( Ankara ) - Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun avukatı Hasan Seymen, Gazeteci Şaban Sevinç’in Taşyapı İnşaat sahibi Emrullah Turanlı ile yaptığı yayındaki iddialara ilişkin açıklama yaptı. Seymen, söz konusu yayının "iftira ve hakaret" içerdiğini savunarak Sevinç ve Turanlı hakkında hukuki işlem başlatacaklarını bildirdi.
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun avukatı Hasan Seymen, gazeteci Şaban Sevinç’in Taşyapı İnşaat sahibi Emrullah Turanlı ile yaptığı yayında Davutoğlu hakkında dile getirilen iddialara ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Seymen, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Gazeteci Şaban Sevinç'in Taşyapı inşaat sahibi Emrullah Turanlı ile yaptığı, müvekkilim, türkiye Cumhuriyeti seçilmiş son Başbakanı Sayın Prof.Dr. Ahmet Davutoğlu ile ilgili iftiralar içeren konu hakkında kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. İftira ve hakaret içeren yayına ilişkin hem Şaban Sevinç hem de Emrullah Turanlı ile ilgili gerekli hukuki işlemleri başlatacağımızı öncelikle belirtmek isterim. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Maliye Bakanlığına bağlıdır. İdarenin tüm iş ve işlemleri Maliye Bakanının onayı ve sorumluluğunda yürütülür. Konu ile ilgili iddiaların yer aldığı tarihte de bugün de Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek olup, esas itibariyle tüm Bilgi ve belgelere bugün de sahip olan Bakan, belgeli olarak iddialara cevap vermek zorundadır. Çünkü Özelleştirme Yüksek Kurulu da, İdareden sorumlu Maliye Bakanının sunduğu bilgi ve belgelerle karar alır.
Bu nedenle hem Özelleştirme İdaresi, hem de ilgili Bakanın şu ana kadarki suskunluğu anlaşılmayacak derecede manidardır. Özelleştirme kapsamına alınan bir kurum, kuruluş, arsa vb. yerlerle ilgili tüm idari işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, gerektiğinde ise Maliye Bakanının imzası ile yürütülür. İhale süreçleri İdarenin sorumluluğunda olduğu gibi, ihale iptalleri de yine Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır. Kazanılmış bir ihalenin Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından iptali söz konusu olamaz. Özelleştirme Yüksek Kurulu, sadece özelleştirme ile ilgili işlemler bittiğinde nihai karar için onay verir.
Haberde bahsi geçen Karar, daha önce ihale işlemlerinin bitmesi sonucunda verilen nihai Onay Kararı'nın, Danıştay tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararı sebebiyle, Danıştay'ın esasa ilişkin nihai Kararı na kadar konuyla ilgili herhangi bir işlem yapılmaması kararıdır. Bu karar hukuki zorunluluk sebebi ile alınmış bir karardır. Danıştay'ın Verdiği nihai karar ve sonrası yürütülen işlemler açısından müvekkilim şu anda görevde olmadığı için belgeler ve bilgilere ulaşma imkanımız yoktur. Ancak, haricen edindiğimiz bilgiye göre, ikinci ihalede oluşan fiyatın, ilgilinin belirttiği gibi daha düşük değil, yaklaşık iki katına yakın bir bedelle Sonuç landığı yönündedir. Sayın Şimşek'in konunun tüm aşamalarıyla ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirmesi bir zorunluluktur.
Ancak, ilk ihalede Ortak Sosyal Kullanım Alanı olarak belirlenen 8.000 m2 lik alanın yakın tarihte imara açılarak, iş merkezi veya konut yapımına izin verilmesi tam bir yağmacılık ve haksız kazanç teminidir. Bu konuda imar değişikliğini ister Kadıköy Belediyesi, isterse Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olsun kim yaptıysa, topluma ve şehre karşı suç işlemektedirler. Yeni imara açılan alan müteahhidin iddia ettiği gibi kendi hakkı değil, başta bölge sakinleri olmak üzere Kamunun ve şehrin hakkıdır. Söz konusu alana ne eski ne de yeni müteahhitlerin avm, konut vb inşaat yapma hakları yoktur. İlgililerden hesap sorulması da toplumsal bir zorunluluktur."