(İSTANBUL) - CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, siyasetin zenginleşme aracına dönüştüğünü belirterek, "Siyaset bir zenginleşme aracı değildir. İşte Sayın Kılıçdaroğlu'nun 'arınalım' dediği cümlenin en önemli, sihirli tarafı budur. Hizmet edeceksiniz, milletinize, vatandaşınıza iyi şeyler yapacaksınız. Nasıl ki dünyanın çeşitli ülkelerinde bu çerçevede hizmet ediliyorsa siyaseti bir zenginleşme aracı olmaktan çıkarmadığımız sürece bizim yoksulluktan kurtulmamızın imkânı yok. İnşallah Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunun öncüsü olacağız" dedi.
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, İstanbul İş Adamları Derneği'ni ziyaret etti. Geçmişten bu yana esnafın sorunlarıyla ilgilendiğini anlatan Tekin, "Türkiye'de birkaç tip esnaf vardır. Bir, üretenler. Gerçekten üreten esnaflarımızın son 5 yıldır çok büyük ızdırapları var. Bir de hiç üretmeyen, ranttan beslenen büyük holdingler ve iş adamları var. Yani kısacası şöyle özetleyeyim: Sabahleyin dükkânını açan, işçi çalıştıran, sigortasını ödeyen, vergisini ödeyen binlerce esnafımızın sorunları ciddi bir boyutta. Bir de bir tip esnaf var ki benim 'imar çetesi', 'beton lobisi' dediğim bu yapıların hiçbir derdi yok" ifadelerini kullandı.
"BİNLERCE İNSAN TERSİNE GÖÇÜYOR"
Üreticinin ve esnafın sorunlarının her geçen gün arttığını kaydeden Tekin, ekonomik kriz nedeniyle geçinemeyenlerin İstanbul’dan göç ettiğini belirterek şunları kaydetti:
"Bugün Anadolu'da 40 ilimizin hiçbirinde baca tütmüyor. İyi kötü, Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren çeşitli fabrikalar vardı. Mesela benim doğduğum, büyüdüğüm şehirde 4 tane fabrika vardı. Devlet kurmuştu. Tarım olduğu, hayvancılık olduğu için et fabrikası vardı. Ayakkabı fabrikası vardı. Birçok insanımız oralarda çalışıyordu.
Ve milyonlarca insan İstanbul'a göç etmek zorunda kaldı. Şu anda İstanbul'da, sizin de çok yakından takip ettiğiniz İstanbul'da, binlerce insan tersine göçe tabi tutulur hâle gelmiş. Çünkü kirasını ödeyememiş, markete borcunu ödeyememiş, çaresiz kalınca gidebilecek, sığınabilecek tek limanı var: Annesinden, babasından kalan köyü, kasabası. Şimdi bu tersine dönüş deyince bizim medyamız, siyasetçilerimiz bu işlerden hiç haberdar değiller. Yani farkında bile değiller. En çok talep nerede var şu anda, göç talebi nerede? Esenyurt, Bağcılar, Küçükçekmece, Bahçelievler, Esenler, Sultanbeyli, Sultangazi, Arnavutköy... Böyle uzuyor. Nereye gidiyor bu vatandaşlar? Gittikleri yerler neresi? Onu da söylüyorum: Batman, Ordu, Diyarbakır, Mardin, Tokat, Giresun, Van, Samsun, Erzurum ve benzeri.
Şimdi bunu niye anlatıyorum? Hepiniz iyi kötü siyaseti de yakından takip ettiğiniz için, 4 tane göç var. İstanbul'un gürültüsünden rahatsız olan zenginler Ege'ye gidiyor. Muğla, İzmir ve benzeri yerlere. İkinci bir göç var. Onlar, rahmetli Özal'ın hani orta sınıf dediği, memur, emekli falan. Bunlar körfeze gidiyorlar. Üçüncüsünü biraz önce anlattım: Çaresiz kalıp sadece sığınabileceği, annesinden babasından kalan eve gidiyorlar.
"CHP ÖNCÜ OLACAK"
Bir de 4 dördüncü göç var. Bunu bir televizyonda da anlattığımda iktidara yakın bir gazeteci bana sordu. Dedi ki, 'Bunlar nereye gidiyor?' 'Bunlar da köye gidiyorlar' dedim. 'Hangi köylere gidiyorlar?' Kadıköy'e, Bakırköy'e, Yeşilköy'e, Ortaköy'e gidiyorlar. Şimdi kim bunlar?Siyasette zenginleşenler. Bunlar o parti, bu parti diye ayırmıyor. Sadece yapmanız gereken, oturduğunuz bölgede son 40 yıl önce aynı mahallede, aynı cemaate, aynı camiye gittiğiniz insanların nasıl sizden koptuğunu göreceksiniz. Koptular. Yok, göremezsiniz. Ve dün buradaydınız. Nereye gittiniz kardeşim? İşte o köylere gittiler. Kadıköy'lere, Bakırköy'lere, Yeşilköy'lere, Ortaköy'lere... Neden? Çünkü o varlığı kamufle etmek istiyor. Bağcılar'da, Bahçelievler'de görünür hâlde oldu. Komşu da görecek, 'Allah Allah' diyecek.
Siyaset bir zenginleşme aracı değildir. İşte Sayın Kılıçdaroğlu'nun 'arınalım' dediği cümlenin en önemli, sihirli tarafı budur. Siyaset bir hizmet alanıdır kardeşim. Hizmet edeceksiniz, milletinize, vatandaşınıza iyi şeyler yapacaksınız. Nasıl ki dünyanın çeşitli ülkelerinde bu çerçevede hizmet ediliyorsa siyaseti bir zenginleşme aracı olmaktan çıkarmadığımız sürece bizim yoksulluktan kurtulmamızın imkânı yok.
İnşallah Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunun öncüsü olacağız."