Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu hakkında 2021 yılında yaptığı açıklamalar nedeniyle "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla soruşturma başlatılmasına, AKP’nin kurucuları arasında yer alan eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’ten tepki geldi. Çelik, siyasi eleştirilerin ceza soruşturmasına konu edilmemesi gerektiğini belirtti.
"DOĞRU BULMUYORUM"
Hüseyin Çelik, Davutoğlu hakkında yıllar önce yaptığı siyasi değerlendirmeler nedeniyle soruşturma başlatılmasını doğru bulmadığını belirtti.
Demokratik siyasetin temelinde eleştirinin bulunduğunu ifade eden Çelik, Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık gibi önemli görevlerde bulunmuş bir siyasetçinin iktidarın icraatlarını, kamu kaynaklarının kullanımını, liyakat anlayışını ve siyasi tercihlerini sert şekilde eleştirmesinin öncelikle siyasetin alanında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
"SERT ELEŞTİRİ HAKARETLE ÖZDEŞLEŞTİRİLMEMELİ"
Hüseyin Çelik’in sosyal medya hesabından yaptığı açıklaması şöyle:
Eski başbakanlarımızdan Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu hakkında, yıllar önce yaptığı siyasi değerlendirmeler sebebiyle Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla soruşturma başlatılmasını doğru bulmadığımı ifade etmek isterim. Demokratik siyasetin tabiatında eleştiri vardır. Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık gibi devletin en önemli makamlarında bulunmuş bir siyasetçinin; iktidarın icraatlarını, kamu kaynaklarının kullanımını, liyakat anlayışını veya siyasi tercihlerini sert biçimde eleştirmesi öncelikle siyasetin alanında değerlendirilmelidir. Elbette ifade özgürlüğü sınırsız değildir ve hiç kimsenin hakaret etme imtiyazı yoktur. Ancak hukuk, siyasi eleştiri ile hakaret arasındaki ayrımı son derece dikkatli yapmak zorundadır. Kamu gücünü kullanan siyasetçilere yönelik eleştirinin sınırlarının daha geniş olduğu da demokratik hukuk devletinin temel kabullerindendir. Siyasetçinin sözüne siyasetle cevap verilir, iddialar yanlışsa belgelerle çürütülür, haksızsa yine siyaset içinde karşılık verilir. Yıllar önce söylenmiş siyasi sözlerin bugün ceza soruşturması konusu yapılması, yargının tarafsızlığı ve ifade özgürlüğü bakımından haklı kaygılar doğurur. Türkiye’nin ihtiyacı, siyasetçilerin söz söylerken savcılığı düşünmek zorunda kaldığı bir atmosfer değildir. Hakaret elbette meşru görülemez; ancak sert siyasi eleştiri de hakaretle özdeşleştirilmemelidir. Sorumlu ve seviyeli bir siyasi dilin hâkim olduğu, tartışmaların siyaset içinde yürütüldüğü ve yargının bütün taraflara eşit mesafede durduğu güçlü bir hukuk devleti esas olmalıdır. Sayın Davutoğlu’nun kullandığı ifadelerin siyasi bakımdan sert, hatta tartışmalı bulunması mümkündür. Bu görüşlere katılmak başka, onun siyasi eleştiri yapma hakkını savunmak başkadır. Demokrasi de zaten bu ayrımı koruyabildiğimiz ölçüde güçlüdür.