedi prime time kanalıyla birlikte Halk TV ve Tele 1’in programı veriliyor. TEVE 2, KRT, Habertürk, Ulusal, TLC ve Kanal B’nin programları da kısaca aktarılıyor.

Evrensel: Medya sayfasında Halk TV, Artı TV, Tele 1, KRT TV, FOX, TRT, Show ve Kanal D’nin programlarından seçmeler küçük kutular halinde yayımlanıyor.

Yeniçağ: Halk TV, KRT TV ve Tele 1’in yanısıra TRT1, TV8, Star ve Kanal D’nin yayın akışını her gün yarım sayfa halinde duyuruyor.

MTV için AYM’yi beklemediler

Türkiye gazetesinin ilk sayfasında “Yüzde 80 Ek MTV’yi ödemedi” haberinin yayımlandığı gün, Hürriyet’nin birinci sayfasında da “MTV’de AYM’yi bekliyorlar: 10 kişiden 7”si ödemedi” haberi yer alıyordu. Bu haberler o gün CNN Türk, NTV, Kısa Dalga ve Sputnik’in de aralarında olduğu birçok haber sitesinde de yayımlandı.

Ama ağustos ayı verilerine dayanan bu haberler Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hemen yalanlandı. Başkanlığa göre, Ek MTV’nin ilk taksitinin yüzde 87’si tahsil edilmişti! Türkiye ve Hürriyet’teki oranların neredeyse tam tersiydi oranlar!

Türkiye gazetesi geri adım atarak; resmi açıklamayı birinci sayfadan duyurdu. “Süre 6 Eylül’e uzatılınca ödeyenlerin sayısının arttığı” eklemesiyle de ilk haberiyle ikincisi arasındaki farkı okuruna izah etmeye çalıştı.

Hürriyet ise açıklamayı yok saydı; okuruna verdiği yanlış bilgiyi düzeltmedi. Zaten o haber, sadece vergi uzmanı Mahmut Aydoğmuş’un beş gün önce Cumhuriyet internette de yayımlanan sözlerine dayanıyordu. Hürriyet aynı sözleri kullanırken, 6 günlük ek süreyi de pas geçmişti.

Demek ki, gazetecilerin aksine milyonlarca araç sahibinin Anayasa Mahkemesi’nden umudu yokmuş. Nitekim de doğru çıktı tahminleri…

 

Cem Küçük’ün basın kartı

Türkiye gazetesi yazarı ve TGRT Haber programcısı Cem Küçük, dört işinsanı ile birlikte bir ayakkabı şirketi kurmuştu. Bu şirket ilk mağazasını da geçen hafta Tekstilkent’te açtı.

Halbuki gazetecilerin şirket kurması, ticari faaliyette bulunması mesleki ilkelere aykırı. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde de “Gazeteci şirket kuramaz. Tacirlik ve esnaflık yapamaz” ilkesi yer alıyor. Ayrıca gazetecilerin ticari kuruluşların yönetimlerinde de görev alamayacakları vurgulanıyor ilkeler arasında.

Çünkü gazetecilik kamu yararı gözetilerek yürütülmesi gereken bir meslek. Ticari çıkarları gözeten bir faaliyet yürütmek çıkar çatışması yaratır. O nedenle Cem Küçük’ün -ortakları arasında iktidar partisinden bir ismin de yer aldığı- şirket kurması gazetecilikle bağdaşmaz.   Cem Küçük ticari faaliyetini bu konuda demeç verecek kadar olağan görebilir ama meslek örgütleri bu yanlışa itiraz etmeli, kanıksanmasına izin vermemeli.

Ayrıca Cem Küçük’ün basın kartı varsa o da iptal edilmeli. İletişim Başkanlığı’nın hazırladığı ve geçen yıl yürürlüğe giren “Basın Kartları Yönetmeliği”nin 8. Maddesi, basın kartı alacak kişilerde “medya faaliyeti dışında ticari faaliyette bulunmama” koşulu arıyor.

Bakalım İletişim Başkanı Fahrettin Altun, kendi hazırladığı yönetmeliği uygulayacak mı?

Tek cümleyle:

• Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasını Sabah “Gençlere dört müjde” Türkiye gazetesi ise “Gençlere üç müjde” başlığıyla yayımladı; müjdelerin sayısında anlaşamadılar.

• İktidar medyası, “Küresel Organize Suç Endeksi”nde Türkiye’nin “Avrupa’da organize suç endeksinin en yüksek olduğu ülke” olarak belirlenmesini görmezden geldi.

• Yeni Akit, çocuğun cinsel istismarı suçlamasıyla yargılanan tarikat lideri Yusuf Ziya Gümüşel’i aklama çabasını “Doktor bulunmadan kumpas çözülmez” manşetiyle sürdürdü.

• Sözcü, Nahçıvan’da Erdoğan ve Aliyev’i karşılamak için yağmur altında bekleyen işinsanları ile “Zengin olmak kolay değil” diye alay ederken, Milliyet aynı fotoğrafı “karşılayanlar arasında Yıldırım Demirören de yer aldı” diye prestijli bir iş gibi yayımladı.

• Milli Gazete, “Büyük resetleme mi geliyor” başlığı altında “küresel ısınma ve iklim krizi adı altında ifsat projesi” olarak adlandırdığı “İklim Kanunu”na karşı kampanya başlattı.

• Sabah’ın “Berat Albayrak’ın avukatından Fatih Altaylı’ya tokat gibi cevap” haberinde Altaylı’nın hangi haberine yanıt verildiği bilgisi eksikti.

• Akşam, Sabah ve Sözcü, Karabağ’da gözaltına alınan Ermeni yönetiminin eski bakanı Ruben Vardanyan için “sözde” sıfatının kullanılması yanlıştı.

• Karar, Milliyet, Sabah, Türkiye ve Yeni Şafak, Musul’da bir düğün salonunda 114 kişinin ölümüne yol açan yangına “havai fişek”in neden olduğunu yazarken, Akşam, “görsel şov amacıyla kullanılan ateş volkanı”nın tavandaki süsleri tutuşturduğu” bilgisini verdi.

• TV100’de Candaş Tolga Işık söyleşi sırasında konuğu Selçuk Bayraktar gibi Teknofest montu giydi ve Bayraktar’ın “Bana oy verir misiniz” sorusunu “Veririm” diye yanıtladı.

• CNN Türk’teki “Akıl Çemberi” programında astrolog Nuray Sayarı’ya yerel seçimlerle ilgili tahminleri soruldu; siyasetin falına baktırıldı.

• Kısa Dalga’nın “İskenderun’da öğrenciler KYK yurdu yerine çadırda kalacak” haberi Sözcü TV’de kaynak gösterilmeden kullanıldı.

• Milliyet, “2 kayınpeder dehşeti” haberinde “dini nikahlı eş” yazarak, yasal olmayan ve kadınları korumasız bırakan bu tür birlikteliği normalleştirdi; resmi bir tanım gibi gösterdi.