(TBMM) - YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 4 Kasım 2016'da HDP'li milletvekillerinin gözaltına alınarak tutuklanmasının 10'uncu yılında yaptığı açıklamada, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve tutuklu siyasetçilerin serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Tanrıkulu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını belirterek, "Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve arkadaşları sonuçta bir siyasi kararla gözaltına alındılar ve cezaevine konuldular. Yine bir siyasi kararla haklarında hüküm verildi ve yine siyasi kararla cezaevinde tutuluyorlar" dedi.
YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Tanrıkulu, 4 Kasım 2016'da HDP'nin eş genel başkanları ve milletvekillerinin gözaltına alınarak tutuklanmasının üzerinden 10 yıl geçtiğini belirterek, milletvekillerinin haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmamasına rağmen cezaevinde tutulduğunu söyledi.
Dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin 20 Mayıs 2016 tarihli anayasa değişikliğini eleştiren Tanrıkulu, bu kararın Meclis tarihindeki "en ağır utanç sayfalarından biri" olduğunu ifade etti. Tanrıkulu, şöyle konuştu:
"Bu Meclis kendi hukukuna, Anayasa'ya sahip çıkmayarak anayasaya aykırı davranarak milletvekilliği dokunulmazlığını Anayasa'ya açıkça aykırı bir biçimde geçici bir madde ile kaldırmış ve 20 Mayıs 2016 tarihinden önce bir vesileyle dokunulmazlığın kaldırılması doğrultusunda fezlekeleri parlamentoya gelmiş milletvekillerinin dokunulmazlığını iç tüzükteki ve Anayasa'daki güvencelere aykırı bir biçimde kaldırmıştır. Bu, bu meclisin tarihi bakımından en ağır utanç sayfalarından bir tanesidir. Kendi hukukuna, kendi milletvekillerinin dokunulmazlığına sahip çıkmayan ve Anayasa'yı açıkça ihlal eden bir karara siyasi partiler ve milletvekilleri el kaldırarak imza atmışlardır. Bu utanç, ona el kaldıran milletvekillerini de siyasi partileri de takip edecektir."
O dönem milletvekili olduğunu hatırlatan Tanrıkulu, dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı çıktığını ve Genel Kurul'da hayır oyu kullandığını belirtti. Tanrıkulu, kendisiyle birlikte çok sayıda CHP'li milletvekilinin de hayır oyu verdiğini söyledi.
"DEMİRTAŞ 10 YILDIR ÇOCUKLARINDAN VE SEVDİKLERİNDEN UZAKTA"
Selahattin Demirtaş ile Diyarbakır Barosu'nda birlikte avukatlık yaptıklarını anlatan Tanrıkulu, Demirtaş'ın 10 yıldır cezaevinde tutulduğunu, bu süreçte ailesinden ve yakınlarından uzak kaldığını söyledi.
Demirtaş'ın 43 yaşında cezaevine girdiğini, bugün 53 yaşında olduğunu belirten Tanrıkulu, babasının cenazesine katılamadığını da hatırlattı. Tanrıkulu, "10 yıldır çocuklarından, sevdiklerinden uzakta ve Türkiye'nin en uzak noktasında, yani coğrafya olarak Diyarbakır'a, memleketine, ailesine en uzak noktada, Edirne Cezaevi'nde tutuluyor. Ve çok yakınlarını kaybetti, babasını kaybetti. Babasının cenazesine bile katılamadı" dedi.
Kobane Davası'nı da eleştiren Tanrıkulu, davanın Türkiye'nin hukuk tarihi bakımından "utanç yargılamalarından biri" olduğunu savundu. Davanın gerekçeli kararının yaklaşık bir yıl boyunca yazılamadığını ve tebliğ edilemediğini belirten Tanrıkulu, dosyanın istinaf mahkemesinde yaklaşık iki yıldır beklediğini söyledi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ hakkında verdiği kararlara rağmen tutukluluklarının sürdüğünü belirten Tanrıkulu, "AİHM kararları ,Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca ve Ceza Mahkemesi Usulü Yasası uyarınca da bağlayıcıdır. Mahkemelerin ve hakimlerin bu konuda takdir hakları yoktur. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve arkadaşları sonuçta bir siyasi kararla gözaltına alındılar ve cezaevine konuldular. Yine bir siyasi kararla haklarında hüküm verildi ve yine siyasi kararla cezaevinde tutuluyorlar" dedi.
Tanrıkulu, söz konusu kararların uygulanmamasının siyasi olduğunu ileri sürerek, bu süreçte verilen kararların yargının ve Meclis'in hafızasında yer alacağını ifade etti.
"SİLAHIN VE ŞİDDETİN SONA ERMESİ BÖLGEYE YATIRIM İÇİN FIRSAT"
Basın toplantısında 2027 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Tanrıkulu, Diyarbakır ve bölgeye merkezi bütçeden ayrılması gereken payın artırılması gerektiğini söyledi.
İki yıldır devam eden süreçte çatışma, silah ve şiddetin sona ermesinin önemli bir sonuç olduğunu belirten Tanrıkulu, "2 yıldır tek bir ölüm haberi, bir cenaze, bir şehit haberi gelmemektedir. Ve örgüt, yani kayıtlara geçtiği biçimiyle Türkiye'nin kara sınırları içerisinde herhangi bir örgüt üyesinin olmadığı bir noktaya gelmiştir" dedi.
Bölgede geçmişte yatırım yapılmamasının gerekçesi olarak şiddet ve terör eylemlerinin gösterildiğini kaydeden Tanrıkulu, bu gerekçenin artık ortadan kalktığını ifade etti. Tanrıkulu, 2027 yılı bütçesinin bölgeler arasındaki eşitsizliğin giderilmesi ve bölgeye yapılması gereken yatırımların hayata geçirilmesi açısından fırsat olduğunu söyledi.
Diyarbakır'ın kentsel dönüşüm sorunlarına değinen Tanrıkulu, özellikle Sur ilçesinde 2015 yılında yaşanan çatışmaların ardından altı mahalledeki tahribatın aradan geçen 10 yıla rağmen giderilemediğini belirtti. Kentsel dönüşümün yalnızca Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin bütçesiyle gerçekleştirilemeyeceğini vurgulayan Tanrıkulu, dönüşümün kentin tarihine, kimliğine ve dokusuna uygun biçimde yapılması gerektiğini söyledi.
UNESCO Dünya Miras Listesi'nde bulunan Diyarbakır surlarının onarımı için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından iki yıldır kaynak aktarılmadığını ifade eden Tanrıkulu, surların onarılması ve yerli-yabancı turistlerin ziyaretine açılması için yeterli bütçenin ayrılması çağrısında bulundu.
Tanrıkulu, Silvan Barajı'nın sulama tüneli çalışmalarına ilişkin de açıklama yapılmasını istedi. Yaklaşık 40 milyon dolar değerindeki, Türkiye'de bulunmadığı için ithal edilen özel bir tünel açma makinesinin çökme nedeniyle tünelin altında kaldığını belirten Tanrıkulu, Silvan Barajı'nın tünel bağlantısının kapalı olduğunu söyledi.
İlgili bakanlık ve genel müdürlüğün projenin son durumuna, sulama tünellerine ve su tutma sürecine ilişkin kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini ifade etti.
Diyarbakır'ın ulaşım yatırımlarından yeterince yararlanamadığını belirten Tanrıkulu, Urfa-Habur otoyolunun Viranşehir-Diyarbakır bağlantısı için 2027 yılı bütçesinden kaynak ayrılmasını istedi. Sivas'tan Malatya, Elazığ ve Diyarbakır'a uzanacak hızlı tren hattının da bütçeye alınması gerektiğini söyleyen Tanrıkulu, Diyarbakır-Mersin arasında bölgedeki ürünlerin pazarlanması ve ihracatına katkı sağlayacak bir demir yolu hattı oluşturulması çağrısında bulundu.
GALATASARAY
AMED SPORTİF FAALİYETLER
TRABZONSPOR
BEŞİKTAŞ
KASIMPAŞA
FENERBAHÇE
ARCA ÇORUM FK
KOCAELİSPOR
GÖZTEPE
İSTANBUL BAŞAKŞEHİR FK
ERZURUMSPOR FK
CORENDON ALANYASPOR
ÇAYKUR RİZESPOR
GENÇLERBİRLİĞİ
TÜMOSAN KONYASPOR
GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ
SAMSUNSPOR
EYÜPSPOR











Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir