Haber: Çağatan AKYOL/Kamera: Belçim KILIÇKIRAN
( İstanbul ) - Hatay’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan Rönesans Rezidans’a ilişkin yarın yapılacak duruşma öncesinde İstanbul’da yapılan toplantıda konuşan rezidansta ailesini kaybeden Avukat Yeşim Toplu, “Rönesans Rezidans dosyasının Kararı nın çıkmasını, karara yaklaşmasını ve adil bir şekilde olası kasttan karar verilmesini istiyoruz. Artık kast için hem hukuki hem bilimsel bütün veriler dosyada var” dedi.
6 Şubat 2023 depremlerinde Hatay’da en az 270 kişinin yaşamını yitirdiği Rönesans Rezidans’a ilişkin davanın 25 Eylül’de görülecek duruşması öncesinde İstanbul Barosu basın toplantısı düzenledi.
Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin de katıldığı toplantıda konuşan İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, amacın yalnızca hukuki bakış, aynı zamanda insancıl olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Bugün birlikteyiz, yarın da birlikte olacağız. Gerçekten bu konu aslında bir bölgede değil, meydana gelen depremle sınırlı değil; bütün ülkemizi, bütün toplumu ilgilendiren ve yarınlara büyük acıları Taşı yacak olan olaylar zinciridir. Rönesans Rezidans öncesi yaptığımız basın açıklaması, duruşmadan sonra yaptığımız toplantı ve açıklamalar, yalnızca burada sağladığımız birliktelikle sınırlı değil. Sürekli İstanbul Barosu olarak özellikle afet merkezimizin seyahatleriyle, bizzat sahada bulunmasıyla yürütmekteyiz, yürütmeye de devam edeceğiz. Tabii bu konu aslında yasama, yürütme ve yargı organları, cumhuriyetin temel organları gerek düzenleme gerek denetim ve daha sonra yaptırım konusunda teker teker ve ortaklaşa sorumluluk sahibi olan organlardır. Burada biz yargı ile karşı karşıya bulunuyoruz, yarınki duruşmada da öyle olacak fakat aslında hiçbir zaman yasama ve yürütmenin tasarruflarından ve yaklaşımından bağımsız bir biçimde bunu ele almıyoruz.
“MULTİDİSİPLİNER ÇALIŞMA GEREKLİ”
Biz İstanbul Barosu’nda 6 ay kadar önce düzenlediğimiz adil yargılanma hakkı ve savunma konulu uluslararası toplantıda da yine mağdur aileleri bir araya getirdik. Ezgi Apartmanı davasıyla ilgili olarak İstanbul Barosu’nun, mağdurların sesi olmasını en üstün düzeyde, uluslararası ölçekte sağlamaya çalıştık ve bugün de bunun somut bir örneğidir. Burada özellikle çok ihmal edilen ve bölge depreminde de görüldüğü üzere düzenleme, denetim ve yaptırım zincirinin birlikte ortaya konulmaması, bu zincirin halkalarında meydana gelen kırılmalar ve zaaflar bugün de yaşadığımız süreci acı bir biçimde gözlerimizin önüne sermektedir. Bu çerçevede Deprem öncesi, deprem sırasında ve deprem sonrasında alınması gereken önlemler, yapılacaklar ve planlanacaklar konusunda multidisipliner çalışma gereğini yıllardır vurguluyoruz. İnsan hakları biliminin aslında bu gerekleri ortaya koyduğunu sürekli yineliyoruz.
“YARIN HATAY’DA OLACAĞIZ”
Siyasetçiler, söylemlerinde değişiklik yapmadan uygulamalarına, politikalarına devam ediyorlar. Oysa biz hukuku etkili kılmak için İstanbul Barosu’nun yöneticileri olarak aslında hukukun en büyük kırılma yaşadığı deprem olaylarında da mutlaka öne çıkarılması gerektiği görüşünü paylaşıyoruz. Bu vesileyle yarın Hatay’da olacağız. Rönesans Rezidans’ın duruşmasını İstanbul Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu olarak izleyeceğiz. Hatay Barosu’nun ev sahipliğinde orada olacağız, duruşmaları birlikte izleyeceğiz ve duruşmalar sonrasında saat 17.00’de Hatay Adliyesi önünde birlikte bir basın açıklaması yapacağız. Yapacağımız açıklamada hem tanık olduğumuz bu gelişmeler, olumsuzluklar, hukuki zaaflar dile getirilecek hem de yarın bu davada edeceğimiz tanıklıklara dair gözlemlerimiz dile getirilecek.”
“BU TABLO KABUL EDİLEMEZ”
Hazırlanan ortak açıklamayı, depremde ailesini kaybeden avukat Eren Can okudu. Depremlerinin üzerinden 3 yılı aşkın sürenin geçtiğini belirten Can, özetle şunları söyledi:
“Bugün geldiğimiz noktada hâlâ çok Sayıda soruşturmanın Sonuç lanmadığını, bazı dosyalarda iddianamelerin hazırlanmadığını, bazı yargılamalarda bilirkişi raporlarının beklendiğini, kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin süreçlerde ciddi aksaklıklar yaşandığını görüyoruz. Bu tablo kabul edilemez. Depremde yakınlarını kaybeden aileler, 3 yılı aşkın süredir Adliye koridorlarında, duruşma salonlarında ve meydanlarda adalet arıyor. Depremde yakınlarını kaybeden aileler, iddianamesi hazırlanmayan dosyalardan bilirkişi raporlarının gecikmesine, firari sanıklardan kamu görevlilerinin sorumluluğuna, ‘iyi hâl’ indirimlerinden deprem sanıklarının hangi suçtan yargılanması gerektiğine kadar çok sayıda somut sorunu gündeme taşıdı. İstanbul Barosu olarak bu taleplerin ve adalet arayışının takipçisiyiz çünkü deprem davaları yalnızca yaşananların hesabının sorulması bakımından değil, yaşam hakkının korunması ve gelecekte benzer yıkımların yaşanmaması bakımından da kamu yararını ilgilendiren davalardır.
“DAVALARIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Yarın bu adalet mücadelesinin önemli duraklarından biri olan Rönesans Rezidans davasının duruşması için Hatay Adliyesi’nde olacağız. İstanbul Barosu olarak duruşmayı takip edeceğiz. Rönesans Rezidans dosyasında hayatını kaybeden yurttaşlarımızın yakınlarının adalet talebinin yanında olacağız ancak yarınki duruşmaya katılımımız yalnızca tek bir Dosyanın takibi anlamına gelmemektedir. Rönesans Rezidans davası vesilesiyle bir kez daha vurguluyoruz. İstanbul Barosu olarak 6 Şubat depremlerine ilişkin tüm Soruşturma ve davaların takipçisi olmaya devam edeceğiz. Her dosyanın kendi özgün koşulları içerisinde değerlendirilmesini, delillerin eksiksiz toplanmasını, sorumluluğu bulunan herkesin araştırılmasını ve yargılamaların adil biçimde sonuçlandırılmasını talep ediyoruz. Depremde yakınlarını kaybeden insanların adalet arayışının yükü yalnızca onların omuzlarında olmamalıdır. Devletin bütün kurumları görevlerini zamanında ve eksiksiz yerine getirmelidir.”
“KİM BİLİR NE HÂLDE ÖLDÜLER”
Açıklamanın ardından yakınlarını kaybedenler söz aldı. Rönesans Rezidans’ta ailesini kaybeden avukat Yeşim Toplu, gözyaşları içinde yaptığı konuşmasında şunları dile getirdi:
“ Cumhuriyet tarihinin en büyük kıyımı gerçekleşti, öldürüldü insanlar depremde. Mesela Rönesans’ın etrafındaki bütün binaları hatırlıyorsunuz, değil mi? Bütün dünya geldi, inceledi, baktı, hepsi ayaktaydı; sadece bizim blok devrilmişti. Yani deprem öldürmedi. Bu, sanıkların hataları değil. Bilinçli, kasten hareketleri yüzünden insanlar öldürüldü, ezildi, parçalandı. Parça parça topladık biz yakınlarımızı. Hâlâ da bulunamayanlar var. Rönesans’ta dahi 60 tane insan var ve insanlar beni arayıp yakınlarını bulamadıklarını söylüyorlar. Onlarla ilgili de konuşmamı istiyorlar. 6’ncı rapor geldi. Ben Rönesans Rezidans Davasında 4 yıldır 6’ncı raporu bekliyorum ki daha soruşturması açılmayan bir sürü dava var. Ben sadece Rönesans için burada değilim. Sesini çıkaramayan bir sürü insan vardı, kim bilir ne hâlde öldüler? Biz hâlâ rüyalarımızda acaba nasıl öldüler Diye senaryolarda görüyoruz insanları; konuşamadıklarını, nasıl bağırıp bize seslenemediklerini...
“NÖBETE GİDEMEDİĞİM İÇİN MAHCUP OLDUM”
Adalet Peşinde Aileleri Platformu olarak geçen hafta nöbet vardı. Ben bu defa katılamadım çünkü çalışmak zorundaydım. Bağlı çalışan bir avukatım ve öyle her seferinde izin alıp gidemiyorum. Gidemediğim için mahcup oldum. Neden mahcup oldum, biliyor musunuz? Orada Yudum abi vardı. Kolunu, bacağını, evlatlarını ve eşini kaybetmiş orada. O adam orada oturmak için sandalye istiyor, nöbet tutarken sandalye verilmedi o adama. Ben mahcup oldum, keşke orada olsaydım dedim. Sonra düşündüm, dedim ki ben neden bunun mahcubiyetini yaşıyorum? Neden biz nöbet tutup duruyoruz? Neden seslenmek, bağırmak zorundayız? Yeterince yorgun değil miyiz? Yeterince işkence edilmedi mi bize? Zaten ben neden 4 yıldır bağıra çağıra adalet için nöbetlere ya da duruşmalara gidiyorum? Bu 50 binden fazla insanın ölümü herkesin kaybıdır. O yüzden ben herkese sesleniyorum. Sadece kendi davam için değil, bütün duruşmaların takip edilmesi gerekiyor.
“4 YILDA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK”
Deprem bölgesinden gözünüzü ayırmayın lütfen. Hiçbir şey değişmedi, 4 yılda gelişen bir şey yok. İnsanlar yemek, kalacak yer derdi bir yanında, bir de adalet mücadelesi veriyor. Sadece deprem dosyaları için değil, birçok konuda adalet mücadelesi veriyor. En azından bir deprem dosyasını şahsi olarak takip etseniz o kadar çok şey değişir ki... O yüzden ben bugün özellikle hem artık en azından Rönesans Rezidans dosyasının kararının çıkmasını, karara yaklaşmasını ve adil bir şekilde olası kasttan karar verilmesini istiyoruz. 6 rapor geldi; her raporda kasten hareket ettikleri, bilinçli bir şekilde binayı yaptıkları, bütün dünyanın incelediği ve söylediği gibi bilimsel tespitlerle dosyada var. Artık kast için hem hukuki hem bilimsel bütün veriler dosyada var ve biz adil bir şekilde olası kast kararının verilmesini istiyoruz.”