Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, fon soruşturması nın derinleştirilmesi çağrısında bulunarak, Uyuşturucu , sanal kumar ve yasa dışı bahisle mücadelede daha kapsamlı adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Hatay'ın İskenderun ilçesinde, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özdağ, Gazeteciler Fatih Ergin ve Ali Çağatay’ın tutuklanmasına Tepki göstererek, "Bir ülkede eğer basın iktidardan korkuyorsa o ülkede demokrasi yoktur. Eğer bir ülkede iktidar basından korkuyorsa o ülkede demokrasi vardır. türkiye 'de demokrasinin olmadığı ve basının iktidardan haklı olarak korktuğu bir ortamda yıllardan beri yaşıyoruz. Çünkü muhalefete karşı düşman ceza hukuku uygulamaları gerçekleştiriliyor. Sosyal Medya hesapları gerekçesiz şekilde kapatılıyor, engelleniyor, yayınları durduruluyor. Bu demokrasi değil" dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, ekonomik eleştirilerin yargı baskısıyla karşılaştığını savunarak, Türkiye'nin sanayisizleştiğini, tekstil sektörünün gerilediğini, turizmin pahalılık nedeniyle darbe aldığını ve milyonlarca emekli ile çalışanın geçim sıkıntısı yaşadığını belirtti.
"FATMA BETÜL SAYAN KAYA" HATIRLATMASI
Özdağ, fon soruşturmasının, "buzdağının görünen ucu" olduğunu savunarak, şöyle konuştu:
"Düşünün, bir siyasetçi, daha genç bir insanken İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde işe başlıyor, iki ay sonra burs alarak Amerika Birleşik Devletleri'ne gidiyor, yıllarca sonra geri dönüyor. Bir gün bile doğru dürüst çalışmadan belediyede siyasete giriyor, Milletvekili oluyor, bakan oluyor, parti Genel başkan yardımcısı oluyor. Bu arada bir fabrikanın sahibi olduğunu görmüyoruz, büyük bir ticaret yaptığına şahit olmuyoruz. Eşinin bordrosunda yazan para, büyük bir ticaret yapmadığını bize kanıt olarak gösteriyor. Sonra bu kişi götürüyor, bir fonda 163 milyon parayı bir kağıda yatırıyor. Kağıt yükseliyor. Şimdi ne yaparsınız? Ya biraz kazandım, hiç olmazsa ana parayı kurtarayım, der çekersiniz. Çekmiyor. Kağıt bir daha yükseliyor. 'Ya çok iyi gidiyor ama ya bir şey olur da çekeyim ben bu ana parayı kurtarayım hiç olmazsa.' Nereden geldi ki bu ana para acaba? Nasıl bir birikim yapıldı? Sonra bir daha yükseliyor, bir daha yükseliyor, bir daha yükseliyor, bir daha yükseliyor, 2,2 Milyar olunca çekiyor. Arkadaşlar, Türkiye zengin ama Türk halkı fakir. Sebebi? Sebebi işte bu düzen. Sebebi, üretenlerin para kazanamaması, üretemeyen rantiyenin bu ülkenin zenginliklerine adeta soyar gibi sahip olması.
"AĞIR CEZA VERİLEREK WHATSAPP GRUBUNDAN ÇIKARILMIŞ"
Ve duyuyoruz ki kendisine ağır bir ceza verilerek, WhatsApp grubundan çıkartılmış. Bu çok dehşet verici bir şey olsa gerek. Önce '2,2 milyar ödendi' dedi. Nereye ödendiğini biz öğrenemedik. Kimin bu açıklamayı yaptığı da belli değil. Yasaya göre etkin pişmanlıktan faydalanması için iki katını ödemesi gerekir. Yani 4,4 milyar. Anlaşılan hanımefendinin pişman olduğu da bir durum yok. ‘Nereden çıkartıyorsunuz neden 4,4 ödeyim ben pişman değilim’ diyor anlaşılan."
"'UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN' ŞEKLİNDEKİ AÇIKALAMALARIN UÇU BİR YERE GİTMEZ"
Ümit Özdağ, Zafer Partisi olarak, hukukçu, finansçı, bankacı ve Borsa uzmanlarından oluşan bir komisyonla soruşturmayı yakından takip ettiklerini söyledi. Özdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"'Ucu nereye giderse gitsin' şeklinde açıklamalar yapıldığında genellikle uç bir yere gitmez. Türkiye'deki deneyimimiz budur. Ama bu sefer gitmesi gerekiyor ve bu konu gündemden düşecek bir konu değil. Çünkü bu konu sadece 500 bin, çoğu küçük yatırımcı insanı ilgilendirmiyor. Bu konu, bütün Türk ekonomisini olumsuz etkiliyor ve bu konuyla ilgili bütün dünya basınında haberler çıkıyor ardı ardına. Bu haberler, Türkiye'de yatırım yapma ihtimali olan finans çevrelerini Türkiye'ye yaklaşmaktan uzaklaştırıyor.
"BU SOYGUNCU RUH, HER TÜRK İNSANINA ZARAR VERİYOR"
Özetle bu açgözlülük, bu soyguncu ruh, her bir Türk insanına, Kastamonu'nun köyünde koyunlarını sağarak peynir yapan Hatice ablaya da Ödemiş'te incir toplayan ve kurutan Ahmet kardeşe de zarar veriyor. Türkiye'ye bu açgözlülük zarar veriyor. Onun için Türk halkı bu soruşturmanın derinleşerek devam etmesini istiyor."
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, uyuşturucuyla ilgili İstanbul merkezli soruşturmalara da değinerek, "Uyuşturucu kullanmak, belirli bir çevrede adeta suç olmaktan çıkartılmıştı kafalarda. 'Ne olacak canım, herkes kullanıyor.' zihniyeti yaygınlaştırılıyordu. Eldeki yasalar daha etkin bir mücadeleye imkan vermiyor. Biz bu yasaları değiştireceğiz ve tedaviyi zorunlu hale getireceğiz. Uyuşturucu örgütlerine de ve sanal kumar çetelerine de terör örgütü muamelesi yapacağız. Tabii ben bunu söylediğim zaman bazı arkadaşlar bana şaka yapıyorlar. 'Aman hocam, terör baronlarına villa mı yapacaksınız?' diyorlar. Evet, ne yazık ki bir taraftan da terör örgütü elebaşlarına villa yapıldığı bir müzakere sürecinden geçiyor Türkiye. Ama biz ne teröristlerle müzakere edeceğiz ne uyuşturucu baronları ne de sanal kumar baronlarıyla; onlara hak ettikleri hukuku uygulayacağız" Diye konuştu.
Yasa dışı bahis konusunda düzenlenen operasyonları da doğru bulduğunu ifade eden Özdağ, bu operasyonlara derinleştirerek devam edilmesi gerektiğini söyledi. Özdağ, şöyle devam etti:
"Çünkü her ikisi de bağımlılık oluşturmaktadır hem uyuşturucu hem de sanal kumar ve yasa dışı bahis. Ve toplumun her katmanına iniyor. Türkiye'de 4 milyon uyuşturucu bağımlısı, 2 milyon sanal kumar bağımlısı var. 6 milyon insan . Şimdi kendinize sorun. Bir uyuşturucu bağımlısını yanınızda çalıştırır mısınız? Hayır. Bir sanal kumar bağımlısını yanınızda çalıştırır mısınız? Hayır. Gördünüz mü arkadaşlar? Bir anda 6 milyon insan hayatın dışına itildiler. Türkiye böyle vahim bir tehditle karşı karşıya. Bu insanlarımızı kazanmak ve ailelerine ve topluma onları sağlıklı bireyler vermek için Türkiye çok kapsamlı ve çok boyutlu bir mücadele başlatmak durumundadır, zorundadır."
Ümit Özdağ, Seçim sürecinde, Atatürk çizgisinde Cumhuriyet 'i savunan tüm siyasi partilerle iş birliğine hazır olduklarını belirtti.
Özdağ, MHP Genel Başkanı Devlet bahçeli 'nin Tbmm 'nin Açılış ında DEM Parti ile görüşmesi sırasında İmralı'ya selam göndermesine ilişkin soruya, "Onu Devlet Bey'e sorsanıza" yanıtını verdi.