Frankfurter Allgemeine Zeitung'da yer alan yorumda, Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) Saksonya-Anhalt'ta aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) karşısında yaşadığı hezimetin ardından Başbakan Friedrich Merz'in istifa etme olasılığı ele alınıyor. Gazetenin yorumunda, Birlik partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti'den (SPD) oluşan koalisyonun görevinin "istikrarı" sağlamak olduğu vurgulanıyor.
"Merz için ne azınlık hükümeti ne de erken seçime Kaç ış bir çıkış yolu sunuyor. Peki ne değişmeli? Şu anda onun istifasını isteyenler, ondan daha güçlü birini bulamayacaktır… (Merz'in) net bir görevi var: Yapılması gerekeni yapmak ve kendileri yerine sağ ya da sol popülistler işi üstlenirse neler olacağını anlatmak. Bu görev o kadar büyük ve zorlu ki, hiçbir denemelere yer bırakmıyor."
"Ülkeyi felç etmek ölümcül bir hata olur"
Kölner Stadt-Anzeiger'da yer alan yorumda da Merz'in görevi bırakma ihtimalinin yol açacağı sonuçlar değerlendiriliyor:
"Federal hükümeti oluşturan koalisyon partilerinin her halükârda esaslı bir değerlendirme yapması gerekiyor. Saksonya-Anhalt'taki sonuç, aynı zamanda Merz / (Lars) Klingbeil hükümetine yönelik bir güvensizlik oylaması niteliğinde. Ancak buna tepki olarak tüm ülkeyi felç etmek ölümcül bir hata olur…
Bir erken federal seçim daha zaman kaybettirir ve federal düzeyde de en güçlü parti konumundaki AfD dışında kimseye fayda sağlamaz. Mesele başbakan değişikliği ya da SPD'de liderlik değişikliği olmamalı. Kaldı ki başkaları ele alsa bile sorunlar küçülmüyor ve ortada bir kurtarıcı da görünmüyor. Mesele, çoklu belirsizliklerin hüküm sürdüğü bir dünyada Yeniden güven kazanmak. Almanya'yı durgunluktan çıkaracak ve istihdam yaratacak reformlarla. Kendi ülkesinin çıkarını gözeten bir göç politikasıyla. Putin'in hibrit Savaşı na verilecek güçlü bir yanıtla."
"Aşırı sağ Nazilerden beri bu kadar güçlü olmamıştı"
Frankfurter Rundschau'daki yorumda, seçim sonuçlarının aşırı sağın tarihi açısından taşıdığı önem vurgulanıyor:
"AfD'nin Saksonya-Anhalt'ta ve daha önceki birçok seçimde elde ettiği büyük oy artışı, bu hoşnutsuzlukların toplumda ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Bir şeyler yerinden oynamaya başladı. Nasyonal Sosyalizmin sona ermesinden bu yana aşırı sağ, hiç bu seçimdeki kadar güçlü olmamıştı. Üstelik bunu, Nasyonal Sosyalistlerin işlediği suçları hafife alan bir siyasetle başardı.
Aşırı sağcı AfD'nin gücü, radikalliğine rağmen değil, tam tersine bu radikallikten geliyor. Çünkü dünya görüşünü saklamıyor… AfD'nin seçim başarılarının etkisi de muazzam. Aşırı sağcılar yalnızca parlamentoda sandalye kazanmakla kalmıyor, aynı zamanda küçümsedikleri demokratik hukuk devletinin sağladığı mali desteklerden de pay alıyorlar."
"Almanya için dönüm noktası"
Freiburg'da yayınlanan Badische Zeitung'ta ise, seçim sonuçlarının "demokratlar için bir yenilgi" olduğu savunuluyor:
"Federal Cumhuriyet tarihinde ilk kez, kesin olarak aşırı sağcı olarak sınıflandırılmış bir parti, Saksonya-Anhalt eyalet seçiminde açık bir hükümet kurma görevi aldı... Felaket bir sonuçla yüzde 20'nin altında kalan, seçimde yenilgiye uğrayan Sven Schulze'nin partisi CDUsiyasi liderlik iddiasını neye dayandırabilir ki? Hristiyan Demokratlar, Yeşiller ve SPD birlikte, AfD'den daha az oy aldı... Magdeburg'da artık AfD'yi es geçmenin bir yolu yok. Bir hükümet kurma konusunda seçmenden görev aldı. Bu, tüm demokratlar için bir yenilgi ve tüm Almanya için bir dönüm noktası."