İzlanda sandık başında: AB’ye dönüş mü?

İzlanda sandık başında: AB’ye dönüş mü?

Reykjavik yönetimini 2013’te dondurduğu bu sürece yeniden iten şey ne bir "AB sevdası" ne de aniden keşfedilen Brüksel hayranlığı… Mesele tamamen güvenlik ve jeopolitik türbülans. Washington’daki tutarsız rüzgarlar, Grönland etrafında dönen iddialar ve Arktik bölgesindeki küresel güç rekabeti, Atlantik’in bu yalnız adasına tek bir gerçeği hatırlattı. Sadece NATO şemsiyesine dayanmak artık yetmiyor. İzlandalılar, kurallara dayalı uluslararası düzenin çatırdadığı bir çağda, Brüksel’in kurumsal ve ekonomik limanına sığınmanın maliyetini yeniden hesaplıyor.

Brüksel’deki Berlaymont Binası’nın koridorlarında geçirdiğim yıllar bana bir şey öğrettiyse, o da AB'nin kaderini bazen devasa üye ülkelerin değil, haritanın kenarında unutulmuş gibi duran küçücük aktörlerin belirlediğidir. Bir dönem 'kaprisli de olsa'  kıbrıs 'ın AB'nin kaderiyle oynadığı gibi...

Şu sıralar tam da Böyle bir kırılma anına tanıklık ediyoruz.

İzlanda yarın (29 Ağustos 2026) o kritik kararla rafa kaldırdığı AB müzakere masasına dönüp dönmemeyi oylayacak. Bu oylama sadece kendi geleceğini değil, Kuzey Kutbu’ndan Oslo’ya, hatta Brüksel’in genişleme mimarisine kadar uzanan koca bir jeopolitik domino taşını deviriyor.

Neden şimdi?

Reykjavik yönetimini 2013’te dondurduğu bu sürece yeniden iten şey ne bir "AB sevdası" ne de aniden keşfedilen Brüksel hayranlığı… Mesele tamamen güvenlik ve jeopolitik türbülans. Washington’daki tutarsız rüzgarlar, Grönland etrafında dönen iddialar ve Arktik bölgesindeki küresel güç rekabeti, Atlantik’in bu yalnız adasına tek bir gerçeği hatırlattı. Sadece NATO şemsiyesine dayanmak artık yetmiyor. İzlandalılar, kurallara dayalı uluslararası düzenin çatırdadığı bir çağda, Brüksel’in kurumsal ve ekonomik limanına sığınmanın maliyetini yeniden hesaplıyor.

Oslo’nun uykusunu kaçıran kabus

İşte tam bu noktada gözümüzü Kuzey’in diğer devine, Norveç’e çevirmemiz gerekiyor. İzlanda’nın "Müzakerelere devam" deme ihtimali bile Oslo’da siyasi bir deprem yaratmaya yetti.

Norveç ile İzlanda, EFTA ve Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) üzerinden Brüksel’in "içeride ama dışarıda" duran ikiz kardeşleri gibidir. Yasal mevzuatın neredeyse yüzde 75’ini Brüksel’den ithal ederler ama karar masasında oy hakları yoktur. Yıllardır bu hibrit durum sürdürülebilir bir denge gibi görünüyordu. Ancak İzlanda masaya tam üye olarak oturup oy hakkı elde ederse, Norveç koca coğrafyada "AEA kural alıcısı" olarak yapayalnız kalacak.

İzlandalı bir AB üyesi, Oslo’nun "Biz zaten AEA ile hallediyoruz" anlatısını kökünden yok edecek. Dolayısıyla Norveç kamuoyunda dondurulmuş olan "AB’ye girelim mi?" tartışması, İzlanda’nın olası hamlesiyle patlamaya hazır bir dinamite dönüşebilir.  

İzlandalı ve İzlandasız AB

Resme Brüksel’in gözünden baktığımızda tablo daha da çarpıcı.

-İzlandasız bir AB; Arktik stratejisinde sürekli bir bacağı aksayan, balıkçılık kotaları ve Kuzey Genişlemesi konusunda sürekli özel statülerle (AEA) pazarlık etmek zorunda kalan, kural koyduğu ama egemenlik alanını Kuzey Kutbu’nun kalbine tam yansıtamayan bir yapı demek.

-İzlandalı bir AB ise; Birlik’e sadece coğrafi bir derinlik katmıyor. Zaten müstesna bir demokrasiye, yüksek ekonomik standartlara ve Schengen entegrasyonuna sahip bir ülkeyi bünyesine katarak "Genişleme süreci sadece Batı Balkanlar’ın bitmek bilmeyen sorunlarından ibaret değildir" mesajını veriyor. Balıkçılık kotaları ve egemenlik başlıklarında zorlu pazarlıklar yürüyecek olsa da, İzlanda’nın masadaki varlığı AB’nin Arktik’teki jeopolitik ağırlığını tek gecede katlayacak.

Genişleme ikilemi ve çevre ülkeler

Kuzey’deki bu kıpırdanma, Birliğin doğu çeperinde de ince bir rahatsızlık yaratıyor. Yıllardır Kopenhag kriterlerini karşılamak için çırpınan Karadağ’dan Karadeniz kıyısındaki Ukrayna ve Moldova’ya, hatta artık demokrasisini adeta rafa kaldırarak AB konusunu "önceliği görmeyen" Türkiye’ye kadar pek çok ülke, "Zengin Kuzeyli" adayların ışık hızıyla AB’ye girme ihtimalini yakından izliyor. Zira müstesna bir altyapıya sahip İzlanda’nın uyum süreci, diğer adayların onlarca yıla yayılan sancılı yollarıyla kıyaslanamaz bile.

Ancak madalyonun diğer yüzünde, İngiltere sonrası dönemde kan kaybeden ve meşruiyet arayan Brüksel için İzlanda, "AB halen çekim merkezi" dedirtecek en prestijli vitrin. Aynı zamanda Brexit ile AB'den ayrılan ve bunun hala sancısını çeken İngiltere'ye de önemli bir mesaj.  

Kuzeyin soğuk suları ısınıyor

Ağustos sonundaki bu oy sandığı, sadece 380 bin nüfuslu bir ada ülkesinin oylaması değil. Bu oylama; Kuzey Kutbu’ndaki güç dengelerinin, Norveç'in stratejik yalnızlığının ve Brüksel’in jeopolitik iddialarının yeniden tanımlanacağı bir dönüm noktası.

Kuzeyin soğuk suları ısınıyor. Ve Brüksel’i uzun yıllardır izleyen biri olarak söyleyebilirim ki AB, tarihinin en sessiz ama en derin jeopolitik virajlarından birine girmek üzere…