AB'den Türkiye'ye 'uçurum' uyarısı: AB'nin Türkiye raporunda neler var?
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, yıllık genişleme raporlarını açıkladı. Brüksel'e göre Türkiye'nin AB'ye katılma hedefine ilişkin beyanlarıyla katılım için gerekli siyasi kriterlerdeki durum arasındaki "uçurum" daha da genişledi.
İki tarafın da ilişkileri iyileştirme girişimlerinde bulunduğu bir dönemde açıklanan raporda, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanlarındaki gerilemeye dikkat çekildi.
AB'nin bu alanlardaki ciddi endişelerinin ele alınmadığı vurgulanırken, "Seçilmiş yetkililere, muhalefet figürlerine ve sivil topluma karşı açılan davalar yoğunlaşmış olup, bu durum Türkiye'nin temel demokratik ilkelere bağlılığı konusunda endişeleri giderek artırmaktadır" denildi.
Dışişleri Bakanlığı, 4 Kasım'da yayımladığı açıklamada, AB raporunu "ön yargılı ve hakkaniyetten uzak" olarak niteledi.
Bakanlık, "raporda yer alan özellikle siyasi kriterler ile yargı ve temel haklar alanındaki mesnetsiz iddiaları reddediyoruz" dedi.
Bakanlık açıklamasında "Türkiye ortaklık hukuku ve ahde vefa ilkesi çerçevesinde, karşılıklı güven, saygı ve hakkaniyete dayalı bir anlayışla ilişkileri ilerletmeye hazırdır" ifadelerine yer verildi.
Komisyon, raporda Türkiye'nin AB için hala bir aday ülke ve kilit ortak olduğu mesajı veriyor.
Belgede, "AB, karşılıklı çıkar alanlarında işbirliği yaparak Türkiye ile ilişkilerini aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir bir şekilde geliştirmeye devam etmiştir" ifadeleri kullanıldı.
AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, "Aralarında göç, ticaret, ulaştırma ve enerjinin bulunduğu çok sayıda kritik alanda stratejik çıkarlarımız örtüşüyor" dedi.
'Demokratik ilke ve seçim süreci bütünlüğü zedelendi'
Demokratik ilkelerin ve seçim sürecinin bütünlüğünün zedelendiği tespiti yapan AB Komisyonu, buna gerekçe olarak ise "muhalefet politikacıları ve ana muhalefet partisi üzerinde uygulanan yargısal baskıyı" gösterdi.
TBMM'nin yetkilerinin kısıtlandığının belirtildiği belgede, "Seçimler dışında hükümeti hesap verebilir kılacak araçlar bulunmadığından, yönetim sisteminde etkili denetim ve denge mekanizmaları eksiktir" denildi.
Kamu yönetiminin siyasallaştığı tespitinde bulunan AB Komisyonu, özellikle üst düzey pozisyonlarda, liyakate dayalı işe alım, atama ve terfi uygulamalarının hayata geçirilmesini istedi.
Yargı alanındaki temel eksikliklerin hâlâ giderilemediğinin kaydedildiği raporda, yürütmenin yargı üzerinde kontrol uyguladığı ve bunun da yargının bağımsızlığını zedelediği, kararların kalitesini olumsuz etkilediği vurguları yer aldı.
Belgede, "Yargı, muhalefet figürlerini ve seçilmiş yetkilileri hedef alarak seçici bir tutum sergilemeye devam ederken, iktidar koalisyonuna mensup yetkililere karşı benzer adımlar atmaktan kaçınmıştır" ifadeleri kullanıldı.
Belgede, Türkiye'de ifade özgürlüğü alanındaki yasal güvencelerin yetersiz olduğu belirtildi.
Kısıtlamaların, özgür, bağımsız ve profesyonel medya ortamını zayıflattığının kaydedildiği raporda, "Gazeteciler ve medya kuruluşları için ortam, devam eden keyfi tutuklamalar, gözaltılar, kovuşturmalar ve mahkumiyetler nedeniyle kısıtlayıcı olmaya devam etti" ifadeleri kullanıldı.
Terörle mücadele, ulusal güvenlik, kamu düzeni, dezenformasyon ve kamu ahlakı ile ilgili mevzuatın AB standartlarıyla uyumlu olmadığı da belgede dikkat çekilen unsurlar arasında yer aldı.
Türkiye'nin stratejik rolüne atıf
AB Komisyonu'na göre Türkiye'nin Birliğin ortak dış politikasına uyumu bu yıl da düşük seyretti.
Bazı aday ülkeler için % 100 olarak tespit edilen uyum seviyesi Türkiye için % 4'te kaldı.
Belgede, "Türkiye, AB'ye katılma yönündeki açık stratejik hedefine rağmen, AB'nin ortak dış ve güvenlik politikası (CFSP) ile uyumunu iyileştirmek için hiçbir çaba göstermedi" ifadelerine yer verildi.
AB Komisyonu, Türkiye'nin dış politika yaklaşımını şu şekilde özetledi:
"Türkiye, stratejik özerklik arayışındayken, kilit jeopolitik aktörlerle ilişkilerini dengeleyerek, arabuluculuk ve diplomatik çabaları sürdürerek aktif ve çok katmanlı bir dış politika uygulamaya devam etti.
"Artan jeopolitik değişimler, Türkiye'nin bölgedeki stratejik rolünün giderek güçlendiğini ortaya koydu."
Libya'yla mutabakat raporda
Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan ve 20 Ekim'de Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanan mutabakat muhtırası da raporda yer aldı.
Belge için, "Üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal etmekte ve deniz hukukuna uymamaktadır" vurgusu yapıldı.
Konuya, "Sınır anlaşmazlıklarının barışçıl çözümü" başlığı altında değinen AB Komisyonu, Türkiye'den üç talepte bulundu:
Komisyon buna, AB ve uluslararası hukuka, özellikle de Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) uygun olarak doğal kaynakları arama ve işletme hakkının da dahil olduğunun altını çizdi.
Enflasyon mesajı
AB, "son yıllarda ekonominin dayanıklılığının artmasına rağmen, Türkiye'nin jeopolitik gerilimlere ve enerji fiyatlarındaki ani dalgalanmalara karşı maruz kalma riskinin yüksek olduğu" görüşünde.
AB Komisyonu, enflasyonu düşürmeyi desteklemek amacıyla 2025 yılında mali politikanın sıkılaştırıldığına dikkat çekti.
Belgede, "2026 yılının ilk yarısında mali ve parasal politikalar temkinli kaldı ancak enflasyon yüksek seyretti" denildi.
Piyasa ekonomisinin işleyişini iyileştirmek için Türkiye'nin enflasyonun düşürülmesini destekleyecek kadar sıkı bir ekonomi politikası duruşu sergilemesi, AB'nin talepleri arasında yer aldı.
Türkiye'ye mali destek konusunda AB ilk sırada yer almayı sürdürüyor.
AB'nin 2011'den bu yana Türkiye'deki mültecilere ve ev sahibi topluluklara yardım amacıyla aktardığı kaynak yaklaşık 12.5 milyar Euro seviyesine ulaştı.
Türkiye, Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamındaki destekten de yararlanıyor.
2021 ile 2025 arasında IPA'dan Türkiye'ye sivil toplum için 130.8, çevre ve iklim değişikliği için 103, sağlık, eğitim, istihdam ve sosyal koruma için 78, tarım ve kırsal gelişme için 290 milyon Euro kaynak aktarıldı.
Dışişleri Bakanlığı tepki gösterdi
Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada rapor ile ilgili "AB'nin ülkemize karşı ön yargılı ve hakkaniyetten uzak tutumunu bir kez daha ortaya koymaktadır" değerlendirmesini yaptı.
Bakanlık, raporda yargı ve temel haklar alanındaki eleştirilerin "mesnetsiz iddialar" olduğunu belirtirken bu eleştirileri "AB yetkililerinin çifte standartlı yaklaşımının ve tutarsız, inandırıcılığını yitirmiş zihniyetinin yansıması" olarak niteledi.
Doğu Akdeniz'e ilişkin değerlendirmelerin "uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkesine bütünüyle aykırı" olduğunu belirten Dışişleri Bakanlığı, "Türkiye ile Libya arasında imzalanan Mutabakat Muhtırası'na dair ifadelerin herhangi bir hükmü bulunmamaktadır" dedi.
Öte yandan Bakanlık, raporda Türkiye'nin ekonomik gelişimi ile ilgili tespitlerini "önemli bulduklarını" belirtti.
Bakanlık, "ülkemizin bağlantısallık, tedarik ve diğer zincirlerinin dayanıklılığı ile savunma ve güvenlik alanlarındaki rolüne yapılan atıfları olumlu değerlendiriyoruz" dedi.
Ayrıca, "Gümrük Birliği'nin güncellenmesine ilişkin haklı ve meşru beklentimizi bir kez daha vurguluyoruz" ifadelerine yer verdi.
21 yıllık süreç
Türkiye'nin AB'ye katılım süreci en yavaş ilerleyen süreç olmasıyla dikkat çekiyor.
Tam üyelik için 14 Nisan 1987'de başvuru yapan Türkiye, 10 Aralık 1999'dan bu yana aday statüsüne sahip.
AB'yle tam üyelik müzakerelerine 3 Ekim 2005'te başlayan Türkiye'nin süreci 26 Haziran 2018'den bu yana fiilen durdu.
Müzakere sürecinde, açılması gereken 35 başlıktan şu ana kadar 16'sı müzakereye açıldı.
Bunlardan sadece bir tanesi geçici olarak kapatıldı.
Türkiye'nin sürecinde, 2016'dan bu yana herhangi bir başlık açılmadı.
Türkiye'yle müzakerelere aynı anda başlayan Hırvatistan 2013'te AB üyesi oldu.
Sonradan sürece dahil olan ülkelerin büyük bölümü de tünelin sonundaki ışığı görmeye başladı.
Karadağ, AB'nin 28. üyesi olmaya en yakın ülke.
Bu ülkenin Aralık 2026'da müzakereleri tamamlaması, 2027 baharında katılım antlaşmasına son halinin verilmesi, Haziran 2027'de de bu belgenin imzalanması öngörülüyor.
Karadağ'ın katılımı için öngörülen tarih ise 2028.
GALATASARAY
AMED SPORTİF FAALİYETLER
TRABZONSPOR
BEŞİKTAŞ
KASIMPAŞA
FENERBAHÇE
ARCA ÇORUM FK
KOCAELİSPOR
GÖZTEPE
İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK
ERZURUMSPOR FK
CORENDON ALANYASPOR
ÇAYKUR RİZESPOR
GENÇLERBİRLİĞİ
TÜMOSAN KONYASPOR
GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ
SAMSUNSPOR
EYÜPSPOR











Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir