Ana içeriğe geç

Avrupa'dan notlar: Ukrayna barış görüşmelerinde Avrupa’da anlaşmazlık

Günaydın, ben Mared Gwyn. Bu cuma bülteni yine ben hazırlıyorum. Bugün, Meloni’nin Brüksel’in Ukrayna barış stratejisine yönelik eleştirilerini ve Avrupa...

SON DAKİKA
Avrupa'dan notlar: Ukrayna barış görüşmelerinde Avrupa’da anlaşmazlık

Öncelikle, siz uyurken: ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşını sona erdirecek “büyük ve güzel” bir anlaşmanın yakın olduğunu öne sürdü.

Avrupa'dan notlar: Ukrayna barış görüşmelerinde Avrupa’da anlaşmazlık
Avrupa'dan notlar: Ukrayna barış görüşmelerinde Avrupa’da anlaşmazlık

Trump’ın açıklaması, Washington’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in özel temsilcisi Kirill Dmitriev ile planlanmamış bir görüşme yapmasının ardından geldi.

Trump daha sonra gazetecilere, “Çok büyük olacak. Ukrayna’dan fazlasını kapsayacak. Hatta bütün Avrupa’yı ilgilendirebileceğini söyleyebilirim. Büyük, güzel bir anlaşma olacak ve herkes bundan memnun kalacak” dedi.

Meslektaşım Sasha Vakulina’nın aktardığına göre bu temaslardan önce Beyaz Saray’da alışılmadık bir buluşma yaşandı. Rus işgali altındaki Oleşki’de sağlanan nadir bir insani ateşkesin ardından Ukraynalı ve Rus yetkililer, Melania Trump’ın ev sahipliği yaptığı toplantıda aynı masaya oturdu.

Rus temsilci Dmitriev, insani yardım operasyonu için talimatları Putin’in bizzat verdiğini söyledi ve Melania Trump’a teşekkür etti.

Ancak Oleşki’yi 2022’de Rus güçlerinin işgal ettiğinden ve kentte kalanların o tarihten beri Moskova’nın kontrolü altında yaşadığından söz etmedi. ABD merkezli Savaş Araştırmaları Enstitüsü’ne göre yaklaşık beş yıllık işgal, bölgede ciddi gıda ve ilaç sıkıntısına yol açtı. Rus askerlerinin hak ihlallerine ilişkin bildirimler de var.

Avrupa ne diyor?: Ukrayna barış görüşmelerinde Avrupa’yı kimin temsil edeceği konusunda dün görüş ayrılıkları ortaya çıktı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’ya gönderdiği eleştirel mektupta, müzakerelerdeki yaklaşımın eşgüdümden yoksun olduğunu savundu.

Meloni’nin çıkışı, AB’nin Fransa, Almanya, Birleşik Krallık ve ABD’nin de aralarında bulunduğu müttefiklerle Ukrayna’nın geleceğini görüştüğü toplantının hemen ardından geldi. İtalyan temsilciler, Norveç Başbakanı ile Finlandiya Cumhurbaşkanı’nın Oslo’da düzenlediği önceki toplantıya katılmıştı. Meloni’ye göre birbirinden ayrı müzakere formatları Avrupa’nın güvenilirliğini zedeliyor.

Costa yanıtında, AB’nin barış müzakerelerine katılımının “açık ve ortak bir mesaj vermesini, çıkarlarını savunmasını ve Ukrayna’yı desteklemesini sağlayacak biçimde düzenlenmesi gerektiğini” yazdı. Konu, AB’nin 27 liderinin gelecek hafta Dublin’de yapacağı gayriresmî görüşmelerde ele alınacak.

Meloni’ye destek: Meslektaşım Jorge Liboreiro’nun Varşova’dan aktardığına göre Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski de perşembe günü benzer kaygıları dile getirdi. Sikorski, Lizbon Antlaşması uyarınca AB adına meşru bir temsil gerektiğini söyledi. Birliğin dış politikasında bu rolün Avrupa Konseyi Başkanı Costa’ya veya AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a ait olduğunu belirtti; Birleşik Krallık ve Norveç’in de ortak tutuma dahil edilmesi gerektiğini ekledi.

Sikorski, “İstediğimiz son şey, Batı Avrupa’nın Doğu Avrupa’nın başının üzerinden Rusya’yla anlaşması. Doğu Avrupa’yı ve İskandinavya’yı görüşmenin dışında bırakamazsınız. Yaklaşık 120 milyon insanız. Finlandiya ve Norveç Rusya’yla sınır komşusu; Baltık ülkeleri Rusya’yla, Polonya ise hem Rusya hem Ukrayna’yla sınır komşusu,” dedi.

Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger de AB’nin yaklaşımında “stratejik koordinasyon” eksikliği bulunduğunu söyleyerek Meloni’ye destek verdi.

Varşova’dan notlar: Meslektaşımız Jorge Liboreiro, Avrupa gündeminin yoğun olduğu bu dönemde Polonya hükümetindeki gelişmeleri de izliyor. Aktardığı diğer başlıklar şöyle:

Anayasa Mahkemesi krizi: Polonya Başbakanı Donald Tusk, Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile görüşerek Anayasa Mahkemesi konusundaki sert anlaşmazlığı çözmeye hazır olduğunu söyledi. Kriz, Nawrocki’nin hafta sonu mahkemeye gidip iktidar partisinin seçtiği yargıçların atanmasına karşı çıkmasıyla tırmandı. Nawrocki, yargıçların kendisinin huzurunda yemin etmediğini söylüyor. Venedik Komisyonu’na göre ise cumhurbaşkanının törendeki rolü sembolik ve bu durum atamaların önünde engel oluşturmamalı.

Tusk, “Bu çatışmanın çok duygusal geçen bölümünün sonuna yaklaştığımızı düşünüyorum. Benim açımdan hukuki sorun çözüldü” dedi. Adalet Bakanı Waldemar Żurek ise Nawrocki’yi veto yetkisini kötüye kullanmak ve fiilî bir durum yaratarak Polonya’yı başkanlık sistemine dönüştürmeye çalışmakla suçladı. Żurek, Brüksel’in arabuluculuğuna açık olduğunu ancak henüz böyle bir talepte bulunulmadığını söyledi.

Rus gazı: Bir barış anlaşmasının parçası olarak Rusya’dan yeniden gaz alınması ihtimali Polonya’da kaygı yarattı. Enerji Bakanı Miłosz Motyka, “saçma” diye nitelediği bu fikrin Avrupa’yı Putin’in şantajına açık bırakacağını, ABD’nin ekonomik çıkarlarına zarar vereceğini ve Atlantik’in iki yakası arasındaki ilişkileri zorlayacağını söyledi. Motyka, “Açık konuşacağım: Rus gazı satın alarak zaman kazanabileceğini düşünen biri kendini kandırıyordur. Bu, kısa görüşlü ve çok pahalıya mal olacak bir oyun” dedi.

Bütçe tartışması: Avrupa işlerinden sorumlu Bakan Yardımcısı Ignacy Niemczycki, AB’nin gelecek bütçesiyle Ukrayna’ya sağlanacak yeni finansmanın birbirine bağlanmasına karşı çıktı. Bütçe harcamalarında kısıtlamayı savunan ülkelerin istediği bu yaklaşımın, birbirinden ayrı iki konuyu birleştirerek nihai anlaşmayı daha da zorlaştırabileceğini söyledi. Bu ülkelerden bir diplomat ise “Brüksel’de para ağacı yok; bu yüzden siyasi tercihler yapmak zorundayız” yanıtını verdi.

Göç raporu: Avrupa Komisyonu’nun bugün, üye ülkelerin karşı karşıya olduğu göç baskısını değerlendiren yıllık İltica ve Göç Raporu’nu sunması bekleniyor. Yasa uyarınca raporun her yıl 15 Ekim’e kadar yayımlanması gerekiyor. Meslektaşım Luca Bertuzzi’nin aktardığına göre siyasi açıdan hassas başlıklara değinen rapor, üst üste ikinci yıl birkaç hafta gecikti.

İlk olarak rapor, yalnızca hangi ülkelerin göç baskısıyla karşı karşıya olduğunu değil, kuralları ne kadar iyi uyguladıklarını da değerlendirecek. İtalya bu açıdan tartışmalı bir örnek. Roma, Dublin kuralları uyarınca geri gönderilen kişileri kabul etmeyi reddettiği için başta Berlin olmak üzere birçok başkentle anlaşmazlık yaşıyor.

İkinci olarak bu, Ceuta krizinden sonraki ilk rapor. Komisyonun İspanya’nın krizi nasıl yönettiğine ilişkin değerlendirmesinde dikkatli davranması gerekecek. Madrid, göçü teşvik ettiği ileri sürülen etkenler nedeniyle diğer AB ülkelerinden yoğun eleştiri almıştı.

Üçüncü olarak Komisyon, göçün yükünü üye ülkeler arasında paylaşmak üzere “Dayanışma Havuzu”nu önermek zorunda. Bu sistem, sığınmacıların başka ülkelere yerleştirilmesini, mali katkıları veya operasyonel yardım gibi alternatifleri içeriyor.

Ülkelerin katkı payı nüfuslarına ve gayrisafi yurt içi hasılalarına göre belirlendiği için en büyük pay Fransa ve Almanya’ya düşüyor. Ancak bazı ülkeler, göç yönetiminde gerekli adımları atmadıklarını düşündükleri diğer ülkelere destek vermek zorunda bırakıldıklarını savunuyor. Bu nedenle sistemin gerektiği gibi işlemediği yönündeki görüş güçleniyor.

Komisyonun bu gerilimleri azaltıp azaltamayacağı henüz belli değil. Seçeneklerden biri, bir üye ülkenin başka bir ülkedeki sığınma başvurularının sorumluluğunu üstlenmesine imkân veren “sorumluluk denkleştirmesi”.

Finlandiya’dan ABD’ye Patriot füzeleri için “siyasi irade” çağrısı

Finlandiya Savunma Bakanı Antti Häkkänen, ABD’nin Ukrayna için kritik önemdeki Patriot hava savunma füzelerinin teslimatını siyasi nedenlerle geciktirdiğine ilişkin Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin iddialarını destekledi.

Häkkänen, meslektaşım Shona Murray’ye Helsinki’de verdiği özel röportajda ABD’ye, PAC-3 Patriot önleme füzelerini Ukrayna’ya göndermek için “siyasi irade” gösterme çağrısında bulundu.

Zelenski kısa süre önce ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’i, Avrupa’nın parasını ödediği füzelerin bir bölümünün teslimatını geciktirmekle suçlamıştı. PAC-3 füzeleri, Rusya’nın Kiev ve çevresine sık sık fırlattığı balistik füzeleri önlemede en etkili sistemler arasında yer alıyor.

Avrupa ülkelerinin sistemlerin parasını ödediğini doğrulayan Häkkänen, ABD’den anlaşma kapsamındaki yükümlülüğünü yerine getirmesini istedi.

“Kış geliyor ve Rusya, Ukrayna’nın sivil altyapısına ve enerji altyapısına büyük saldırılar hazırlıyor” diyen Häkkänen, “Ukrayna’nın bütün hava savunma imkânlarına sahip olması için en kritik dönemdeyiz. Ancak teslimatların başlaması için ABD tarafında da siyasi irade gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Haber merkezlerimizden diğer gelişmeler

Avrupa Komisyonu, Sırbistan’ın Öğrenci Listesi ile ilk görüşmesini yaptı. Genişlemeden sorumlu Komisyon Üyesi Marta Kos, pazartesi günü Brüksel’de Öğrenci Listesi’nden dört temsilciyle bir araya geldi. Bu, seçimlerde büyük bir zafer kazanan partinin AB ile ilk üst düzey teması oldu. Görüşmeler demokrasi ve iç gelişmelere odaklandı. Oy verme sürecindeki usulsüzlüklere ilişkin tartışmalar, yeni hükümetin kurulmasını geciktiriyor. Ayrıntılar Luca Bertuzzi’nin haberinde.

Avrupa genelinde veri merkezlerine karşı eylemler düzenlenecek. 15 Avrupa ülkesinden 100’ü aşkın hak örgütü, yüksek miktarda enerji tüketen veri merkezlerinin hızla yayılmasını protesto edecek. Örgütler, büyük ölçekli yeni projelere ilişkin daha açık kurallar belirlenene kadar bu projelerin durdurulmasını istiyor.

Ayrıntılar Jonathan Benton’ın haberinde.

Zelenski, Latin Amerika liderlerinden Ukrayna’nın elektrik şebekesi için yardım istedi. Ukrayna Devlet Başkanı, Rus saldırıları nedeniyle ülkesindeki bütün elektrik santrallerinin “şu ya da bu şekilde” zarar gördüğünü belirterek şebekenin korunması için Latin Amerika ülkelerinden “mümkün olan en kısa sürede” destek talep etti.

Ayrıntılar Escarlata Sánchez ve Evelyn Ann-Marie Dom’un haberinde.

Bugün izleyeceğimiz gelişmeler

  • Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Varşova’ya resmî ziyareti kapsamında Polonya Meclisinde konuşacak.
  • AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, E5 dışişleri bakanları toplantısı için Varşova’da olacak.
  • AB Göçten Sorumlu Komisyon Üyesi Magnus Brunner, yıllık Göç Yönetimi Döngüsü raporuna ilişkin basın toplantısı düzenleyecek.
  • AB ile Karadağ bir göç konferansı gerçekleştirecek. Karadağ’ın katılım müzakerelerindeki birinci faslı kapatması bekleniyor.

Bugünlük bu kadar.

Bu bültene Luca Bertuzzi, Vincenzo Genovese, Sasha Vakulina, Shona Murray ve Jorge Liboreiro katkıda bulundu.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
Puan Durumu
Trendyol Süper Lig
#TakımOP
1 GALATASARAY 10 25
2 AMED SPORTİF FAALİYETLER 10 23
3 TRABZONSPOR 10 22
4 BEŞİKTAŞ 10 19
5 KASIMPAŞA 10 17
6 FENERBAHÇE 10 16
7 ARCA ÇORUM FK 10 16
8 KOCAELİSPOR 10 16
9 GÖZTEPE 10 15
10 İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK 10 14
11 ERZURUMSPOR FK 10 14
12 CORENDON ALANYASPOR 10 12
13 ÇAYKUR RİZESPOR 10 11
14 GENÇLERBİRLİĞİ 10 11
15 TÜMOSAN KONYASPOR 10 8
16 GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ 10 8
17 SAMSUNSPOR 10 4
18 EYÜPSPOR 10 3
06.11.2026 13:55
Daha fazla yükle
Türkiye Gündemi