Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan Keleş: Öldürmek isteseydim durum farklı olurdu

Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç'e yönelik bıçaklı saldırıya yönelik olarak başlatılan soruşturmada Meriç’i yaralayan Yeni Parti üyesi ve eski CHP...

Milletvekili Melih Meriç'i bıçaklayan Keleş: Öldürmek isteseydim durum farklı olurdu

Olay, dün akşam saatlerinde Karataş Mahallesi’nde meydana geldi. Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç ile sokakta yanına yaklaşan Seydi Ahmet K. arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga sırasında eski CHP Oğuzeli ilçe başkanı da olan Seydi Ahmet Keleş, Meriç’i bıçaklayarak kaçtı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Meriç, Gaziantep Şehir Hastanesi'ne kaldırdı. Aldığı bıçak darbesi ile bağırsakları zarar gören Meriç, akşam ameliyata alındı.


Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, eski CHP ilçe başkanı olan Yeni Parti üyesi tarafından bıçaklandı: Saldırganın 27 suç kaydı olduğu öğrenildi, 5 kişi gözaltında
Olayla ilgili çalışma başlatan İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Seydi Ahmet Keleş'in kaçtığı aracı tespit etmiş, Seydi Ahmet K., şüphelilerden A.Ç., araç değişiminden sonra bindiği ticari araç şoförü E.D., şüphelinin yakını H.K. ve olay yerinde bulunan özel güvenlik görevlisi R.Ç. olmak üzere 5 şüpheli gözaltına alınmıştı.


Seydi Ahmet Keleş, emniyetteki ifadesinde "öldürme teşebbüsü olmadığını, öldürmek isteseydi durumun farklı olacağını" belirterek şunları söyledi: 

"Ben yukarıda adresini vermiş olduğum yerde ablam Emine Uçar’la birlikte ikamet ederim. Ancak bir süredir açık adresini bilmediğim ancak olayın yaşandığı Lovin Marina olarak hatırladığım sitenin A Blok Kat:3 D:15 inde bulunuyorum. Toptan Sarımsak satım işi yapmaktayım. İşi oğlum Hakan Keleş’le birlikte kurmuş olduğumuz KELEŞ Organik Tarım Limited şirketi olarak yürütmekteyiz.

Ben aynı zamanda halen Yeni Parti üyesiyim. Partimiz yeni kurulduğundan dolayı şu an sadece üyesiyim. Ancak yaklaşık bir ay kadar önce Cumhuriyet Halk Partisi’nin Oğuzeli ilçe başkanıydım. Kemal Kılıçdaroğlu göreve geldikten kısa bir süre sonra benim başkanı olduğum yönetimi feshetti ve yerine farklı kişileri atadı. Bundan dolayı bende parti üyeliğiminden istifa ederek Yeni Parti adı altında kurulan partiye üye olarak bu partiye katıldım. Bu tarihten yaklaşık 15 gün kadar önce benimle birlikte geçmiş dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Gaziantep milletvekili olan Melih Meriç isimli vekilimizde Yeni Parti’ye katıldı.

Ayrıca vekilimiz benimle yüz yüze Oğuzeli ilçesinde bir çay ocağında yalnız başımıza görüştüğümüzde bana sen seçilmiş bir kişisin ben de geçtim sende yeni kuruldan Yeni Parti’ye gel bizimle birlikte ilçe başkanı olarak devam et, atamanı ben getirteceğim dedi. Ancak bugüne kadar herhangi resmi başkanlık atamam yapılmadı.

"Sözlü münakaşa yaşadık"
Ben atama beklediğim süreçte alkollü olarak araç kullanmak suçundan ve geçmiş tarihteki farklı bir olaydan dolayı iki günlüğüne cezaevine giriş çıkış yaptım. Bu tarihte halen ilçe başkanı belli değildi ve ben atanmamı bekliyordum. Ben cezaevine giriş çıkış yaptıktan sonra yerime farklı bir şahsın atanacağı duyumunu almam üzerine tekrar vekilimiz olan Melih Meriç’i kullanmış olduğum telefondan onun cep telefonunu arayarak kendisine bu durumun doğru olup olmadığını sorduğumda bana “Ben senin işini yapacağım, merak etme bekle” dedi ve görüşmem sonlandı. Hatırladığım kadarıyla bir gün sonra ben Yeni Partinin Gaziantep İl Başkanını aradım ve Oğuzeline Ak Partili birini atıyorsunuz haberiniz olsun diye konuşunca aramızda sözlü münakaşa yaşadık ve telefonu kapattım. Bu olaydan 5-10 dakika kadar sonra Melih Meriç isimli vekilimiz beni telefonumla aradı ve bana “Sen benim atadığım il başkanıyla nasıl Böyle küfürlü konuşursun, sen nasıl münakaşaya girersin, sen nerdesin şerefsiz anasını arvadını s****ğim nerdesin yanına geleceğim” diye söyledi, ben kendisine ben Oğuzelindeyim dedim ve telefonu kapattım.

Bu görüşmeden bir gün sonra Oğuzeli ilçesine farklı bir şahıs Yeni partiden ilçe başkanı olarak atandı. Bu atamadan bir gün sonra Melih Meriç tekrar beni aradı ve benim arkamda olduğunu parti içinde muhakkak bir görevlendirme vereceğini bana söyledi ve aramızdaki geçmiş samimiyete binaen bir barış oldu ve telefon görüşmemiz sonlandı. Bir gün sonra ben vekilimize Whatsapp uygulaması üzerinden “Vekilim müsait olunca gelin bir ciğer kebabı yiyelim ellerinden öperim” şeklinde bir mesaj attım. Bu mesajımın üzerine vekilim yine beni aradı ve bana yine güzel telkinlerde bulundu ve Antep’e geldiğimde yanına uğrarım diyerek güzel bir şekilde görüşmemiz sonlandı. Bunun üzerine hiç görüşmedik. Bu mesajı da hatırladığım kadarıyla olay tarihinden 4-5 gün kadar önce atmıştım. Kendisinin aramasından bugün olayın yaşandığı ana kadar kendisiyle hiçbir şekilde görüşmedim.

"Milletvekili arayıp ‘Şerefsiz’ dedi" iddiası
18.08.2026 günü saat: 14:00 sıralarında ikametimde bulunuyordum. İşim yoktu evde de kimse yoktu ve kendi başıma alkol almaya başladım. Olay saatinden yaklaşık 15-20 dakika kadar önce ikametimde iken telefonum çaldı ve vekilimiz Melih Meriç beni aradı ve ben telefonu “Buyrun sayın milletvekilim” diyerek açtım, kendisi bana direkt olarak “Lan sen benim arkamdan ne konuşuyorsun şerefsiz, senin a***ı a***nı s****m konum at lan geliyorum” dedi.

Ben de ilk önce bilerek Oğuzelindeyim dedim, o da bana aha geliyorum dedi, ben de tekrar kendisine oğuzelinde değilim evimdeyim dedim, o da bana o zaman konum at geliyorum şerefsiz dedi. Ben de telefonumdan kendisine konum attım. Yaklaşık 5-6 dakika kadar sonra beni aradı ve bana aşağıya in sitenin önündeyim dedi. Ben de kendisinin tavırlı konuşmalarından ve koruması, kendisine ait silahı olduğundan dolayı bir anlık korku ve panikle evde bulunan meyve bıçağı diye tabir edilen sarı saplı bıçağı pantolonumun arka cebine koyarak aşağıya indim.

Sitenin dışına doğru yürüdüm ve sitenin girişinin yan tarafında arabasını gördüm, kendisi arabasının yanında yalnız başına şoförü ve koruması yoktu, ben yanına yaklaştım ve buyrun sayın vekilim dedim, bana “Lan sen benim arkamdan nasıl konuşuyorsun senin ananı arvadını s****im, seni bitiririm” dedi ve bende “Sayın vekilim biraz dikkatli konuşun, benim senin arkandan konuşmuşluğum yok, doğru konuş, eğer kim sana bunu diyorsa getir beni yüzleştir” dedim.

"Bana yumruk attı"
Vekil bana “Sen namussuz şerefsizsin, seni bitiririm benim yanımda 4000 (dört bin) tane adam çalışıyor seni bitireceğim” demesi üzerine ben de kendisine “Çek de get vekilim bu küfürler senin ağzına yakışmıyor, biz abi kardaşız” dedim, bu sırada eliyle yumruk yaparak bana vurdu, yumruğu boynuma geldi, ben tam olarak hatırlamamakla birlikte ya yere düştüm ya da geriye doğru tökezledim.

Bu sırada ben belimde bulunan meyve bıçağını çıkarttım ve “Vekilim çık git buradan”dedim, o da bana ne yapacağın beni mi vuracaksın, vurmazsan namussuz şerefsizsin diyerek tekrar aynı şekilde elini yumruk yaparak sol boyun kısmıma doğru vurdu, bunun üzerine ben yere düştüm, hatta kendisi de tökezleyerek yere düştü, bu sırada ben ayağa kalktım ve elimdeki bıçağı kendisine göstererek korkutmak ve evimin önünden gitmesini sağlamak için etrafta bulunan vatandaşlara seslenerek bakın bu şahıs bana vuruyor bana küfür ediyor gitmiyor gelin gönderin diye çevredekilerden yardım istedim.

"Bana vurmaya devam etti"
Ancak bu sırada Vekil bana “E a****a koduğum gel buraya” diyerek üzerime gelmeye ve yine aynı yerden bana vurmaya devam etti ve tam da bu sırada elini beline attığını fark ettim, Ancak ben silahının belinde olup olmadığını bilmiyorum, görmedim. Ben de bu sırada elimdeki bıçakla kendimi korumak amaçlı kendisine doğru bıçağı savurdum.

"Allah için vekilimi hastaneye götürün"
Bu sırada ben bıçağın kendisine isabet edip etmediğini dahi anlamadım, birkaç saniye sonra gömleğinde kan lekelerini görünce yaralandığını fark ettim. Bunun üzerine yanından uzaklaşarak 5-10 adım ilerledim, kendisi bu sırada ayakta ve üzerime doğru geliyordu. Ben biraz daha ilerleyince kendisi de orada bulunan kaldırım kenarına oturduğunu gördüm. Ben çevredeki şahıslara “Allah için şuradan bir ambulans çağırın vekilimi hastaneye götürün” dedim ve bende ikametime doğru yürümeye başladım. Durumunun çok ağır olduğunu düşünmediğim ve beni silahıyla vurabileceğinin korkusuyla ikametime doğru yürümeye başladım. Bu sırada elimdeki bıçağının belimdemi elimdemi olup olmadığını hatırlamıyorum.

Sitenin araç giriş kapısına geldiğimde içeriye marka modelini bilmediğim bir aracın girdiğini gördüm ve bir anlık panikle aracın arka kapısını açtım ve şoföre beni 200 metre ileriye götür abi dedim, şoför de beni alarak yaklaşık 200 metre ileriye hastaneye doğru götürdü ve bıraktı. Beni götüren araçta şoförden başka kimse olup olmadığını bilmiyorum, görmedim. Aracı kullanan şahsın kim olduğunu dahi bilmiyorum, tanımıyorum. Bu nedenle aracın plakasını, marka ve modelini dahi bilmiyorum.

"Bıçağı hastanenin çevresinde attım"
Bu araç beni bıraktıktan sonra yaya olarak Şehir hastanesi tarafına doğru yaklaşık 300-500 metre kadar ilerledim. Bu sırada bıçağı hastanenin çevresinde attım, ancak tam olarak nereye attığımı hatırlamıyorum. Yürüdüğüm sırada hastaneden çıkan boş bir ticari taksiyi görünce araca bindim ve şoföre beni “Oğuzeline götür” dedim şoförde doğrudan çevreyolundan Oğuzeli yoluna gelince Hacar mevkisinde yolda mezarlığın yakınında indim.

Taksinin ücretini ödedim ve şahıs yanımdan ayrıldı. O sırada oğlum Hakan’ı aradım ve beni almasını söyledim. O da motosikletiyle yanıma geldi ve beni alarak Oğuzeline doğru yola çıktık bu sırada oğlum bana “Baba olayı duydum yürü emniyete gidelim” dedi, ben de “Oğlum dur beni indir sen git ben emniyete gideceğim” dedim ve oğlumu gönderdim. Bu sırada hava daha kararmamıştı. Yaya olarak tarlaların içerisinden yürümeye başladım ve yaklaşık 30 dakika kadar yürüdüm.


Bu sırada telefonumu düşürdüm mü attım mı tam olarak hatırlamıyorum. Bu nedenle telefonumun nerede olduğunu bilmiyorum. Bir süre bilmediğim bir tarlanın içinde yoruldum ve oturarak dinlenmeye ve düşünmeye başladım, yaklaşık olarak 3-4 saat kadar burada bekledikten sonra kendime geldim ve akabinde emniyete gitmeye karar verdim, yaklaşık olarak 20-30 dakika kadar daha yürüdükten sonra emniyete girdim.

"Öldürmek isteseydim farklı olurdu"
Emniyette beni karşılayan polislere olayı anlattım ve onlarda beni alarak merkeze getirdiler. Yaşamış olduğum olay bundan ibaret olup, bu durumdan dolayı çok pişmanım. Ben kimseyi öldürmeye teşebbüs etmedim. Amacım kendimi korumak idi. Öldürmek isteseydim durum farklı olurdu. Bunun dışında bir amacım yoktu. Eklemek istediğim başka bir hususum yoktur. Yaşamış olduğum olayla ilgili olarak çevrede olan site kameraları veya vatandaşların çekmiş olduğu görüntü var ise bunların temin edilerek incelenmesini istiyorum."
"Keşke yapmasaydım, yaşadığına çok seviniyorum"
Emniyet sorgusu sona eren beş kişi bugün Gaziantep Adliyesi'ne sevk edildi. Bu sırada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Keleş, “Pişmanım, arkadaşımdı, beni tahrik etti. Keşke yapmasaydım. Yaşadığına çok seviniyorum” dedi.

Milletvekili Melih Meriç'e bıçaklı saldırıda yeni detaylar: Koruması izinliymiş, eski CHP ilçe başkanı alkollü halde evden bıçak alıp yanına gitmiş!

İki kişi tutuklandı 
Seydi Ahmet Keleş ile suç delillerini gizlediği değerlendirilen oğlu Hakan Keleş, çı kartı ldıkları 1. Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ