Ana içeriğe geç

8 soruda yasadışı yumurta satışı: Riskli mi, bebek siparişi mümkün mü?

Türk vatandaşı kadınların maddi kazanç karşılığında yumurta satışı yapmak üzere yurtdışına yönlendirildiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında 811 1 kez...

SON DAKİKA
8 soruda yasadışı yumurta satışı: Riskli mi, bebek siparişi mümkün mü?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı "yasa dışı üreme hücresi ticareti"ne ilişkin soruşturma kapsamında bu sabah 14 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi ve 36 şüpheli gözaltına alındı.

8 soruda yasadışı yumurta satışı: Riskli mi, bebek siparişi mümkün mü?
8 soruda yasadışı yumurta satışı: Riskli mi, bebek siparişi mümkün mü?

Soruşturmada, Türk vatandaşı kadınların maddi kazanç karşılığında yumurta satışı yapmak üzere yurtdışına yönlendirildiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında 41 kadın tarafından 811 kez yumurta satışı yapıldığı belirlendi.

Konuyla ilgili merak edilen hususları 8 soruda derledik:

1. Yumurta ticareti nasıl gerçekleşiyor?

Kadınlarda yumurta bağışı, bazı ülkelerde belirli koşullarla yasal şekilde gerçekleştirilebilen bir yardımcı üreme yöntemi.

Bu sabah açıklanan operasyonda yasa dışı ticaretten söz edilmesi ise bağışçıların para karşılığında temin edilmesi, aracılık faaliyetleri, ilgili ülkelerin mevzuatının ihlal edilmesi veya kadınların istismarı gibi durumlardan kaynaklanıyor.

Bu tür yasadışı ağlarda genellikle aracılar, genç ve üreme sağlığı uygun kadınlara ulaşıyor. Maddi ödeme teklif edilebiliyor. Yaş, sağlık geçmişi, fiziksel özellikler ve genetik hastalık öyküsü de değerlendirilebiliyor.

Ardından kadınlara yumurtalıkların aynı döngüde birden fazla yumurta geliştirmesini sağlayan hormon ilaçları veriliyor. Sonunda yumurtalar mevzuata aykırı şekilde tıbbi bir işlemle alınıyor. Ve alıcıların tedavilerinde kullanılmak üzere döllenebiliyor veya dondurulabiliyor.

Öte yandan, yumurta hücreleri sperm gibi basit bir örnek verilerek elde edilmiyor. Yumurta toplama işlemi, hormon tedavisi ve girişimsel tıbbi müdahale gerektiriyor. Dolayısıyla kadınların yasadışı yumurta satışına dahil edilmesi soruşturma gereken bir durum olarak ortaya çıkıyor.

2. Yumurtalar kadınlardan tam olarak nasıl alınıyor?

Yumurta toplama işleminin tıbbi adı "oosit toplama" veya "oosit aspirasyonu".

Normalde kadınların adet döngüsünde çoğunlukla tek bir yumurta olgunlaşır. Ancak, İngiltere'deki İnsan Döllenmesi ve Embriyoloji Kurumu'nun (HFEA) rehberine göre, yumurta bağışı amacıyla yapılan tedavilerde birden fazla yumurtanın gelişmesi için kadınlara genellikle 8 ila 14 gün boyunca hormon enjeksiyonları ve çeşitli ilaçlar uygulanıyor. Böylece yumurtalıklardaki çok sayıda folikülün gelişmesi sağlanıyor.

Bunun ardından genellikle anestezi altında, vajinal ultrason cihazına bağlı iğnelerle yumurtalıklardaki foliküllere ulaşılıyor. Folikül sıvısı çekilerek yumurta hücreleri laboratuvara veriliyor.

Laboratuvar ortamında yapılan işlemlerin ardından, yumurtalar gelecekte kullanılmak üzere dondurulabiliyor veya döllenebiliyor.

3. Toplanan yumurtalar ne için kullanılıyor?

Yumurtalar spermle döllendikten sonra embriyo oluşuyor. Bu embriyo birkaç gün laboratuvarda geliştiriliyor ve ardından gebeliği meydana getirme amacıyla alıcı kadının rahmine transfer ediliyor. Ancak her döllenmiş yumurta sağlıklı bir embriyoya dönüşmüyor ve her embriyo transferi gebelikle sonuçlanmıyor.

Bu işlemde yumurtayı bağışlayan kadın, embriyonun nükleer genetik materyalinin yaklaşık yarısını sağlıyor. Diğer yarısı da spermi veren kişiden geliyor. Yani gebeliği taşıyan alıcı kadın, yumurtayı kendisi sağlamamışsa, doğacak çocukla doğrudan genetik akrabalığı bulunmuyor. Bununla birlikte rahim ortamı yine de fetüsün gelişimini etkileyebiliyor.

Yumurta bağışının en yaygın kullanım alanı, kendi yumurtalarıyla gebelik elde edemeyen kişilere uygulanan tüp bebek (IVF) tedavisi.

4. Kadınlar açısından tehlikeli mi?

Uygun koşullarda ve tıbbi gözetim altında yapılan yumurta toplama işlemleri genellikle güvenli kabul ediliyor. Ancak ciddi komplikasyonlar da görülebiliyor.

En önemli risklerden biri "yumurtalık hiperstimülasyon sendromu" (OHSS). Yumurtalıkların hormon ilaçlarına aşırı tepki vermesi sonucunda karında sıvı birikmesi, şiddetli ağrı, bulantı, nefes darlığı ve ağır vakalarda pıhtılaşma sorunları gelişebiliyor.

Bunun dışında yumurta toplama işlemi sırasında kanama, enfeksiyon ve anesteziyle ilişkili riskler de oluşabiliyor.

Bu yüzden bu tür işlemlerin mevzuata uygun şekilde güvenli ortamda gerçekleştirilmesi gerekiyor.

5. 41 kadın 811 satış: Kadınların kaç kez yumurta vermesine izin verilmeli?

Amerikan Üreme Tıbbı Derneği (ASRM), bir kadının en fazla altı yumurta bağışı döngüsüne katılmasını öneriyor. Bunun nedeni, tekrarlanan hormon tedavileri ve yumurta toplama işlemlerinin oluşturabileceği birikimli riskler.

ASRM'nin değerlendirmesine göre, tek bir toplama döngüsünde ağır yumurtalık hiperstimülasyon sendromu riski yaklaşık yüzde 1 ila 2. Kanama, enfeksiyon veya yumurtalık torsiyonu gibi ciddi akut komplikasyonların riski de yüzde 0,5'in altında.

Altı döngü boyunca biriken ciddi komplikasyon riski ise yaklaşık yüzde 8 ila 13 düzeyine çıkabiliyor.

Türkiye'de yapılan operasyonda ise Adalet Bakanlığı, 41 kadın tarafından toplam 811 kez yumurta satışı yapıldığını açıkladı.

Burada 811 sayısı, ayrı ayrı yumurta toplama döngülerini ifade ediyorsa, kadın başına ortalama yaklaşık 19,8 satış anlamına gelebilir. Dolayısıyla 41 kadından bazıları, önerilen 6 döngülük sınırın çok üzerinde işlem geçirmiş olabilir.

Bakanlığın açıklamasında, 22-33 yaş aralığındaki kadın donörlerin toplam 811 kez KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'a gittiği belirtiliyor. Bunların hazırlık ve takip ziyaretlerini içerip içermediğine dair ayrıntılar belirsiz.

6. Türkiye'de yumurta bağışı ve satışı yasal mı?

Türkiye'de tüp bebek tedavisinde çiftin kendi üreme hücrelerinin kullanılması esas. Başka bir kadından alınan yumurtanın tedavide kullanılması ve üreme hücrelerinin ticareti mevzuata aykırı.

Ülkede yumurta bağışının ve ticaretinin yasak olmasının arkasında aile hukuku, genetik soybağı, üreme hücrelerinin ticarileştirilmesinin önlenmesi ve kadınların istismardan korunması gibi gerekçeler var.

Ayrıca, Türkiye'de tüp bebek tedavisinin de yalnızca evli çiftler arasında yapılmasına izin veriliyor. Mevzuat, başka kişilere ait sperm, yumurta veya embriyoların kullanılmasını ve taşıyıcı anneliği yasaklıyor.

Soruşturmada bahsi geçen ülkeler KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'da ise yumurta bağışına belirli koşullarla izin veriliyor. Kadınlardan alınan yumurtaların bu yüzden bu ülkelere kaçırılmış olması mümkün.

Savcılığa göre Türkiye'de gerçekleşen yasadışı süreçte, şüpheliler Türkiye'deki bağışçı kadınların muayenelerini yaptırıyor, ilaç tedavilerini başlatıyor ve yumurta toplama işlemleri için KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'daki bağlantılı kliniklere gitmelerini organize ediyordu.

Savcılık, deliller arasında banka hareketleri, uçuş kayıtları, iletişim analizleri ve kargo bilgilerinin bulunduğunu da belirtiyor. Bu bilgiler, soruşturmanın yalnızca yurt dışındaki klinikleri değil, Türkiye'de yürütülen hazırlık ve aracılık faaliyetlerini de kapsadığını gösteriyor.

7. 'Mavi gözlü bebek sipariş etmek' gerçekten mümkün mü?

Savcılığın soruşturmasında ayrıca, çocuk sahibi olmak isteyip bu yola başvuranların "sarı saç, mavi göz" genlerini istediklerini ve satışı yapan aracıların da "Her türlü buluruz, hemen buluruz," cevabını verdiği ortaya çıktı.

Bu işlemin yasal olduğu bazı ülkelerde gerçekten de bağışçı kataloğundan seçim yapılabiliyor. Örneğin ABD'deki üreme tıbbı kuruluşu SART, yumurta bağışçılarının boy, kilo, göz rengi, saç rengi, kan grubu ve eğitim geçmişi gibi bilgilerinin alıcılarla paylaşılabildiğini belirtiyor. Birleşik Krallık'ta da HFEA'nın düzenlediği sistemde de alıcılar, bağışçının göz ve saç rengi gibi fiziksel özelliklerini öğrenebiliyor.

Türkiye'deki soruşturmaya ilişkin bazı haberlerde de şebekenin bağışçı kadınların fotoğraf, video, saç rengi ve göz rengi bilgilerini içeren kataloglar hazırladığı öne sürülüyor.

Bu şekilde mavi gözlü bir yumurta bağışçısı seçilmesi mümkün, ancak bu da doğacak bebeğin kesinkes mavi gözlü olacağı anlamına gelmiyor.

Bu süreçte başvurulan daha karmaşık ve tartışmalı bir yöntem ise tüp bebek tedavisinde oluşturulan embriyolardan hücre örnekleri alınarak genetik testler yapılmasını içeriyor.

Preimplantasyon genetik testleri (PGT) adı verilen bu türden testler esasen belirli genetik hastalıkların veya kromozom anomalilerinin araştırılmasında kullanılıyor. Embriyoların çok sayıda genetik varyantına bakarak özellik tahmini yapmayı amaçlayan "poligenik embriyo taraması" (PGT-P) üzerinde de çalışmalar var. Ancak Amerikan Üreme Tıbbı Derneği (ASRM), bu teknolojiyi henüz yeterince doğrulanmamış olarak değerlendiriyor ve rutin klinik kullanımını önermiyor.

8. Yasadışı yumurta satışında dolandırıcılık örnekleri var mı?

Ağustos ayında The Times gazetesinde yayımlanan bir araştırmada, KKTC'deki doğurganlık kliniklerine ilişkin çeşitli iddialar yer almıştı. Bunlar arasında mavi göz ve sarı saç gibi özelliklere sahip bağışçıların daha yüksek fiyatlarla sunulması, bağışçı kadınlara elde edilen yumurta sayısına bağlı olarak ödeme yapılması ve bazı hastalara seçtikleri bağışçıdan farklı yumurtalar verilmesi vardı.

Gazetecinin aktardığına göre bağışçı kadınlara yaklaşık 400 ila 1.400 euro arasında ödeme teklif edilebiliyordu.

BBC'nin mart ayında başlattığı araştırma da da KKTC'de bazı tüp bebek kliniklerinde ailelerin seçtikleri sperm veya yumurta bağışçılarının kullanılmadığına ilişkin şüpheler ortaya çıkarılmıştı.

Ağustos ayında araştırma genişletilmiş ve en az 30 çocuğun ailelerinin seçtiğinden farklı bağışçılar kullanılarak dünyaya gelmiş olabileceği bildirilmişti.

Bu durum da yumurta ticaretinin başka bir boyutunu gösteriyor: Bağışçıların özellikleri üzerinden pazarlama yapılsa da, alıcıların gerçekte hangi kadının yumurtasını kullandığını doğrulaması her zaman mümkün olmayabiliyor.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
Puan Durumu
Trendyol Süper Lig
#TakımOP
1 GALATASARAY 8 19
2 AMED SPORTİF FAALİYETLER 8 17
3 FENERBAHÇE 8 16
4 BEŞİKTAŞ 7 15
5 TRABZONSPOR 7 13
6 ARCA ÇORUM FK 8 13
7 KASIMPAŞA 8 13
8 KOCAELİSPOR 8 12
9 CORENDON ALANYASPOR 8 12
10 İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 8 11
11 ERZURUMSPOR FK 8 11
12 ÇAYKUR RİZESPOR 8 10
13 GÖZTEPE 8 9
14 GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ 8 8
15 GENÇLERBİRLİĞİ 8 8
16 TÜMOSAN KONYASPOR 8 5
17 SAMSUNSPOR 8 4
18 EYÜPSPOR 8 3
19.10.2026 15:11
Daha fazla yükle