Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Instagram'da bir kullanıcının Filistin'i destekleyen paylaşımlarının sistematik olarak kaldırılması, bu tür içeriklere erişiminin azaltılması ve hesaba yönelik canlı yayın kısıtlaması getirilmesi nedeniyle Meta Platforms İstanbul Bilişim Hizmetleri Limited Şirketine 256 bin 357 lira idari para cezası uyguladı.
Başvuru üzerine başlatılan inceleme kapsamında şirket tarafından sunulan görüşte, Filistin'i destekleyen içeriklerin yalnızca Filistin'le ilgili olması nedeniyle kaldırılmasını veya erişiminin kısıtlanmasını öngören bir politikanın bulunmadığı ifade edildi.
Şirketin yalnızca bir gönderinin Meta ilkelerini ihlal ettiğini tespit etmesi durumunda ya da yasal sebeplerin gerektirmesi halinde o içeriği kaldırdığı veya hesap kısıtlamaları uyguladığı aktarılan görüşte, başvuranın söz konusu içeriklerinin Instagram Topluluk Standartları'nı ihlal ettiği iddiasıyla sehven kaldırıldığının tespit edildiği belirtildi.
TİHEK'in incelemesinde, başvuranın sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımların kaldırılması ve hesabına belirli kısıtlamalar uygulanması suretiyle ifade özgürlüğüne müdahale edildiği belirlendi.
Başvuranın maruz kaldığı farklı muamelenin nesnel ve makul bir gerekçeye dayanmadığı, meşru bir amaç taşımadığı ve kullanılan araçlarla ulaşılmak istenen amaç arasında orantılılık bulunmadığını değerlendiren TİHEK, "ayrımcılık yasağı"nın ihlal edildiğine karar verdi.
Kurul, şirkete 256 bin 357 lira idari para cezası uygulanmasına hükmetti.
KARARIN GEREKÇESİNDEN
Kurul kararında, "Anayasa'nın 25'inci maddesinde herkesin düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğunun, kimsenin düşünce ve kanaatleri nedeniyle kınanamayacağının ve suçlanamayacağının düzenlendiği" hatırlatıldı.
Anayasa'nın 26'ncı maddesinde ise herkesin düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına ya da toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğunun belirtildiği kararda, şu ifadeler kullanıldı:
"İsrail'in, Filistinlilere yönelik soykırımının bölgede ağır bir insanlık trajedisine neden olduğu gerçeği karşısında, bu trajediye karşı toplumsal tepkiyi bahse konu platform aracılığıyla geniş halk kitlelerine duyurmak, şiddetin sıradanlaştırılmasına ve günlük yaşamın olağan bir parçası olarak görülmesine itiraz etme niteliği taşıyan içerikler yayınlamak, bu suretle yaşanan yıkıma ve kayıplara karşı yerel, ulusal ve küresel anlamda duyarlılık oluşturmaya çalışmak, kişinin Filistin topraklarında yaşanan sürece ilişkin sosyo-politik tutumunu yansıtmaktadır."
Kararda, paylaşımların kaldırılması ve erişimin kısıtlanmasına ilişkin değerlendirmede, "Paylaşımların kaldırıldığı tarihten kısıtlamanın sonlandırıldığı tarihe kadar geçen sürede başvuranın ifade özgürlüğü ve bilgi yayma hakkının fiilen kesintiye uğradığı" belirtildi.
Kurul, sonuç olarak müdahalenin orantısız olduğu kanaatine vararak, başvuranın felsefi ve siyasi görüş temelinde maruz kaldığı farklı muamelenin nesnel ve makul bir gerekçe ile meşru bir amaca dayanmadığına hükmederek, ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar verdi.