İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve LGBTİ+'ları hedef alan “Ailem Güvende” soruşturması kapsamında, son bir yılda yayımladığı 118 içeriğin “ lgbt propagandası” niteliğinde olduğu öne sürülen T24, Erişim Engeli Kararı na yönelik yaptığı itirazın ardından İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’ne ek bir Başvuru daha yaparak, ‘itirazın ivedilikle incelenmesi’ni talep etti. Başvuruda, itirazın değerlendirilmesi için “savcılıktan Soruşturma dosyasının fiziken beklenmesine gerek olmadığı” vurgulandı.
Bağımsız internet gazetesi T24’ün internet ve X hesabı, 30 Eylül 2026 günü 'LGBT propagandası' yaptığı suçlamasıyla İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği'nce erişime engellenmişti. T24; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, siteye erişimin engellenmesi yönündeki talebini önce reddeden daha sonra itiraz üzerine kabul eden İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararına 1 Ekim Perşembe günü itiraz etmişti. Beş gündür yaptığı itirazın sonucunu bekleyen T24, dilekçenin ‘ivedilikle değerlendirmeye alınması için’ İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’ne ek bir başvuru daha yaptı.
T24’ün avukatları Gökhan Tekşen ve Özlem Tekşen tarafından sunulan ek dilekçede 1 Ekim Perşembe günü gönderilen itirazın henüz incelenmediği hatırlatılırken, soruşturmayı yürüten savcılık tarafından “ Dosyanın beklendiği yönünde Bilgi verildiği” belirtildi.
“İtirazın değerlendirmesi için fiziki dosyayı beklemeye gerek yok”
Dilekçede “5651 sayılı Kanun 'un 8/A maddesi kapsamında erişimin engellenmesi kararına itirazın değerlendirilmesi için savcılıktan fiziki dosyanın gelişini beklemek gerekmemektedir. Aksine 8/A, ivedi ve istisnai bir koruma tedbiri niteliğindedir. Bu nedenle erişimin engellenmesi kararına karşı yapılan itirazın da etkili ve süratli bir yargı sal denetime tabi tutulması şarttır. Anayasa Mahkemesi , 8/A kapsamında erişimin engellenmesi kararlarına karşı itiraz merciinin, müdahalenin ifade ve basın özgürlüğü bakımından gerekli ve ölçülü olup olmadığını etkili ve ivedi biçimde değerlendirmesi gerektiğini kabul etmektedir” Denildi .
“Telafisi güç mağduriyetler yaratılıyor”
Dilekçede türkiye 'nin en büyük bağımsız haber sitesi olan T24'ün itiraz Sonuç lanmadığı için hâlâ erişime engelli olmasının ‘basın ve ifade özgürlüğüne ağır bir darbe olduğu’ belirtilirken, “T24 gibi büyük bir haber mecrasının erişime kapalı olduğu her saniye ve gün hem gazete yönünden hem de toplum yönünden telafisi güç mağduriyetler yaratmaktadır. Üstelik savcılık dosyasının daha ne kadar bekleneceği de bilinmemektedir. Erişimin engellenmesi kararına karşı yapılan itiraz için savcılığın dosyasının fiziken beklenmesine gerek olmadığı gibi kaydın UYAP üzerinden Dijital olarak hızlıca gönderilmesi de mümkündür” denildi.
İtiraz dilekçesinde ne denilmişti?
T24 avukatları Özlem Tekşen ve Gökhan Tekşen tarafından sunulan, İfade Özgürlüğü Derneği kurucusu, hukukçu Kerem Altıparmak’ın da görüşleriyle katkı sunduğu itiraz dilekçesinde; siteye getirilen erişim engeli kararının anayasa, ilgili kanun hükümleri, avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) içtihatlarına aykırı olduğu belirtilmişti.
Erişim engeli kararında maddi hatalar olduğuna ve karara gerekçe gösterilen “son 1 yılda 118 aile yapısını bozacak nitelikte yazı kaleme Alındı ğı” iddiasının doğruyu yansıtmadığına işaret edilmişti.
“Sitenin bütününe engel hukuka aykırı”
Dilekçede, "son 1 yıldaki 118 yazıyı" kaleme aldığı iddia edilen 57 yazarın 22'sinin, yıllar önce T24'ten ayrıldıkları, yazıların bazılarının 5, 10, 15 Yıl öncesinde kaleme alındığı, karara konu yazılarla ilgili araştırmanın Anayasa Mahkemesi tarafından hukuka aykırı bulunan “toplu sanal devriye” yöntemiyle yapıldığı vurgulanmıştı. 1 yıl içinde yazıldığı iddia edilen 118 içeriğin sadece 21 tanesinin son bir yıl içinde kaleme alındığı belirtilmişti.
Dilekçede, "Somut durumdan da anlaşılacağı üzere; hukuka aykırı da olsa, içeriklerin her biri tek tek engellenebilecekken ve bu durum teknik olarak da mümkünken, haber sitesinin tamamına (t24.com.tr adresine) erişim engeli getirmek orantısız, hakkın özünü zedeleyen, ölçülülük ilkesine aykırı kanunun lafzına ve amacına aykırı, anayasal güvence altında bulunan ifade ve basın özgürlüğü başta olmak üzere mülkiyet hakkını da ihlal eden açık ve ağır bir müdahaledir" denilmişti.
Dilekçede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebini önce reddeden hâkimliğin itiraz üzerine aynı talebi neden kabul ettiğinin de kararda gerekçelendirilmediğine işaret edilmişti.
“İfade hürriyetini ihlal ediyor; gerekçe belirsiz"
Hâkimlikçe verilen kararda, erişim engeline gerekçe gösterilen içeriklerde yer alan yazıların “olgusal bilgi/haberden ziyade köşe yazarlarının fikirlerini yansıtan değer yargıları olduğu” belirtildi.
Hâkimlik kararının “anayasal güvence altında olan kanaat hürriyeti ve ifade hürriyetini ağır şekilde ihlal ettiği” belirtilirken, “Anılan değer yargısı içeren köşe yazılarıyla, Türk toplumu ve aile yapısının ne şekilde zayıflatıldığı somutlaştırılmamış ve böylesine soyut kavramlarla 5651 sayılı Kanunun 8/A maddesinde belirtilen hukuki amaçlar arasında herhangi bir illiyet bağı kurulamamıştır. İlk derece mahkemesinin haber sitesine getirdiği erişim engeli kararındaki orantısızlık açık bir dijital tahakküm düzeni ve toplumsal sansürdür” denilmişti.
Anayasa Mahkemesi'nin emsal kararlarına işaret edildi
Dilekçede, Anayasa Mahkemesi'nin emsal kararlarına da örnek verilerek şöyle denildi:
"Anayasa Mahkemesi, 8/A maddesi kapsamındaki yetkinin ancak 'gecikmesinde sakınca bulunan bir durumun varlığı' halinde işletilebilecek istisnai bir koruma tedbiri olduğunu istikrarlı olarak vurgulamaktadır.
Anayasa Mahkemesi kararlarında, kanun metninde açıkça belirtilmesine rağmen, URL bazlı engelleme ile ihlalin neden önlenemediği gerekçelendirilmeden tüm siteye erişimin engellenmesinin ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiği kabul edilmiştir. AİHM de benzer görüşte olup AYM ile paralel bir değerlendirme içerisindedir. AİHM anılan başvuruların tamamında erişimi engelleme tedbirleriyle ifade özgürlüğüne keyfî müdahaleleri önlemek için sağlanması gereken aşağıdaki usule ilişkin güvencelerin Rusya 'nın internet sitelerine erişimin engellenmesine dair iç hukukunda bulunup bulunmadığını incelemiştir. AİHM, dört başvurunun hepsinde Rusya'nın internet sitelerine erişimin engellenmesine ilişkin iç hukukunun bu güvenceleri sağlamadığı ve keyfî sonuçlar doğurduğu gerekçesiyle müdahalelerin kanunilik şartını karşılamadığını belirterek Sözleşme'nin 10. maddesinde koruma altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi, 'Keskin Kalem pilot kararında', internet ortamındaki yayınlara erişimin engellenmesine yönelik sulh ceza hakimlikleri tarafından uygulanan usulün sistematik ve yapısal hak ihlallerine yol açtığını kesin olarak tespit etmiştir. Mevcut uygulamanın basın ve ifade özgürlüğü üzerinde ağır bir Sansür ve caydırıcı etki (chilling effect) yarattığını, erişim engeli mekanizmasının yapısal olarak ihlal ürettiğini vurgulamıştır.
Somut olayda hiçbir somut delil ve zaruret ortaya konulmadan bir gazetecinin tüm hesabının kapatılması, AYM'nin pilot kararında tespit ettiği yapısal ihlalin doğrudan bir tezahürüdür.”