TBMM’de yeni yasama yılı açılış resepsiyonu… Numan Kurtulmuş: 'Muhalefetin sesi kısılıyor' eleştirilerini doğru bulmuyorum

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "6 Ekim'de Meclis başladığında Meclis'te yedi tane parti grubu sürekli söz alacak. Bunlardan ikisi iktidara mensup, beşi...

TBMM’de yeni yasama yılı açılış resepsiyonu… Numan Kurtulmuş: 'Muhalefetin sesi kısılıyor' eleştirilerini doğru bulmuyorum

( Tbmm ) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "6 Ekim'de Meclis başladığında Meclis'te yedi tane parti grubu sürekli söz alacak. Bunlardan ikisi iktidara mensup, beşi muhalefete mensup partilerdir. Dolayısıyla, zaten iktidarın önümüzdeki dönemde parlamentoda beşte iki söz hakkı var Diye düşünmek lazım. 'Muhalefetin sesi kısılıyor. Muhalefet konuşamıyor' eleştirilerini doğru bulmam, rasyonel de değildir. Açık gerçeğe de aykırıdır" dedi.

TBMM'nin yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla Tören Salonu'nda TBMM Başkanlığınca resepsiyon verildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, gazetecilere açıklamalarda bulundu. YENİ Parti Grubu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip erdoğan Genel Kurul 'da konuşmaya başlamadan önce ayrılmasıyla ilgili değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, şunları söyledi:

" Cumhurbaşkanı mızın da benim de konuşmamın içeriğinde ısrarla vurguladığımız bir şey var. Siyaset tabii ki farklı fikirlerin var olduğu, farklı fikirlerin kıyasıya fikri mücadele Verdiği , siyasi mücadele verdiği bir alandır. Bu siyasi mücadele içerisinde en temel hususlardan birisi de siyasi nezakete uymak gereğidir. türkiye Cumhuriyeti'nin bir numaralı koltuğunda oturan, şu anda milletin oylarıyla seçilmiş olan Cumhurbaşkanı her ne kadar bir partinin mensubu olarak buralara kadar geldiyse de esasında Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün yurttaşlarının Cumhurbaşkanı'dır.

"HİÇ ŞIK OLMADI"

Siyasetin asgari olarak yerine getirmesi gereken sorumluluk Cumhurbaşkanlığı makamına asgari nezaketi göstermektir. Bu çerçevede de Cumhurbaşkanının siyasi partilerle ilişkiye geçtiği en önemli ortamlardan birisi de her sene 1 Ekim'deki Meclis'in açılış törenidir. Gönlümüz arzu ederdi ki bu sefer de YENİ Parti mensubu Milletvekili arkadaşlar Cumhurbaşkanı'nın konuşmasını dinleseler ve böyle bir yola tevessül etmeselerdi. Hiç şık olmamıştır. Demokrasi bakımından bunlar bir protesto mahiyetinde görülebilir ama demokratik nezaket içerisinde kabul edilemez. Ben şahsen doğru bulmadım. Gelip orada oturabilirler.

Zaten iki gün sonra Meclis'in oturumları başlayacak. Orada sabahtan akşama Cumhurbaşkanı başta olmak üzere yürütmeye dair her türlü eleştiriyi yapabilme imkanları vardır. Muhalefetin söz söyleme imkanı sonuna kadar vardır. Orada eleştirilerini yapabilir. Orada istiyorsa protestolarını yapabilir. Ama Meclis'in açılış gününün aslında bir birlik, beraberlik, hep beraber demokrasiye sahip çıkma günü ve hep beraber Gazi Meclis'in mehabeti altında bir arada olma günü. Böyle bir güne böyle bir davranışın yakışmadığını ifade etmek isterim."

"HERKES HER İŞE BİR MAZARET ÜRETEBİLİR"

Kurtulmuş, "Muhalefet, Cumhurbaşkanı'nın partili kimliğinin daha ön plana çıktığı ve 1 Ekim'de açılış konuşması yapma geleneğinin ise devletin başı olduğu döneme ait olması itibarıyla Erdoğan'ın mevcut durumda Ak parti liderliğinin daha ön planda olması nedeniyle de bir gerekçe sunuyor. Acaba yeni anayasayla birlikte bunun değişimi söz konusu olur mu" sorusu üzerine şu yanıtı verdi:

"Herkes her yaptığı işe karşı bir bunun kılıfını bulur, buna bir mazeret üretebilir. Türkiye'de geçmiş dönemlerde de farklı siyasi kanaatlere sahip olan Cumhurbaşkanları oldu. Ama o zaman hatırlıyorum, Meclis'te de bütün siyasi partiler kemal-i edeple Cumhurbaşkanı'nı dinledikten sonra Meclis faaliyetlerine devam ettiler. Cumhurbaşkanı'nın partili olup olmaması meselesi de tam da bugün gündeme getirilen Yeni Anayasa tartışmalarıyla ilgili bir konudur. Muhalefet, etkin bir muhalefet, akıllı bir muhalefet, yeni anayasanın yapılmasıyla ilgili bu konularda eğer teklifleri varsa bunların Hazırlığı nı yapar ve anayasayla ilgili tartışmalar açıldığında da bunları gündeme getirir."

"MUHALEFETİN EN FAZLA SÖZÜNÜN ÇIKTIĞI PARLAMENTOLARDAN BİRİ TBMM"

Anayasanın demokrasiyi güçlendireceğinin altını çizdiği, Cumhurbaşkanı Erdoğan 'ın da ifade ettiği anımsatılarak, "Ama bugünlerde yaşanan hem engellemeler hem Gazeteci tutuklamaları hem de farklı tartışmalar ve yerel yönetimlerde de milli iradenin yok sayıldığı tartışmaları bunları gölgeliyor gibi. Sizce gölgeliyor mu" sorusuna yanıtında Kurtulmuş, Hukuk çerçevesinde yürütülen birtakım soruşturmalar olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş devamında şunları söyledi:

"Bunlar her dönem her zaman var olan şeylerdir. Şunu çok açık söyleyebiliriz ki, Türkiye demokrasisi dünyanın en olgun demokrasilerinden birisidir ve daha evvel de benzer bir soruyu sormuştunuz. Orada da ifade ettiğimi burada tekrar söyleyeyim. Herhalde muhalefetin en fazla sözünün çıktığı parlamentoların birisi de TBMM'dir. Bugün pratik olarak şu anda önümüzdeki hafta 6 Ekim'de Meclis başladığında Meclis'te yedi tane parti grubu sürekli söz alacak. Bunlardan ikisi iktidara mensup, beşi muhalefete mensup partilerdir. Dolayısıyla, zaten iktidarın önümüzdeki dönemde parlamentoda beşte iki söz hakkı var diye düşünmek lazım. 'Muhalefetin sesi kısılıyor. Muhalefet konuşamıyor' eleştirilerini doğru bulmam rasyonel de değildir. Açık gerçeğe de aykırıdır."


SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ