ABD Ticaret Temsilciliği Ofisi (USTR), perşembe günü Federal Register’da yayımlanan duyuruyla Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) ABD ticaretine etkisini incelemek üzere kamuoyundan görüş istedi.
Kurum, mekanizmanın kapsamını genişletme planlarının Amerikan şirketleri için haksız engeller yaratıp yaratmayacağını da değerlendirecek.
AB’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), alüminyum, çimento, gübre, hidrojen, demir ve çelik ithalatını kapsayacak şekilde Ocak 2026’da yürürlüğe girdi.
Mekanizma, karbon yoğun üretimin iklim kurallarının daha gevşek olduğu ülkelere kaymasını önlemeyi ve Avrupalı üreticilerle yabancı rakipleri arasındaki rekabet koşullarını eşitlemeyi amaçlıyor.
Uygulamanın başlamasından kısa süre sonra bazı AB ülkeleri gübre için geçici muafiyet istedi. Ülkeler, verginin fiyatları artıracağı ve gıda güvenliğini tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu.
SKDM kapsamında AB’ye ithalat yapan şirketlerin, Birliğe getirdikleri ürünlerin üretimi sırasında ortaya çıkan emisyonları takip edip bildirmesi gerekiyor. Washington, sistemin ABD şirketleri için mali yükümlülükler doğurduğunu savunuyor. Bu durum, Başkan Donald Trump yönetimiyle yeni ticari gerilimler yaşanması ihtimalini artırıyor.
Zamanlama da önem taşıyor. Brüksel, çamaşır makineleri ve otomobil parçaları dahil daha fazla ürünü mekanizmanın kapsamına alma ve şirketlerin vergiden kaçınmasını önleyecek kuralları sıkılaştırma planları üzerinde çalışıyor.
ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), belgede SKDM’nin ABD ile AB arasındaki ticarete ve mekanizmanın kapsamının genişletilmesine yönelik AB tekliflerinin olası etkilerine ilişkin görüş istedi. Belgede, “Bu görüşler, USTR’nin ve ABD hükümetinin AB ile SKDM konusunda sürdürdüğü temaslara yön verecek,” denildi.
Washington; maliyetler, düzenleyici yükler ve ABD’li üreticilerin AB pazarına erişiminin yanı sıra doğrudan ve dolaylı ihracat ile Birliğe yapılan toplam ticaret üzerindeki etkileri inceleyecek. ABD’li şirketlerin görüşlerini sunmak için 9 Kasım’a kadar süresi var.
Bu adım, Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) Rusya’nın talebi üzerine SKDM’nin hukuka uygunluğunu inceleyecek bir panel kurmayı kabul etmesinden kısa süre sonra geldi. Moskova, karbon sınır vergisinin AB’ye giren ürünler için “önemli ticaret engelleri” yarattığını savunuyor.
Rusya ayrıca, AB Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamında bazı ağır sanayi sektörlerine tanınan ücretsiz karbon tahsisatlarının, Avrupalı üreticilere rekabet avantajı sağlamak üzere tasarlanmış bir “ihracat sübvansiyonu” olduğunu ileri sürüyor.
AB içinde görüş ayrılığı
Euronews tarafından görülen bir AB Konseyi belgesine göre, hükümetler ve Avrupa Parlamentosu SKDM’nin hangi ürünleri kapsayacağı başta olmak üzere mekanizmanın genişletilmesi planlarında uzlaşamıyor.
Avrupa Komisyonu, kapsamın genişletilmesiyle karbon yoğun ithalatın AB’nin iklim kurallarından kaçmasının önlenmesini amaçlıyor.
AB Konseyi dönem başkanlığını yürüten ve müzakerelerde arabuluculuk yapan İrlanda, hem hükümetlerin hem de Avrupa Parlamentosunun Komisyonun genişletme teklifini fazla dar kapsamlı bulduğunu söylüyor. Ancak kapsama eklenecek ürünler konusunda taraflar arasında görüş ayrılığı var.
Belçikalı Yeşiller milletvekili Sarah Matthieu, Euronews’e yaptığı açıklamada güneş panelleri ve ısı pompaları gibi temiz teknoloji açısından kritik ürünlerin de kapsama alınması gerektiğini söyledi.
Böyle bir adım Avrupalı üreticileri koruyabilir. Ancak eleştirenler, bunun şirketler ve tüketiciler için fiyatları da artıracağını savunuyor.
Anlaşmayı 20 Ekim’deki önemli bir toplantıda sonuçlandırmak isteyen İrlanda dönem başkanlığı, AB ülkelerinden Avrupa Parlamentosunun hangi tekliflerini kabul edebileceklerini ve hangi konularda uzlaşmaya hazır olduklarını belirtmelerini istedi.
Karbon hesaplamaları tartışma konusu
Anlaşmazlık yaratan bir diğer konu, Komisyonun “ciddi ve öngörülemeyen koşullarda” bazı ürünlerin SKDM’den geçici olarak muaf tutulabilmesi yönündeki teklifi.
Avrupa Parlamentosu üyeleri bu öneriye karşı çıkıyor. Önerinin mekanizmayı zayıflatabileceğini ve Komisyona yeterli parlamento denetimi olmadan aşırı yetki verebileceğini savunuyorlar. Bunun yerine, etkilenen sektörlere AB fonlarından yeniden dağıtım yoluyla mali destek verilmesini istiyorlar.
Parlamento üyeleri ayrıca, belirli istisnalar karşılanmadığı sürece yüksek riskli ürünler ve menşeler için varsayılan karbon değerlerinin otomatik olarak uygulanacağı daha sıkı bir sistem talep ediyor.
AB Konseyi ise şirketlerin yeterli kanıt sunmaları halinde gerçek emisyon verilerini kullanmayı sürdürmesine daha esnek yaklaşıyor.
SKDM’deki varsayılan değerler, ithal ürünlerin üretimi sırasında ortaya çıkan emisyonları tahmin etmek için ülkeye, sektöre ve enerji kullanımına özgü verilerle hesaplanıyor.
Washington ise AB’nin bu tahminlere “cezalandırıcı bir ek yük” getirdiğini ve kendi emisyon verilerini sunmayan şirketleri fiilen cezalandırdığını savunuyor.
İrlanda dönem başkanlığı, Avrupa Parlamentosunun yaklaşımının ithalatçılar ve ulusal makamlar için uygulamada sorun yaratıp yaratmayacağını AB hükümetlerine sordu. Washington da benzer kaygıları dile getiriyor.
ABD belgesine göre Washington, Amerikan şirketlerinin Avrupalı rakipleri karşısındaki durumunu nasıl etkileyebileceğini belirlemek için Komisyonun ilk teklifini ve AB Konseyi ile Avrupa Parlamentosunun farklı pozisyonlarını değerlendirecek.
Avrupa Komisyonu, haber yayımlandığı sırada Euronews’ün yorum talebine yanıt vermedi.
AMED SPORTİF FAALİYETLER
GALATASARAY
BEŞİKTAŞ
KOCAELİSPOR
CORENDON ALANYASPOR
FENERBAHÇE
TRABZONSPOR
KASIMPAŞA
ÇAYKUR RİZESPOR
GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ
ARCA ÇORUM FK
İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK
GENÇLERBİRLİĞİ
ERZURUMSPOR FK
TÜMOSAN KONYASPOR
SAMSUNSPOR
GÖZTEPE
EYÜPSPOR







Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir