Cumhuriyet, geçtiğimiz hafta, Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz’ın X hesabında “Dışişleri Bakanı Özel Temsilcisi” unvanını kullanmaya başlamasını haberleştirmiş; halihazırda büyükelçi olarak o ülkede en üst düzeyde bulunan bir ismin neden bu unvana ihtiyaç duyduğunu Dışişleri Bakanlığına sormuştu. Bakanlıktan bu ve beraberindeki sorulara yanıt gelmezken, haberin yankı bulması üzerine sorulara iki ayrı kanal üzerinden “yanıtlar” paylaşıldı.
İKİ FARKLI 'YANIT'
Öncelikle İstihbarat Raporu adlı bir X hesabı, “ulaştığı kaynaklara” dayandırdığı haberinde, “Büyükelçi Nuh Yılmaz'a verilen yeni görev, Şam'da Türkiye'yi temsil eden en üst düzey diplomat olma görevinden farklı bir arka plana sahip . Dışişleri Bakanı Suriye Özel Temsilcisi olarak atanan Yılmaz, yeni göreviyle birlikte Türkiye'yi temsil görevinin yanında Türkiye'nin Suriye'ye dair dış politika yapım süreçlerinde ve iki ülkeyi ilgilendiren bölgesel konularda aktif rol üstlenebilecek” ifadelerini kullandı.
Gazeteci Ragıp Soylu ise bu görevin Nuh Yılmaz’a yeni verilmediğini söyleyerek, “Şam Büyükelçisi olmasıyla beraber Bakanın Özel Temsilcisi olarak da atandı. Bu, bakanlıkta ilk kez kullanılan bir atama değil. Daha önce Türkiye’nin Sudan Büyükelçisi’ne de aynı yetki verildi. Peki bu ne anlama geliyor? Büyükelçiler normalde görevleri gereği sadece ikili ilişkileri takip etmekle yükümlüler. Suriye-Türkiye ilişkileri. Bakan Özel Temsilcisi olmalarıyla beraber, atandıkları ülke dışına istedikleri zaman çıkabiliyor, çok taraflı görüşmelere katılabiliyor ve uluslararası mekanizmalara dahil olabiliyorlar. Yılmaz’ın uluslararası muadili de ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack. Dolayısıyla benzer bir rahatlıkla muhataplarla iletişim kurulabiliyor olması lazım” şeklinde bir paylaşım yaptı.
‘ÇOK ANLAMLI DEĞİL'
Türkiye’yi 1973’ten 2012’ye kadar çok farklı uluslararası platformda temsil etmiş emekli büyükelçi Bozkurt Aran, konuyla ilgili Cumhuriyet’e konuştu. Aran, “çok taraflı görüşmelere katılma” ve “uluslararası mekanizmalara dahil olma” tezleriyle ilgili, “Eklenen unvan, bir şeyleri değiştirecek bir unvan değil. Büyükelçi olarak zaten cumhurbaşkanı ’nı temsil ediyor. Ekstra bakan temsilcisi olması neden Böyle avantajlar sağlasın? Ayrıca, böyle mekanizmalara dahil olabilmesi için Türkiye’nin bir davet alması lazım. Kendisi bu unvanla görüşmelere katılmaya hak kazanmayacak. Büyükelçiye böyle bir unvan, görüşmelere girişi kolaylaştırmaz. Bu çok anlamlı değil” dedi. Aran, “ülke dışına çıkma” konusunda ise, “Büyükelçilerin görev bölgelerinin dışına çıkmaları Bakanlık talimatına bağlı. Bu ilave unvanla acaba Bakanlığın izni olmadan görev bölgesinin dışına çıkması mı amaçlanıyor?” diye sordu.
'TENZİLİ RÜTBE'
Bu arada Soylu’nun işaret ettiği Barrack, Suriye’de iki şapka taşımıyor. Yalnızca Özel Temsilci olarak görev yapıyor. Yani Özel Temsilci olmasa, Suriye’de bir “işi” bulunmuyor. Nuh Yılmaz ise halihazırda büyükelçi olarak, aktif bir şekilde Cumhurbaşkanı’nı temsil ediyor. İYİ Parti Uluslararası İlişkiler Başkanı Ahmet Erozan da sosyal medya hesabından buna dikkat çekerek, “Büyükelçi, Cumhurbaşkanı’nı temsil eder. Onun yanına bir de Bakan Özel Temsilcisi yazdırmak o kişiyi tenzili rütbe eder. Özel Temsilci, ülkede atanmış bir Büyükelçi yoksa düşünülebilir. Mesela Ermenistan için olabilir” ifadelerini kullandı. Diplomasi gazetecisi Zeynep Gürcanlı ise, İstihbarat Raporu’nda paylaşılan “politika yapım” sözlerine verdiği yanıtta, “Nuh Yılmaz, Şam Büyükelçisi olarak daha önce Türkiye’nin Suriye politikaları yapım sürecinde söz sahibi değil miymiş? O zaman bu şahıs hariç Türkiye’nin yurtdışındaki tüm büyükelçileri politika yapım sürecine dahil değil!” diye yazdı.