Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC),Halk TV’ye yönelik polis operasyonu ve kanala kayyım atanmasının ardından yaptığı açıklamada, gazetecilerin görevlerine dönmesini ve yayın akışının yeniden başlatılmasını istedi. Açıklamada, kanal sahibine yönelik soruşturmanın yayın içeriğiyle değil ticari faaliyetlerle ilgili olduğu belirtilerek, "Sahiplik sorunlarının bedelini gazeteciler ve toplumun haber alma hakkı ödememelidir" denildi.
Açıklamada, Anayasa’nın 28’inci maddesindeki “Basın hürdür, sansür edilemez” hükmüne ve 30’uncu maddesinde basın araçlarının işletilmekten alıkonulamayacağına ilişkin güvenceye dikkat çekildi. Soruşturmanın konusu yayın içeriği olmasa da bir haber kanalının yayınının durdurulmasının anayasal güvenceler açısından ciddi bir sorun olduğu belirtildi.
Kayyım uygulamasının medyayı ve muhalif sesleri susturmanın aracı hâline getirilemeyeceği ifade edilen açıklamada, şu değerlendirmeye yer verildi:
“Soruşturmalar hukuk devletinde yürütülür ve hiç kimse yargı denetiminin dışında değildir. Ancak iddialar yayın içeriğine değil, kanal sahibinin ticari faaliyetlerine ilişkindir ve henüz kesinleşmiş bir hüküm yoktur. Mal varlığının korunması amacı, bir haber kanalının susturulmasını ve gazetecilerin görevlerinin başına geçememesini haklı kılamaz.”
TGC'nin açıklamasının tamamı şöyle:
“Bugün sabaha karşı Halk TV binasında polis operasyonu düzenlenmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ‘kanal sahibi hakkında yürüttüğü rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ soruşturması kapsamında kanala kayyım atanmış ve yayın durdurulmuştur. Gazetecilerin ve medya emekçilerinin binaya girişine izin verilmediği, dayanışma için gelenlerin de içeri alınmadığı bildirilmektedir. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu olarak daha önce defalarca vurguladığımız gibi, bir kez daha ısrarla hatırlatıyoruz: Kayyım uygulaması, medyayı ve muhalif sesleri susturmanın, çok sesliliği azaltmanın ve basını vesayet altına almanın aracına dönüşemez.
İDDİALAR KANAL SAHİBİNİN TİCARİ FAALİYETE İLİŞKİNDİR
Soruşturmalar hukuk devletinde yürütülür ve hiç kimse yargı denetiminin dışında değildir. Ancak iddialar yayın içeriğine değil, kanal sahibinin ticari faaliyetlerine ilişkindir ve henüz kesinleşmiş bir hüküm yoktur. Mal varlığının korunması amacı, bir haber kanalının susturulmasını ve gazetecilerin görevlerinin başına geçememesini haklı kılamaz. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgemiz medya sahipliğinde şeffaflığı da esas alır; ancak sahiplik sorunlarının bedelini gazeteciler ve toplumun haber alma hakkı ödememelidir.
ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI BASINI KAMUSAL GÖZLEMCİ SIFATIYLA KORUMA ALTINA ALIR
Anayasamızın 28. maddesi son derece nettir: 'Basın hürdür, sansür edilemez.' Anayasanın 30. maddesi de basın araçlarının işletilmekten alıkonulamayacağını güvence altına alır. Soruşturmanın konusu yayın içeriği olmasa da, bir haber kanalının yayınının durdurulması bu güvencenin koruma amacı bakımından ciddi bir anayasal sorundur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi ve Anayasa Mahkemesi kararları da basını, demokratik toplumun gözü kulağı olan 'kamusal gözlemci' sıfatıyla koruma altına alır.
HALK TV ÇALIŞANLARININ MESLEKLERİNİ YAPMALARI ENGELLENMEMELİDİR
Yayın organlarını karartan, gazetecileri susturan keyfi tedbirlerin hukuk devleti, kanunilik ve ölçülülük ilkeleriyle bağdaşmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz.
Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi gazeteciye halkı ilgilendiren olayları izleme ve araştırma hakkı tanır, her türlü sansür ve oto sansürle mücadeleyi gazetecinin sorumluluğu sayar. Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle zor durumda kalan meslektaşlarla dayanışmayı öngörür. Halk TV çalışanlarının mesleklerini yapmaları engellenmemelidir.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak gazetecilerin ve medya emekçilerinin görevlerinin başına dönmesini ve bina girişindeki engellemelerin sona erdirilmesini, yayın akışının, halkın haber alma hakkını koruyacak biçimde yeniden başlatılmasını istiyoruz. Kayyım kararının tüm dayanak ve gerekçesiyle birlikte kamuoyuna açıklanmasını, yayın ve çalışma hakkının korunmasını talep ediyoruz.
Unutulmamalıdır ki basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil, tüm toplumun haber alma hakkının ve demokratik bir düzende yaşama hakkının güvencesidir. Basın hürdür, sansür edilemez! Halkın haber alma hakkı engellenemez!”
AMED SPORTİF FAALİYETLER
GALATASARAY
FENERBAHÇE
TRABZONSPOR
KASIMPAŞA
BEŞİKTAŞ
KOCAELİSPOR
ERZURUMSPOR FK
ARCA ÇORUM FK
CORENDON ALANYASPOR
İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK
ÇAYKUR RİZESPOR
GÖZTEPE
GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ
GENÇLERBİRLİĞİ
TÜMOSAN KONYASPOR
SAMSUNSPOR
EYÜPSPOR







Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir