Doğu Anadolu Bölgesi’nin ilk çocuk hakları derneği olarak kurulan ve 5’inci yaşını kutlamaya hazırlanan Ulusal Çocuk Hakları Derneği (UDER), Ağrı’da akran zorbalığına karşı kapsamlı bir çalışma başlattı. UNICEF tarafından desteklenen "Akran Zorbalığına Karşı Güvenli Okul Ağı Projesi" kapsamında binlerce öğrenci ve öğretmene ulaşılması hedefleniyor.
Ulusal Çocuk Hakları Derneği (UDER), UNICEF’in "Çocuklar için Hesap Verebilirlik, Haklar için Savunuculuk: Bilgi Üretimi ve İzleme Yoluyla Sivil Toplum Örgütleriyle İşbirliği Programı" kapsamında Türkiye genelinde desteklenen 20 dernekten biri oldu.
Bu kapsamda UDER tarafından hazırlanan "Akran Zorbalığına Karşı Güvenli Okul Ağı Projesi" ile çocukların kendilerini güvende hissedebilecekleri, haklarına saygı gösterilen, ayrımcılık ve şiddetten uzak öğrenme ortamlarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Akran zorbalığı riskinin tespit edilmesi, olası vakaların önlenmesine yönelik bilgi ve farkındalık düzeyinin artırılması amacıyla geliştirilen proje kapsamında okullardaki önleyici ve koruyucu mekanizmaların güçlendirilmesi hedefleniyor.
"Her çocuk güvenli bir okul ortamına erişebilmelidir"
UDER Başkanı Yusuf Yıldırım, Ağrı’da 6 ay boyunca yürütecekleri çalışmalar kapsamında 50 öğretmene eğitici eğitimi verileceğini ve bu öğretmenler aracılığıyla yaklaşık 2 bin öğrenciye akran zorbalığı konusunda bilgilendirme yapılacağını söyledi.
Projeyle öğretmenlerin yanı sıra okul yöneticileri, veliler ve ilgili kurumların da sürece dahil edilmesinin hedeflendiğini belirten Yıldırım, Ağrı’da bir ilk olacak "Öğretmenler için Akran Zorbalığı Farkındalık Konferansı" düzenleyeceklerini ifade etti.
Konferansa en az 200 öğretmenin katılımının öngörüldüğünü belirten Yıldırım, "Konferansta çocuk hakları, hak ihlallerinin önlenmesi, öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin sorumlulukları, okul-aile iş birliği, rehberlik hizmetleri ve kurumlar arası koordinasyon gibi başlıkları ele alacağız" dedi.
Okul temelli çocuk koruma mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Yıldırım, öğretmenlere ek bir yük getirmeyi değil, okul ortamının herkes için daha güvenli hale gelmesini sağlayacak çalışmalarla öğretmenleri desteklemeyi amaçladıklarını kaydetti.
Yıldırım, "Akran zorbalığı sadece akranlarına zarar veren veya bu davranışlardan zarar gören çocukların meselesi değil. Öğrenci, idare, öğretmen ve velilerin diyaloğunun bu sorunun ortadan kaldırılmasında iş birliği içinde olması gerekiyor. Akran zorbalığı en sık ve yaygın biçimde okullarda karşımıza çıkan bir sorun olduğundan dolayı okulları hedefledik" diye konuştu.
Her 7 çocuktan 1’i akran zorbalığına maruz kalıyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Akran Zorbalığını Araştırma Alt Komisyonu tarafından hazırlanan raporda, zorbalığın ilköğretim ve ortaöğretim çağındaki çocuklar üzerindeki sosyal, bedensel ve psikolojik etkilerine dikkat çekildi.
Rapora göre 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 14’ü, başka bir ifadeyle her 7 çocuktan 1’i akran zorbalığına maruz kalıyor.
UDER’in 2022 yılından bu yana Ağrı’da çocukların güçlenmesi, çocuk hakları konusunda farkındalığın artırılması ve çocuklara yönelik ihlal, ihmal ve ayrımcılığın önlenmesi amacıyla çalışmalar yürüttüğü belirtildi.
Derneğin saha çalışmalarında öğrenciler, öğretmenler ve ailelerle gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda akran zorbalığının Ağrı’da ele alınması gereken önemli bir çocuk hakları ve çocuk koruma konusu olarak öne çıktığı ifade edildi.
"Çocukların şiddetsizliği bir değer olarak benimsemesini istiyoruz"
UDER, akran zorbalığını çocuklar arasında güç eşitsizliğinden kaynaklanan, genellikle sözel, bazı durumlarda ise fiziksel davranışlarla ortaya çıkan psikolojik, fiziksel ve sosyal saldırılar olarak tanımlıyor.
Zorbalık davranışında bulunan çocuğun, zarar verdiği çocuktan yaşça daha büyük, fiziksel açıdan daha güçlü veya sosyal açıdan daha kalabalık bir grubun parçası olabileceğine dikkat çekiliyor.
UDER Başkanı Yusuf Yıldırım, çocukların maruz kaldığı zorbalığın yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı olmadığını belirterek, "Çocuğa aşağılayıcı lakaplar takılması, alay edilmesi, küfür ve gurur kırıcı sözlere hedef olması, topluluk içinde küçük düşürülmesi gibi saldırılar zorbalıktır. Engelli olanlar dahil her yaşta çocuklar bu sözlerle ve davranışlarla örselenebiliyor. Çocukların şiddetsizliği bir değer olarak benimsemesi ve okul ortamının her çocuk için güvenli olması için çalışacağız" ifadelerini kullandı.