Dünyayı şaşırtan güç: "Terlikli Husiler" - Musa Özuğurlu

Küresel askeri haritalarda adı bile geçmeyen yerel bir hareketin, dünya ticaretinin en kritik damarlarından birini tek başına düğümleyebileceğini kimse tahmin edemezdi.

Dünyayı şaşırtan güç: "Terlikli Husiler" - Musa Özuğurlu
Yetersiz imkânlarına ve yalınayak görünümlerine rağmen Husiler , Asimetrik harp stratejileriyle modern savunma sanayi devlerini ve küresel güç dengelerini gafil avlamayı başardı. Bölgesel bir krizden küresel bir güç gösterisine dönüşen bu hikâye, modern Savaşı n kurallarının Yeniden yazıldığını kanıtlıyor. Musa Özuğurlu yazdı. 
Yemen kabaca ikiye bölünürse ülkenin Umman’a doğru olan doğu tarafı neredeyse ıssız, Kızıldeniz’e doğru olan batı tarafı ise ülke nüfusunun hemen hepsinin yaşadığı ve savaşların yaşandığı bölgeler. 
Günümüzde Yemen’de 3 ana gücün hakimiyeti ve mücadelesi yaşanıyor.
1- Ensarullah (Husiler)
Başkent Sana, Sa‘da, Amran, Hacce, Mahvit; Hudeyde limanı ve batı sahil şeridi (Kızıldeniz/Babülmendep hattı) ve Zemar, Beyda, İbb, Reyme, Hazm gibi alanların önemli kısmında hakimiyetleri sürüyor.
İran’ın Silah, eğitim, danışmanlık ve operasyonel yönlendirme sağladığına dair çok Sayıda iddia var. İran Husiler’i  vekil değil, müttefik olarak tanımşlıyor, Husileri “Direniş Ekseni”nin parçası olarak görüyor. Husile de kendilerini “Batı emperyalizmine karşı savaşan Direniş Ekseni’nin”
Husiler BM ve uluslararası toplum tarafından tanınmıyor.Ancak yine de (son Kızıldeniz saldırılarından sonra olduğu gibi) fiiliyatta muhatap olarak kabul ediliyor.
2) Başkanlık Liderlik Konseyi (PLC) – Uluslararası Tanınmış Hükümet
Nisan 2022’de dönemin Cumhurbaşkanı Hâdî, yetkilerini Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi (PLC)’ne devretti. PLC, BM tarafından tanınan yürütme organı olarak kabul ediliyor.
Marib, Cevf, Şebve, Hadramut, Mahra gibi vilayetlerin önemli kısmı hakimiyetleri altında. Suudi Arabistan PLC’nin ana destekçisi; PLC, uluslararası düzeyde resmî Yemen hükümeti olarak tanınıyor; BM süreçlerinde muhatap alınıyor.
3) Güney Geçiş Konseyi (STC / GGK). 
Güney Yemen’in bağımsızlığını savunan, BAE destekli ayrılıkçı hareket. Resmi olarak PLC içinde yer alsa da fiilen ayrı bir otorite gibi hareket ediyor.
Güney vilayetleri: Aden, Lahic, Dali, Ebyen ve güney sahil şeridinin önemli kısmını kontrol ediyorlar.
BAE, STC’nin ana destekçisiydi; eğitim, 2026’da BAE’nin doğrudan STC kanalı etkisi azaldı, ancak yerel ağlar üzerinden nüfuzu tamamen sıfırlanmadı.
Bu üç ana gücün dışında yerel aktörler de var.Sünni İslamcı/aşiret tabanlı El Islah hareketi özellikle Taiz ve bazı merkez vilayetlerde Husilere karşı savaşıyor.
Ali Abdullah Salih’in ailesi ve eski Cumhuriyet Muhafızları çevresi ve El Kaide gibi unsurlar doğu ve güneydoğuda yer bulmaya çalışıyorlar.
HUSİLER NEREDEN GELİYOR?
Yaygın adlandırma ile Husiler, Yemen’in kuzeyindeki Zeydi Şii topluluklar içinden çıkmış, zamanla dini-kültürel bir uyanış hareketinden silahlı-siyasi bir yönetime dönüşmüş bir hareket. 
Husilerin temel tabanını oluşturan Zeydilik, Şiiliğin diğer kollarından farklı olarak imametin belirli bir soy zincirinden gelen kişiye otomatik biçimde geçmesini şart koşmaz. Dini ritüelleri bakımından Sünniliğe daha yakın dururlar.
Zeydiler, 1962’de Yemen’deki Zeydi imamet rejiminin devrilmesine kadar kuzey Yemen’de siyasi açıdan baskın konumdaydı. 
“İnanan Gençler”
Hareketin doğrudan öncülü, 1990’ların başında kurulan Muntada eş-Şebab el-Mü’min, yani İnanan Gençler Forumudur. Forumun amacı başlangıçta silahlı mücadele değil, Zeydi inanç ve kültürünü gençler arasında canlandırmaktı. Kuruluşunda Hüseyin Bedreddin el-Husi ve babası Bedreddin el-Husi’nin önemli rolü vardı.
Yemen’in birleşmesinden sonra, özellikle Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih döneminde Zeydi dinî kurumlarının zayıflaması,selefilerin etkisinin artması, ABD’nin bölgesel politikalarına hükümet tarafından verilen destek, 2003 Irak işgali ve İsrail-Filistin meselesi hareketin sertleşmesine  ve siyasallaşmasına yol açtı.
Husi adı, hareketin kurucu ve sembol lideri olan Hüseyin Bedreddin el-Husi ailesinden geliyor. Arapçada “el-Husi”, kuzey Yemen’deki Husi kabilesi veya ailesiyle bağlantılı kişiyi ifade eder.
Ancak hareketin resmî adı Ansarullah’tır. Arapça’da “Allah’ın yardımcıları” veya “Allah’ın destekçileri” anlamına gelir. 
Hareketin sloganı şu şekildedir:
“Allah en büyüktür, Amerika’ya ölüm, İsrail’e ölüm, Yahudilere lanet, İslam’a zafer.”
Silahlı harekete dönüşüm:
Hareket, 2000’lerin başında Ali Abdullah Salih yönetimiyle açık çatışmaya girdi. 
2004’te hükümet, Hüseyin el-Husi’yi tutuklamaya veya hareketini dağıtmaya çalıştı. Çatışmalar başladı ve Hüseyin el-Husi öldürüldü. Bundan sonra hareketin liderliğini kardeşi Abdülmelik el-Husi üstlendi.
2004-2010 arasında hükümet ile Husiler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı ve 2010’da Husiler, Saada çevresinde baskın güç ve ülke çapında en güçlü muhalif silahlı aktörlerden biri hâline geldi.
2011 Arap ayaklanmaları sırasında Ali Abdullah Salih görevini bırakmak zorunda kaldı. Yerine yardımcısı Mansur Hadi geçti. 
Husilerin ülke çapındaki hızlı ilerleyişi 2014’te başladı. 
Eylül 2014’te Husiler, eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’e bağlı askerî ve kabilesel unsurların da yardımıyla Sana’nın büyük bölümünü ele geçirdi. Bu gelişme sonrasında cumhurbaşkanı Hadi istifa etmek zorunda kaldı, Husiler başkanlık sarayını ve devlet kurumlarında kontrolü ele geçirdi. Hadi ise  Suudi Arabistan’a Kaç tı.
Ali Abdullah Salih – Husiler ilişkisi:
Yukarıda özetlemeye çalıştığımız çerçevede iki taraf daha önce uzun yıllar birbirleriyle savaştı.
Salih cumhurbaşkanıyken Husilere karşı 2004-2010 arasında askerî Operasyonlar yürüttü. Hüseyin el-Husi öldürüldü. 2011’de görevden ayrılan Salih,o dönemde Hadi yönetimini devirmek ve yeniden siyasi nüfuz kazanmak için eski düşmanı Husilerle ittifak yaptı.
Ancak Aralık 2017’de Salih, Husilerle ittifakını açıkça sona erdirdi ve Suudi koalisyonuyla diyaloğa hazır olduğunu söyledi. Sana’da Salih yanlıları ile Husi güçleri arasında çatışma çıktı. Husi güçleri üstün geldi ve Ali Abdullah Salih 4 Aralık 2017’de öldürüldü.
Suudi Arabistan Yemen’e saldırıyor
Mart 2015’te Suudi Arabistan liderliğinde kurulan koalisyon, Husilerin Aden’e ilerleyişi ve kendileri tarafından desteklenen Mansur Hadi hükümetinin talebi üzerine Yemen’e (Husilere) saldırılar düzenlemeye başladı.Koalisyonda Birleşik Arap Emirlikleri ve başka Arap ülkeleri de yer aldı. 2022’de BM gözetiminde taraflar arasında ateşkes imzalandı.
Ateşkes anlaşması sınır güvenliği, Füze ve İHA saldırılarının durdurulması, Suudi hava saldırılarının sona ermesi, Maaşların ödenmesi ve Yemen petrol ve gümrük gelirlerinin paylaşımı gibi maddeleri içeriyordu. Husilerin son saldırılarının sebelerinden biri de petrol gelirlerinin ateşkes anlaşmasında öngörüldüğü gibi paylaşılmamasıydı.
https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Yemen,administrative_divisions-de-colored.svg
*Harita kaynağı: Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0”

 

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ