Bölgemizde son yıllarda yaşanan gelişmeler, en çok tartışılan siyasetçilerinden birinin Netanyahu olması, İsrail’deki seçimleri sıradan seçimler olmaktan çıkarıp herkesin sonucunu merakla beklediği olağanüstü seçimler haline getirdi.
Sonuçlar kesin değil, 4 Kasım’da açıklanacak ancak şu ana kadar görünen o ki Netanyahu bloku 53 sandalye kazandı. (Likud 26, Shas, UTJ ve Otzma Yehudit 7'şer, Dini Siyonist Parti 6).
Muhalefet bloku 48 sandalyeye ulaştı. (Eisenkot'un Yashar'ı 21, Bennett-Lapid'in B'Yachad listesi 12, Golan'ın Demokratlar'ı 8, Liberman'ın Yisrael Beytenu'su 7).
Arap partileri toplam 19 sandalye alıyor (Ortak Liste 12, Ra'am 7).
Seçime katılım %77,7 oldu, dünyada son yıllarda seçimlere olan ilginin azaldığı düşünülürse bir hayli yüksek. İsrail özelinde de 1999'dan beri en yüksek oran.
Olasılıkları önümüze seren ilk sonuç şu: Hiçbir parti ya da blok, hükümeti tek başına kurabilecek 61 sandalye sayısına ulaşamadı.
Bu durumda sadece koalisyon senaryolarını konuşabiliriz. Netanyahu'nun 8 sandalye açığı var. Muhalefetin açığı daha büyük.
Netanyahu - Eisenkot koalisyonu mümkün mü? Teknik olarak mümkün ancak birbirlerine rakipler ve birinin diğerine tahammülü yok. Eisenkot Netanyahu ile “dönüşümlü başbakanlık” senaryosuna kapıyı kapatmış durumda.
Bu durumda her iki blok da Arap partileri olmadan çoğunluğu bulamıyor, yani hükümet kuramıyor. Arap partilerine mecburiyet senaryosu ancak bir durumda ortadan kalkabilir: bloklardan birinin (Netanyahu ve Eisenkot) diğer bloktan bir ortağı koparması. Ancak buna neredeyse imkansız gözü ile bakılıyor.
Bu durumda Netanyahu için ilk seçenek Arap partileri olacak. Arap partileri ile olası bir girişim ise Netanyahu seçmeni tarafından ihanet sayılabilir. Bu da Netanyahu’yu bir hayli zorlayacak gibi görünüyor. Nedenini aşağıda anlatmaya çalışacağız.
Eisenkot da Netanyahu’dan çok farklı bir durumda değil. O da Arap partileri olmadan hükümet kuramıyor. Ancak aynı durum onun için de geçerli.
Eisenkot zaten İsrail devletini Yahudi devleti olarak tanıma ve Hamas'ı terör örgütü sayma gibi şartları en baştan koydu.
Şimdi Netanyahu’nun kendileri ile koalisyonu utanç olarak nitelendirdiği Arap partilerin pozisyonlarına gelelim.
Dört ana Arap partisi var:
- Hadash: Sol, Arap-Yahudi ortaklığını savunuyor, iki devlet ve eşit vatandaşlık istiyor.
- Ta'al: Filistin ulusal çizgisinde.
- Balad: Ulusal çizgide, "vatandaşlarının devleti" talebiyle Yahudi devleti tanımına karşı.
- Ra'am: Muhafazakâr, İslamcı kökenli. 2021'de Bennett-Lapid hükümetine katılan tek Arap partisi oldu.
Bu partiler seçimlere ortak liste ile katıldılar. Listenin başındaki Yusuf Cabareen, "Yahudi-Arap ortaklığı" çağrısı yaptı ve Netanyahu hükümetini devirmeye hazır olduklarını söyledi.
Diğer yandan Arap vekillerin çoğu Eisenkot’un Yahudi devleti ve Hamas’ın terör örgütü kabul edilmesi görüşlerine karşılar.
Bu düşüncedeki Arap partilerinin Netanyahu ya da Eisenkot’a koalisyon desteği vermesi neredeyse imkansız. Tersinden bakacak olursak Netanyahu ya da Eisenkot’un bu görüşteki partiler ile koalisyona gitmek istemeleri siyasi intihar sayılabilir. Tavizler verilecek mi verilirse hangi riskler göze alınacak, bu durum hem Netanyahu, hem Eisenkot hem de Arap partiler için geçerli bir soru.
Bir başka senaryo azınlık hükümeti. Ancak bu da nihayetinde “diğerlerinin” desteğini gerektiriyor ki koalisyon senaryolarına benzer bir durum ortaya çıkıyor.
Resmi kesin sonuçlar açıklandıktan sonra İsrail Cumhurbaşkanı Herzog görevi birine verecek (şimdilik önde görünen Netanyahu’ya vermesi bekleniyor).
Adayın hükümet kurmak için 42 günü var. Olmazsa muhalefet de denenebilir. Sonrası ise kriz. Yeni hükümet kurulana kadar Netanyahu görevde kalacak ancak zaten hükümet kurulamayacağı için erken seçim yeniden gündeme gelecek.
İsrail siyaseti son yıllarda aynı kısır döngüyü yaşıyor.
Netanyahu seçim kampanyalarını antagonizma üzerinden yürüttü. “Beni seçmezseniz İran, Hamas sizi ham yapacak” söylemini kullandı.
Bu seçimler gösterdi ki İsrail halkının kabaca yarıdan fazlası Netanyahu’nun senrayolarını ya da son yıllarda yürüttüğü şiddet politikalarını onaylıyor. Büyük kaybetmesi beklenen Netanyahu’nun, oyları düşse de birinci parti olarak çıkması başka ne ile açıklanabilir? Tersinden söyleyecek olursak muhalefet halkı ikna edemedi. İsrail’de Netanyahu nefreti yaygın, belli ki güvenlik kaygısı da yaygın.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir