AKP’de Fatma Betül Sayan Kaya dönemi sona erdi

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Fatma Betül Sayan Kaya’nın MYK ve MKYK üyeliklerinden af talebinin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildiğini açıkladı. Çelik, Kaya’nın artık MYK ve MKYK üyesi olmadığını belirtti.

AKP’de Fatma Betül Sayan Kaya dönemi sona erdi

AKP Sözcü sü Ömer Çelik, adı fon soruşturması na karışan ve görevlerinden "affını" isteyen Fatma Betül Sayan Kaya 'yla ilgili açıklama yaptı. Çelik, "Kaya'nın af talebi kabul edildi, artık MYK ve MKYK üyemiz değil" dedi.

AKP Genel başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Ömer Çelik sermaye piyasası soruşturmasıyla ilgili konuştu. "Tüm denetim kurulları görevlerinin başındadır. Milletin emanetine sahip çıkma konusunda taviz yoktur Gereken neyse yapmaktan çekinmeyiz" ifadelerini kullanan Çelik, " Fon Krizi konusunda, Sayın Cumhurbaşkanı mızın talimatlarıyla dünden itibaren partimizin kurulları titizlikle çalışmaktadırlar. Burada Ak parti 'nin ilkeleri nettir. Biz türkiye 'de temiz toplum ve temiz siyasetin öncüsü, adresi ve merkeziyiz. Bu bakımdan AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu net ilkelerle yürüyoruz" Diye konuştu. 

Çelik, "Usulsüzlük, yolsuzluk , istismar herhangi bir şekilde bunlara bulaşıp mağduriyet üretenlerin hepsinin hesap vereceğini ifade ediyoruz. adalet bakanlığı mızın, Hazine ve Maliye Bakanlığımızın, bütün kurumlarımızın tam koordinasyonuyla ve Cumhurbaşkanımızın 'Yanlış yapan kim olursa olsun hesap sorulacaktır.' ilkesi esas alınarak bütün bu meselelerin üzerine gidilecektir. Bundan olumsuz etkilenen vatandaşlarımızın tabii ki durumları titizlikle ele alınacaktır. Bütün bu süreç ayrıca AK Parti'de, partideki yetkili kurullarımız tarafından titizlikle takip edilecektir. Cumhurbaşkanımızın ve Genel Başkanımızın 'Sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır' ifadesi bu meseleye yaklaşımımızın yegane pusulasıdır. Burada her türlü yanlışa karşı tavizsiz hareket edeceğimizin bir kere daha altını çiziyorum” diye konuştu.

Çelik, "Olumsuz etkilenenlerin durumlarını titizlikle değerlendiriyoruz, çalışmalar ilgili kurumlarca yapılacak. Sonra bir yol haritası kuşkusuz paylaşılacak. Hiç kimse milletin birikimine çökemez, yalan söyleyemez, ekonomik şeylerle manipüle edemez. Milletin alın teriyle oluşturduğu emeğe suikast düzenleyemez" dedi.

"Tüm usulsüzlükler ortaya çıkarılacaktır"

Ömer Çelik, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, "Fon krizi olarak adlandırılan bu süreçten olumsuz etkilenen vatandaşlarımızın hak ve hukuku titizlikle ele alınacaktır. Ortada bir iddia varsa araştırılacaktır. Tüm usulsüzlükler ortaya çıkarılacaktır. Yanlış yapanlar, hukuk önünde hesabını verecektir" ifadelerini kullandı.

Çelik, şunları kaydetti:

"AK Parti’miz her zaman “doğru”ların yanında “yanlış”ların karşısındadır.

AK Parti’mizin “kuruluş felsefesi” ve “varlık sebebi” budur.

Fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesi ve detayı, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ilk andan itibaren partideki yetkili kurumlarımız tarafından titizlikle takip edilmekte ve değerlendirilmektedir.

Bu değerlendirmeleri yaparken temel ilkemiz, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımızın “sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır” ifadesidir.

Bu ilke çerçevesinde, her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele “tavizsiz” verilecektir.

Fon krizi olarak adlandırılan bu süreçten olumsuz etkilenen vatandaşlarımızın hak ve hukuku titizlikle ele alınacaktır.

Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, Adalet Bakanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere tüm kurumlarımızın tam bir koordinasyon içinde kapsamlı çalışmaları, olayların tüm boyutlarını açığa çıkaracak, karanlıkta hiçbir şey kalmayacak ve gereği yapılacaktır.

Ortada bir iddia varsa araştırılacaktır. Tüm usulsüzlükler ortaya çıkarılacaktır. Yanlış yapanlar, hukuk önünde hesabını verecektir.

Finansal sistemimize ve Türkiye ekonomisine yönelik sistemik bir risk yoktur. Temellerimiz sağlamdır.
Sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünde, belli Sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundur. Bu sorunun üzerine gidilirken, Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, “benzer bir problemin yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa bunların da hayata geçirilmesini sağlayacak” çalışmaları kapsamlı bir şekilde yapıyoruz.

Tüm denetim kurumları görevinin başındadır. Şeffaflık, denetim ve hesap verilebilirlik ilkelerini koruyacak ve güçlendireceğiz. Milletimizin her alandaki emanetine sahip çıkma irademiz tamdır. Milletimizin emanetine sahip çıkarken hiçbir taviz, istisna ve kararsızlık söz konusu olamaz.

AK Parti’mizde “siyasetimizin alfabesi” her türlü yanlışla sonuna kadar mücadele etmektir."

Ne olmuştu?

Yeni parti Sözcüsü Zeynel Emre, AKP'li Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya ile ilgili ortaya attığı iddialarda, eski bakanın borsada nisan ayında Özata Denizcilik'ten aldığı 63 milyon TL'lik hisseyi fon krizi patlak vermeden kısa süre önce 1,3 milyar TL'ye sattığını iddia etti. Sayan'ın eşi İlyas Kaya için de iddialarda bulunan Emre, "16 Eylül olmadan, eylül ayı içinde birileri kulağına fısıldamış gibi peş peşe bunları çekmişler. 4-5 ayrı işlemde, 4'ü Türkiye uzantılı hesap numarası. Biri ise Türkiye dışı uzantılı hesaplar" ifadelerini kullandı.

İddiaların ardından uzun süre sessizliğini koruyan Fatma Betül Sayan Kaya, dün akşam saatlerinde görevlerinden "affını" istediğini duyurdu. Kaya, şöyle yazdı:

"Son günlerde meydana gelen ve kamuoyunu meşgul eden bir meseleyle ilgili olarak bugün şahsım hakkında birtakım iddia ve değerlendirmeler gündeme getirilmiştir.

Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip erdoğan , geçtiğimiz günlerde söz konusu meseleye ilişkin ortaya koyduğu açık ve kararlı iradeyle, kim olursa olsun iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Ben de bu yaklaşımın gereği olarak, ortaya atılan iddiaların hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmasını ve yürütülecek sürecin sağlıklı ve selamet içerisinde tamamlanmasını son derece önemsiyorum.

Siyasette Taşı dığımız sorumluluğun yalnızca hukuki sorumlulukla sınırlı olmadığına inanıyorum. Milletimize karşı üstlendiğimiz görev, gerektiğinde siyasi ve vicdani sorumluluk almayı da gerektirir.

Bu nedenle, şahsımla ilgili iddiaların açıklığa kavuşturulacağı bir süreçte bulunduğum makamın herhangi bir tartışmaya konu edilmemesi; yürütülecek inceleme ve soruşturmanın hiçbir gölge altında kalmadan, bağımsız ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi adına siyasi sorumluluk almayı gerekli görüyorum.

Bu anlayışla, sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim.

Kamuoyuna saygıyla arz ederim."

(T24)

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ