Gazeteci Selahattin Günday’ın tutuklanmasına itiraz: İki kritik gerekçe

Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklanan gazeteci Selahattin Günday’ın avukatları, kararın hukuka ve zamanaşımına aykırı...

Gazeteci Selahattin Günday’ın tutuklanmasına itiraz: İki kritik gerekçe

Eski Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif kozinoğlu 'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'ndeki ölümüne ilişkin ikinci dalga operasyonda Gözaltına alınan Gazeteci Selahattin Günday 3 gündür Tutuklu .

Savcılık, gazeteci Selahattin Günday'ı "istihbarat faaliyetiyle ilgili Bilgi ve belgeleri ifşa etmek" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak", iki acil tıp teknisyenini (ATT) ise "kasten öldürme" suçlamasıyla tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etti.

Silivri Sulh Ceza Hakimliği de aynı suçlardan tutuklama kararı verdi. Hakimlik gerekçesinde, şüpheliler hakkında "somut olgulara dayalı kuvvetli şüphe nedenleri" bulunduğu belirtildi. Kameraman İdris T. ise adli kontrol Kararı yla serbest bırakıldı.

BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN AÇIKLAMA
Günday’ın tutuklanmasıyla tepkiler de beraberinde geldi. Gazeteciler Sendikası (TGS), X hesabından yaptığı paylaşımda gazeteci Selahattin Günday’ın derhal serbest bırakılmasını talep etti. 2011’deki bir haber ve gazetecilik faaliyetinin, 2014’te değiştirilen bir kanun maddesi gerekçe gösterilerek suçlamaya dönüştürülemeyeceğini belirten sendika, kanunilik ve hukuk güvenliği ilkelerinin hiçe sayılması halinde en temel kişilik haklarının da hiçe sayılmış olacağını ifade etti.

Disk Basın İş ise, Selahattin Günday’ın Kozinoğlu'nun hayatını kaybettiği dönemde olayı takip eden gazetecilerden biri olduğunu belirtti. Kozinoğlu'nun 2012 yılında vefat eden avukatı Hüseyin Derin Yarsuvat'ın görüşlerini haberleştirdiği ifade edilen açıklamada, “Bir gazetecinin mesleki faaliyeti nedeniyle, haber takibi ve kaynak görüşlerini aktarma gerekçesiyle gözaltına alınmasını kabul edilemez buluyoruz. Gazetecilik, kamu adına haber alma ve aktarma görevidir; bu görevin Soruşturma konusu hâline getirilmesi basın özgürlüğüne ciddi bir müdahaledir” dendi.

türkiye gazeteciler cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu da Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Selahattin Günday’ın serbest bırakılması için açıklama yaptı. Açıklamada “Bir muhabirin, çekmediği bir görüntü nedeniyle, yürürlükte olmayan bir kanun maddesiyle ve zaman aşımına uğramış bir iddiayla özgürlüğünden yoksun bırakılması kabul edilemez. Hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ve basın özgürlüğü ilkeleri doğrultusunda, Selahattin Günday’ın serbest bırakılmasını talep ediyoruz” Denildi .

Günday’ın avukatlarından Hüseyin Ersöz ise konuyla ilgili açıklama yaptı. Ersöz, Günday’ın tutuklanma sürecini şöyle anlattı:

“Gazeteci Selahattin Günday, OdaTV soruşturması adıyla bilinen süreçte, 2011 senesinin Mart ayında Kaşif Kozinoğlu’nun ifade vermek üzere geldiği Beşiktaş Adliyesi’nde görüntülerini haberleştiren gazeteci olduğu iddiasıyla gözaltına alınmış ve ardından Silivri Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştır. Savcılığın söz konusu suç isnadı maddi gerçeklerle ve delillerle desteklenmemektedir. Zira Kaşif Kozinoğlu’nun görüntülendiği yer Beşiktaş Adliyesi’nin duruşma salonları tarafındaki kapısı olup, aynı gün Selahattin Günday bir grup gazeteciyle Çırağan Caddesi üzerindeki protokol kapısında beklemektedir. Bu çerçevede kamuoyuna yansıyan bilgilerden de kolaylıkla tespit edileceği üzere Kaşif Kozinoğlu’nu ilk kez görüntüleyen gazeteci Selahattin Günday değildir.”

Avukat Ersöz, şöyle devam etti:

“Ancak bunun da ötesinde ve daha da vahim olanı, Selahattin Günday’ın 2014 senesinde MİT Kanunu'nda yapılan bir değişiklikle suç olarak nitelendirilen bir eylemden tutuklanmasıdır. Oysaki Selahattin Günday’a isnat edilen eylemin tarihi Mart 2011 olup, 2014 senesinde yasalaşan bir kanun maddesinden dolayı tutuklanması açıkça hukuka aykırı bir durumdur. Buna ek olarak, yine 2011 senesinde suç olarak nitelendirilen bir gazetecilik faaliyetinin üzerinden 15 yılı aşkın bir süre geçmiştir. Bu çerçevede zamanaşımı göz önüne Alındı ğında Selahattin Günday’a yönelik bir suç isnadında bulunulması da mümkün değildir.”

Tutuklama kararına itiraz edeceklerini vurgulayan Ersöz, sözlerini şöyle noktaladı:

“Dolayısıyla kamuoyunda bilinirliği yüksek olan ve gazetecilik etik değerlerine saygısıyla tanınan bir basın mensubunun tutuklamanın şartları oluşmamasına rağmen özgürlüğünün kısıtlanması sebebiyle bugün tutuklanma kararına itiraz ettik. Kararın gerek usul hükümlerine gerekse de maddi gerçeğe aykırılığını vurguladığımız itiraz dilekçemiz neticesinde Silivri nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi’nin hakkaniyete uygun bir karar vermesi ve tutuklama kararını kaldırmasını bekliyoruz.”

NE OLMUŞTU?
adalet Bakanı Akın gürlek , Sosyal Medya hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.

Eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir" ifadelerini kullanmıştı.

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca Dosyanın Yeniden incelendiğinin altını çizerek, şunları kaydetmişti:

"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır.”

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ